Sanat

‘Çağdaş sanat’ın İstanbul gezileri

Tarih: 12 Kasım 2008 Kaynak: Radikal Yazan: Ahu Antmen
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti projelerinin ‘görsel sanatlar’ alanındaki ilk ayağı, Kartal’da ‘İsim-Şehir’ başlıklı bir sergiyle açıldı. ‘Neden Kartal?’ diye soracak olursanız, devamı gelecek bir sergi dizisi olarak tasarlanan projenin adının, ‘Taşınabilir Sanat’ olduğunu söyleyelim: Çağdaş Türk sanatını yıllar yılı Türkiye dışına taşımak/tanıtmak için yoğun bir çaba harcayan küratör Beral Madra, 2010’un Görsel Sanatlar Yönetmeni olarak çağdaş sanatı bu kez İstanbullulara tanıtmayı amaçlıyor. Bu kapsamda, farklı kişilerin/grupların/kurumların oluşturduğu ‘20 çağdaş sanat paketi’nin 2010 yılına kadar İstanbul’un 39 ilçesindeki kültür merkezlerini ziyaret etmesi hedefleniyor. Yani ‘merkez’ taşraya gidecek, kendi ‘habitus’un da ayrılıp merkezdeki sergileri görmeyen, çağdaş sanattan anlamayan ‘İstanbullulara’ bir tür çağdaş sanat eğitimi verilecek. Bu açıdan bakıldığında, ‘Taşınabilir Sanat’ projesi günümüze uyarlanmış bir ‘Yurt Gezileri’ programını andırmakla kalmıyor, İstanbul’da kentleşme sorununun özünde bir kentlileşme sorunu olduğuna işaret etmiş oluyor.

‘Taşınabilir Sanat’ın kentle ilgili bir proje ve sergi olarak ilk durağı olan Kartal’a dikkat çekmesi ise, özellikle önemli: Kartal, biliyorsunuz, önümüzdeki yıllarda, ‘Kartalite’ gibi sakil bir isimle hayata geçirilen kentsel yenileşme projesi kapsamında Zaha Hadid’in sihirli değneğiyle bir tür sanayi mahallesi olmaktan çıkarılıp, ‘alışveriş ve eğlence merkezi’ olacak. 2010’a doğru, zaten İstanbul’un geneli pek çok kentsel yenileşmeye, dönüşüme gebe, kent son yıllarda tam bir şantiyeye dönüştü, dev boyutlu bir lego oynanıyormuş hissi uyandırmaya başladı.

‘Taşınabilir Sanat’ kapsamında Derya Yücel’in küratörlüğünü üstlendiği ‘İsim-Şehir’ sergisinde İstanbul’un zevksiz bir gösterişle büyümesini, güzelleştirmek adına çirkinleştirilmesini etkili biçimde ifade edebilen iki iş var: Birisi İrfan Önürmen’in konut, uydukent, rezidans, villa reklamlarından kolajlayarak yaptığı ‘Yeni İstanbul Manzarası 1’, diğeri Yeşim Ağaoğlu’nun devasa birer şantiyeye dönen şehirleri konu aldığı kartondan ‘İnşaat’ı. Her ikisinin de malzeme olarak kâğıt, karton kullanmış olması anlamlı: Hani sanki kent dediğin, beğenmediğin bir yeri varsa buruşturup atabileceğin, yerine çabucak yeni, ‘kârlı’ bir şeyler koyabileceğin bir yer, bir ‘alışveriş ve eğlence merkezi.’ Önürmen’in kullandığı üst üste yapıştırılmış gazete kupürleri, bu kentte ne kadar belleksiz, bu kenti ne kadar sahiplenmeden onu dışardan okuyan turistler gibi yaşadığımızı düşündürüyor, Ağaoğlu’nun küçücük, alçakgönüllü işi büyük ‘gökdelen sanatı’yla tatlı tatlı dalga geçiyor.

Sergide Ahmet Elhan’ın yalnız İstanbul’u, Nermin Er’in Osmanlı kâğıt oyma geleneğini günümüze taşıyan İstanbul manzarası, Ragıp Basmazölmez’in kentsel yabancılaşma ve varoluşla ilgili fotoğrafları da görmeye değer. Genel olarak bir ‘çağdaş sanat çıkarması’ olacak kadar dikkat çekici bir sergi mi ‘İsim-Şehir’ açıkçası değil; ama her işin ayrıntılı açıklamalarına varacak kadar özenle hazırlanmış bir sergi orası kesin. Sergiyle eşzamanlı olarak her gün saat 17.30’da başlayan Videoist 2010 programı kapsamında görebileceğiniz videolar arasında da hem İstanbul hem Türkiye yansımaları var; hepsini bir arada seyredebilmek, son yıllardaki video üretimine ilişkin önemli ipuçları verecektir.

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti projeleri kapsamında atılmış her adım, yaşadığımız kentin başrollerine gelmiş kişilerin, nasıl bir kent tahayyülüyle hareket ettiklerini göstermeye başlıyor... Büyük paralar harcayarak geçici etkinliklere mi ağırlık verilecek, yoksa İstanbul ve İstanbullular açısından geleceği/kalıcılığı olan projeler mi hayata geçirilecek? Tüm iyi niyetlere karşın, dünyamıza egemen olmuş gösteri kültürünün pompaladığı bir etkinlik silsilesinden öteye geçilebilecek mi, yoksa özellikle politikacılar açısından uluslararası anlamda imaj parlatacak bir gösteriye mi dönüşecek? Bunlar Avrupa Kültür Başkenti olmuş her kentin tartıştığı, başroldekilere yönelttiği temel sorular... Bu açıdan bakıldığında ‘Taşınabilir Sanat’ kapsamında İstanbul’u dolaşan çağdaş sanat paketleri iyi, hoş da Türkiye’de çağdaş sanatın tarihsel belleğini oluşturan müzemiz ne durumda? 2010’da İstanbul Resim Heykel Müzesi, restore edilmiş olarak ziyarete açılacak mı? Eğitim şartsa, müze de şart.
Sanat
Takvim
<<Eylül 2019>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
            1
2 3 4 5 6 7 8
9 10 11 12 13 14 15
16 17 18 19 20 21 22
23 24 25 26 27 28 29
30            
Sanat Haberleri Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.