İşveren: Høpfner, Danimarka Yağ Şirketi, Frederikslund Mağazası
Toplam Alan: 62.000 m2
Toplam Konut Sayısı: 505 adet
Maliyet: 73 milyon Euro
Projenin BitişTarihi: 2009
Proje Künyesi

Sorumlu Ortak: Bjarke Ingels
Proje Yöneticisi: Ole Elkjær-Larsen
Proje Şefi: Thomas Christoffersen
Proje Yöneticisi: Rune Hansen
Proje Ekibi:
Henrik Lund
Agustin Perez Torres
Annette Jensen
Carolien Schippers
Caroline Vogelius Wiener
Claus Tversted
David Duffus
Dennis Rasmussen
Finn Nørkjær
Hans Larsen
Jan Magasanik
Jakob Lange
Jakob Monefeldt
Jeppe Marling Kiib
Joost Van Nes
Kasia Brzusnian
Kasper Brøndum Larsen
Louise Hebøll
Maria Sole Bravo
Ole Nannberg
Pablo Labra
Pernille Uglvig Jessen
Peter Rieff
Peter Voigt Albertsen
Rasmus Kragh Bjerregaard
Richard Howis
Søren Lambertsen
Eduardo Perez
Ole Schrøder
Ondrej Tichy
Sara Sosio
Karsten Hammer Hansen
Christer Nesvik
Søren Peter Kristensen
Ortaklar:
Moe & Brodsgaard
KLAR
Bütün yorumları forumda okuyun!29 Ocak 2011, 19:55Yazan: hero49Öyle iki tane süslü sözle uluslararası kabul görmüş bir projeyi yerden yere vurmak mimarlık değil, ezilmişlik duygusudur.Bu da böyle biline.
29 Ocak 2011, 19:53Yazan: hero49Merak ediyorum bu projeyi bu kadar berbat bulanların yaptığı projeler neler.Avrupa o kadar da uzak değil kendine güvenen varsa gitsin Avrupada mimarlık yapsın.Görelim.
5 Ağustos 2010, 12:03Yazan: gizemarchKonut tasarımı, aslında metrekare olarak küçük birimler olsa da çok ciddi bir tasarım konusu, diğer bütün yapılar gibi. Yeni şeyler denerken alınan sorumluluklar çok fazla. Çok iyi ve dikkatlice tahlil edilmek zorunda. İnsan olmak nedir, neye ihtiyaçları vardır, gerçek saf, iç psikolojisi nelere ihtiyaç duyar... (devamı)
16 Temmuz 2010, 18:15Yazan: RedRapsodyRica ederim. Ben doğru noktaya dikkat çektiğiniz için teşekkür ederim. Bağlam ve konsept arasındaki ilişki de projenin gücünü belirliyor. Bizim tasarım yaklaşımlarımızda bu eksik kalıyor. Bağlam ile konsept arasındaki ilişki zayıf kalıyor çoğu durumda. Bu iki kavramı özenle kurgulamış projeler elle sayılabiliyor... (devamı)
16 Temmuz 2010, 09:51Yazan: Onur EroğuzSayın Eroğuz , yazınızın pekçok bölümüne katılsam da 'konsept' tanımlamanızı yetersiz buldum.Konsept kelimesinden önce 'mimari projede' ilk düşünmemiz gereken 'bağlam' konusu bence. Bu proje için ise 'bağlam' konsept konusunda daha güçlü kalıyor. Daha doğrusu konsepti projenin bağlamı oluşturuyor... (devamı)
15 Temmuz 2010, 16:22Yazan: RedRapsodySayın Eroğuz , yazınızın pekçok bölümüne katılsam da 'konsept' tanımlamanızı yetersiz buldum.Konsept kelimesinden önce 'mimari projede' ilk düşünmemiz gereken 'bağlam' konusu bence. Bu proje için ise 'bağlam' konsept konusunda daha güçlü kalıyor. Daha doğrusu konsepti projenin bağlamı oluşturuyor... (devamı)
15 Temmuz 2010, 14:26Yazan: Onur Eroğuz...Dicle Kenarında ki uçuruma yerleşen o zaman ki halk, düşman korkusundan korunma için böyle bir yerleşimi tercih etmişlerdir, tarih de bunların çok örnekleri var. Ancak burada kimden korunma içgüdüsü ile böyle bir yerleşim yapılmış... Haklısınız ama önceki iletimde değinmeye çalıştığı da tam olarak buydu... (devamı)
15 Temmuz 2010, 11:35Yazan: Faruk Özgökçe8 house'da belki de emsal değerini aştığı için o katlardan vazgeçildi. projenin ilk halinde düz gelirken belediyeden geçmediği için o katlardan vazgeçmiştir Bjarke Ingels.:d Toprakdan gelip toprağa giden döngüde insanoğlu toprağa özlem çekmeli ki vuslatın değerini anlasın...!
15 Temmuz 2010, 08:46Yazan: RedRapsodyEn yeşil yerler mezarlıklarımız değil mi:). Betonların içerisinde yaşayıp , yeşillerin içerisinde ölmek. Bu betonlaşmanın hesabı sorulmalı. İnsanlar neye para verdiklerini sorgulamalı. Düşünüyorum, 8 de vaz geçilen katlardan bizim müteahitimiz vazgeçermiydi?
15 Temmuz 2010, 08:46Yazan: RedRapsody......
Bütün yorumları forumda okuyun!





