Sanat

Bir fotoğrafın tarihi

Tarih: 5 Kasım 2008 Kaynak: Radikal Yazan: Ahu Antmen
Kübalı fotoğrafçı Alberto Korda’nın (1928-2001) ilginç bir öyküsü var: Kapı kapı dolaşıp daktilo satarken bir fotoğrafçıyla tanışması hayatını değiştirmiş. Satış elemanlığını bırakmış, fotoğrafa yönelmiş. 1950’li yıllar boyunca moda fotoğrafçılığı yapmış. 1959’da Küba’da yılın haber fotoğrafçısı seçilmiş. Sonraki on yıl içinde Castro’nun özel fotoğrafçısı olmuş. Adını ölümsüzler listesine yazdıracak fotoğrafı da işte o dönemde çekmiş: 1960 yılının baharında, şaibeli bir patlama sonucu ölen 80 Kübalının Havana’daki cenazesinde. Ernesto Che Guevara birkaç dakika görünüp kaybolmuş, Korda da fotoğrafı o sırada çekmiş. O efsanevi Che portresinin, Korda’nın deyimiyle Che’nin “öfkeli ve kederli” bir anını yakalayan o fotoğrafın anısı kısaca böyle. Sonrasını biliyorsunuz: O fotoğrafın dolaşmadığı yer, dolaşmadığı zaman var mı? 1960’lı yıllardan beri uğramadığı gençlik, dünyanın herhangi bir köşesinde?

Santralistanbul’da şu sıralar devam eden ‘Korda’nın Objektifinden Che: Bir Portrenin Devrimle Başlayıp İkonla Biten Öyküsü’, serginin adından da anlaşılabileceği gibi günümüzde ikonik bir statü kazanmış olan o ünlü Che portresinin 1960’ta Korda’nın deklanşöre bastığı andan itibaren gelişen tarihini anlatıyor. Ama bu tarih Korda’nın çektiği bir fotoğrafın tarihi değil yalnızca: 1960’larda bir yandan yeni konular ve yeni tekniklerle popüler kültürün, öte yandan gençlik kültürünün yükselişinin de tarihi. Che Guevara’nın 1970’lere uzanan süreçte muhalif gençlik ruhunun başlıca simgesi olan afişlerde en sık rastlanan yüzlerden biri haline gelmesinin bir dizi rastlantıya dayanıyor olması ise, o tarihe daha da müthiş bir heyecan katıyor! Çekildikten sonra yıllarca Korda’nın panosunda öylece duran o fotoğrafın tarihsel seyrini merak edenler için kaçırılmaz bir fırsat sunan sergi, Che imgesinin küreselliğini vurgulayarak, birbirinin dilinden, kültüründen anlamayanların yine de belli göstergeler üzerinden konuşabildiğini ima ediyor. Kapitalist sömürü düzenine karşı duruşu simgeleyen Che imgesinin aklınıza gelebilecek her türlü nesne üzerinden (örneğin Magnum dondurmalarının vişneli ‘Cherry Guevara’ları gibi!..) ticarileşmesi ise, elbette ki serginin ana teması. Küratör Trisha Ziff, bir süre önce Londra’daki Victoria&Albert Müzesi’nde de büyük bir ilgiyle izlenen sergisinde, esas olarak Che imgesinin ticari çarklar içindeki dönüşüm sürecine ve biçimlerine bakıyor. Sergide Che imgesinden üretilmiş türlü türlü nesnelerin yanı sıra bu imgeyi üzerine giyen, boyatan, kazıtan çok farklı insanların fotoğraflarını göreceksiniz; din, dil, ırk bir yana, Che imgesi söz konusu olduğunda günümüzde sınıf farkının pek fark etmediğini de.

Korda’nın umutsuz çabası
Bugünkü büyük ‘Che endüstrisi’ne önce Kübalı Korda’nın karşı durmaya çalışmış olmasının ise adeta şiirsel bir boyutu var: Küba’da zaten telif hakkı diye bir şey yok, onlar ‘copyleft’çi! Ama Avrupa’da yıllarca başkaları tarafından çoğaltılan ve satılan bu imge için tek kuruş para alamadığı gibi çoğu zaman adı da zikredilmeyen bir adam Korda. Fotoğrafını Smirnoff Vodka reklamlarında gördüğünde ise anlaşılan canına tak etmiş, dava açmış. Smirnoff’tan aldığı 50 bin doları, Che’nin de muhtemelen öyle yapacağını varsayarak, Küba’da sağlık araştırmalarına bağışlamış. Che imgesinin ‘devrimci amaçlar’ uğruna çoğaltılmasına hiçbir zaman karşı çıkmamasına karşın, o imgeyle bağdaşmayan kullanımlarına karşı durmaya çalışmış. Korda’nın ölümünden sonra fotoğrafın haklarını Amerikalı bir tişört firmasına satan ailesi ise, tişörtlerin yapımında düşük ücretli Güney Amerikalı işçilerin çalıştırılması nedeniyle suçlamaların hedefi olmuş. Che imgesinin ticari bir boyut kazanması konusunda Korda’nın kızı Diana DÌaz, “Evet biliyorum, bugün bazı gençler Che’nin kim olduğunu bilmeden tişörtlerini alıyorlar. Che’nin vizyonuyla özdeşleştikleri için değil, moda olduğu için, o suratı gördüklerinde ‘asi’ bir figür gördükleri için alıyorlar. Yine de aralarında birkaçı, ‘kimdi bu Che?’ diye soracaktırÖ” diyor. Söz konusu tişörtler için, Che imgesinin resmi olarak pazarlandığı siteye girebilirsiniz: thechestore.com. Açılış sayfasında insanı karşılayan ‘Bütün devrimci ihtiyaçlarınız için!’ cümlesi, ironik bir kapitalizm şakası gibi. Bereler, anoraklar, çakmaklar, bardaklar, anahtarlıklar, kemer tokaları ve bir sürü başka eşyaÖ devrim yapmak için daha ne gerek?!

‘Korda’nın Objektifinden Che: Bir Portrenin Devrimle Başlayıp İkonla Biten Öyküsü’, 4 Ocak 2009 tarihine kadar Santralistanbul’da.
Sanat
Takvim
<<Eylül 2019>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
            1
2 3 4 5 6 7 8
9 10 11 12 13 14 15
16 17 18 19 20 21 22
23 24 25 26 27 28 29
30            
Sanat Haberleri Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.