
Önerilen proje, bilinen tüm standartlara ve FMV tarafından verilen programa uymasına (hatta zaman zaman aşmasına) karşın son derece esnek ve akışkan işlevsel ve mekansal bir organizasyona sahip. Kompakt ve az katlı yapısı ile de üretim - işletim aşamalarında ekonomik, güvenli ve esnek.
Yapılar, eğitimin genellikle üç katta (sadece okul öncesi eğitimde iki katta) sürdürülebileceği biçimde düzenlendi.
Böylece insan ölçeğinde bir yapılanma oluşturularak yükseklik açısından mevcut ağaç dokusunu ve restore edilen tarihi binayı ezmeyen bir tasarım ortaya kondu. Yapılar, hiçbir yerde mevcut köşkün kotunu aşmıyor. Bu saygılı yaklaşım, Koruma Kurulları’ndan onay alma aşamasında da önem kazandı.
Farklı etaplarda inşa edilebilecek biçimde bloklar olarak ayrılan ve yapım esnekliğini gözeterek eklemlenen birimler bir ana omurga sokak üzerinde, doğal dokunun (ve artık İstanbul’da benzeri çok az kalmış olan bu bahçenin) çeperinde yer alıyor.
Yapılar gurubu, arsanın dışını çevreleyerek, özgün bir mekan duyumu, çevresel etkilerden korunmuş bir mikroklima duyumu; bir “iç” yaratıyor.
Omurga aynı zamanda her kategoriden (ulaşım, altyapı, enerji, data) bir “network”ü (şebeke) taşıyor.
Dersliklerin iç mekana bakan duvarları, kısmen saydam, sökülebilir, hafif dolap sistemlerinden oluşturuldu. Bu yapı, ileride gerekebilecek farklı kullanımlar için bir iç esneklik de sağlıyor. Dolap sistemi, küçük yaşlarda derslik içinden; büyük yaşlarda ise hollerden kullanılacak. Dolap sistemi, gerekli yerlerde lavabo ve yangın dolabını ve sergileme - iletişim panolarını da içeriyor.
Okul bloklarında, kantinleri de içeren büyük ve ışıklı holler, o yaş gurubunun gerekirse velileriyle de toplanabileceği birer sosyal mekan. İki bloğu ayıran orta bahçe tüm okulun tören, şölen gibi işlevler için açık havada toplanabileceği bir alan. Verili hali ile bu çok güzel bahçe, değişik yaş gurupları için yeterli özelleştirilmiş “kaçış” alanının da düzenlenmesine olanak tanıyor. Bu alanda, spor sahasından çok farklı yaş gurupları için ayrılmış gezme, buluşma ve oyun alanları önerildi. İleride, tarihi köşk de odak olarak sisteme katılınca bu orta alan, tüm yapılar tarafından kavranışı bakımından da okul toplumu için kimlik oluşturucu, birleştirici önemli bir simgesel göstergeye dönüşecek.
Daha basite indirgenmiş olarak bu model şöyle tanımlanabilir; dersliklerden oluşan öğretim blokları “evsel - özel” ise, sanat – spor – salon – multimedia – yemek - sosyal alanlarından oluşan mekanlar ile bunları birleştiren dolaşım alanları “kentsel - kamusal” alanlar.
İç “sokak” üzerinde yer alan, dışa açık sosyal - sportif “merkez”, yıl içinde geç saaatlere kadar ve yazın okul kapalı iken de kullanılabiliyor. Örneğin, geceleri veya yaz aylarında ortak kullanım mekanları, klasik eğitim zonuna girilmeden, spor, yüzme, toplantı gibi işlevler için hem öğrencilere hem de bölge halkına hizmet veriyor. Bu dönemde standart derslik alanları kapalı kalacak. Bu sistem bir işletme ekonomisi sağlayacak. Bu düzenleme, kısmen dışa açılabilir yapısı ile okul çevresi ile de anlamlı bir katılım ilişkisi (community center) kurabiliyor.
Okulun açılması ile tüm ortak kullanım alanları çevre tarafından büyük bir yoğunlukla kullanılmaya başlandı.
Okulda öğrenciyi ezen, küçümseyen her türden hiyerarşik kurgudan kaçınıldı. Tek bir “ana giriş”, tek “tören alanı” yok. Bu işlevler her yaş gurubu ve her işlev için farklı biçim ve boyutlarda gerçekleştirildi. Okul girişlerinde öğrencileri, TV monitorleri, rahat lobiler karşılıyor. Kantinler, birer “café” gibi düzenlendi.
Özellikle “Atatürk köşeleri” klasik anlayış ötesinde ele alındı, gerçek boyunda Atatürk görüntüleri, büyük boyutlu aynalara “one way vision” tekniği uygulanarak, canlı bir Atatürk görüntüsü öğrenci ile mekan içinde bütünleştirildi.
Büyük duvar düzlemlerinde “emreden” sloganvari ifadeler yerine “çocuk hakları bildirgesi”, spor ve oyun konularının grafik soyutlamalarından oluşan duvar panoları, öğrencinin sürekli dönüştürebileceği iletişim panoları (pinboard) kullanıldı.
Genel mimari dil ve malzeme kullanımında yine çağdaş eğitim bilimi ve pedagojinin önermelerine uygun olarak aşırı renk ve biçim kullanımından, kurmaca motiflerden kaçınılarak duru, çağdaş, saydam bir mimari dil yeğlendi.
Zamana (sözcüğün her iki anlamında da) dayanabilecek malzemeler seçildi.
Tüm mekanlar FMV eğitim kadrolarının öngördüğü senaryolar çerçevesinde öğrenciler tarafından yaşanıyor, tüketiliyor, yeniden üretiliyor ve özellikle öğrencilerden son derece duyarlı ve olumlu tepkiler alıyor.
Feyziye Mektepleri Vakfı Erenköy Kampüsü
YorumlarYorum Sayısı: Henüz hiç yorum yapılmamış
Bütün yorumları forumda okuyun!
Bütün yorumları forumda okuyun!
Bütün yorumları forumda okuyun!
Bütün yorumları forumda okuyun!





