Geçen yıl kalbine yenik düşerek 68 yaşında hayata veda eden Türk mizahının büyük ustası Oğuz Aral'ı karikatürist çocukları unutmadı. Usta sanatçıyı ölüm yıldönümünde her yıl farklı bir etkinlikle anmayı planlayan Penguen Dergisi, ilk etkinlik olarak Aral'ın 2 metre boyundaki heykelini yaptırdı.
Penguen Dergisi çizerlerinden karikatürist Metin Üstündağ, 'Heykeli dikilecek adamın, heykelini dikeceğiz. Oğuz Aral'ın elinden Gırgır Dergisi alındıktan sonra adeta hayata küstü. Penguen Dergisi ilk çıktığında bizi evine davet etti. Gittik, öğütler verdi. Penguen'i Gırgır'ın torunu gibi görüyordu. O dönemde çok yakınlaştık. Gırgır döneminde daha sertti, aksiydi. Ama Penguen çıktığında bize daha babacan yaklaştı. Ani ölümü üzerine 'ustamız için bir şey yapmamız lazım' diye düşündük' dedi.
Penguen'de çalışan herkesin heykele bir katkısı olduğunu belirten Üstündağ, 'Heykel zaten karikatür bir heykel. Yapılırken arada bir gidip baktık, fikirlerimizi söyledik' diye konuştu. Heykeli tasarlayan ve Şekil Atölyesi ile birlikte şekil veren Penguen Dergisi çizerlerinden Bahadır Baruter ise, 'Oğuz Aral ustamızdı. Biz karikatüristler mesleğimizi ondan öğrendik. Hepimiz, ustamıza olan gönül borcumuzu yerine getirmek istedik' dedi.
'Bir makas alırsınız'
Penguen çalışanları ise ustaları için şunları söylüyor:'Bin yıl yaşayacağını sandığımız biricik 'Ovuz Abi'miz artık yoktu. 'Oğuz Abi için ne yapabiliriz' düşüncesi vardı. Onun için ilk olarak kopkocaman, sepsevimli bir Oğuz Aral heykeli yapmaya karar verdik... Biz, her başımız sıkıştığında varlığını yanıbaşımızda hissettiğimiz ustamızı, bu heykelle bir nevi Cihangir Parkı'na hava almaya çıkardık. Siz de oralardan geçerken, sevgili Oğuz Aral'ın yanına uğrayıp yanağından bir makas alırsınız artık. Boyunuz yeterse tabi. Unutmayın o huysuz, aksi, inatçı ve çok çalışkan adamın içinde kar gibi bir umut ve sevgi saklıydı.'Oğuz Aral Heykeli, usta mizahçının ölüm yıldönümü olan 26 Temmuz Salı günü saat 19.00'da Cihangir Parkı'na dikilecek.
Davetiyeye Yansıyanlar
'Tanrı çocukları, sarhoşları ve mizahçıları korur' diyen usta karikatüristin kaleminden davetiyeye şu görüşler aktarılıyor: 'Istırap ve acı çekmek, bir içe kapanma, bir konsantrasyon durumudur. O konsantrasyon durumunu bozacak bir ufak ateşleme durumunda mizah devreye giriyor ve ağlanacak durumuna gülüyor insan. En zor durumdaki tepkileri bile mizahçıya yakışır biçimde oluyor. Mizahın en büyük üstünlüğü, insanı güldürerek gerçeğe çağırmasıdır.'
Aral'ın kızı Elgin Riker, babasını, 'Babam çocuklarını koruyan kollayan, biraz Osmanlı bir babaydı. İşten gelince hemen karşısına çıkmazdık. Önce buharını atar, sonra yavrularıyla oynardı. Gözleriyle severdi. Evde isyana hep izin vardı' sözleriyle anlatıyor.
Karikatürist Bahadır Baruter, 'Söylentiye göre uzun bacaklı, uzun burunlu, uzun bıyıklı bir 'Komik Prensi'nin çocuklarıyız. Kimimiz peri kanadı kullanmayı, yalancıktan gülmeyi, kimimiz karanlıkta parlamayı iyi biliriz...' diyor.





