reklam

28 Eylül 2002 Cumartesi
Ana Sayfa
>
Haberler

Amasya dünya şehri olma yolunda

Çok değil altı yıl öncesinde Amasya yok olmak üzereydi. Tarihi kent merkezinde, Yeşilırmak kıyısında inci gibi parlayan eski konaklar çökmeye başlamış; medreseler, camiler, hamamlar, arastalar harabeye dönmüştü.

 

'Amasya elmasıyım yemişlerin hasıyım' tekerlemesiyle hafızalarımıza kazınan meşhur misket elması da yerini birer ikişer golden elmasına bırakmaya başlamıştı. Şehrin ortasında binlerce yıldır zümrüt renginde akıp giden Yeşilırmak bile küsmüş, renk değiştirmişti. Ama Amasya'nın başına gökten üç elma düştü: Valilik, belediye ve vakıf. Ve bakın neler oldu?

Aslında olan biteni mucize diye tanımlamak yanlış.Çünkü, bugünkü değişimin gerisinde yediden yetmişe tüm Amasyalıların emeği var.

Yıllarca gözlerinin önünde kaybolup giden tarihleri karşısında Amasyalılar ‘‘devletimiz müdahele etsin, büyüklerimiz halletsin’’ diye kayıtsız kalmıştı. Ama ne devlet müdahele etmiş, ne de büyüklerimiz kılını kıpırdatmıştı. Sonunda 1996'nın baharında bir gün Madenüs Köprüsü'nün yanındaki kentin en kıymetli yalılarından biri sahibi tarafından yerle bir edilip yerine beton bir apartman dikilince bardak taştı.

İlk adımı binanın sahibi hakkında suç duyurusunda bulunan mimar Ali Kamil Yalçın attı. Tarihi evlerin korunması için yıllardır dil döken Yalçın bir de kampanya başlattı. Yalı Boyu evlerinin kendi eliyle çizdiği büyük boy bir örneğini köprünün üstüne astı, altına renkli kalemler koydu ve ‘‘Böyle bir beton canavar mı istiyorsunuz, yoksa uygarlığın, zarafetin ve estetiğin hakim olduğu eski Amasya evlerini mi? Yukarıda gördüğünüz ev silüetlerini istediğiniz renge boyayarak nasıl bir Amasya istediğinizi gösterin’’ diye bir çağrı yaptı. Yüzlerce Amasyalı evleri rengarenk boyayarak bu sessiz eyleme katıldı. Gazeteci Savaş Tutak, mimar Yalçın'ın itirazını tüm ülkeye duyurdu.

Vali öncülük etti
Amasya'nın makus talihini yenecek vali Kemal Nehrozoğlu şehre tam da o günlerde tayin oldu. Halen Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri olan Nehrozoğlu, yetkileri harekete geçirdi ve binayı mühürletti. Amasyalıların mücadelesini duyan Çekül Vakfı Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen, İstanbul Mimarlar Odası Başkanı Oktay Ekinci, Galata Grubu mensubu mimarlar kente gelip destek verdi.

Tokyo Üniversitesi Mimarlık Fakültesi ve İTÜ'den bir grup mimar bir yıl boyunca Amasya'da kalıp Yalı Boyu'nun projesini çıkardı. Vali Nehrozoğlu, dağınık çalışan gönüllüleri de bir çatı altında topladı. Aralarında Vali, Belediye Başkanı gibi resmi kurumların, Ahmet İyimaya, Savaş Tutak, Hasan Varış, Ali Kamil Yalçın, Yusuf Ziya Subaşı, Cumhur Özlü, İhsan Maden, Doğan Köse, Yılmaz Seven gibi isimlerin yer aldığı Amasya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma ve Eğitim Vakfı (AKTAV) böylece kurulmuş oldu. Yıkılmaya yüz tutmuş medreseler, camiler, konaklar restore edildi.

1999'da görevini tamamlayarak ayrılan Vali Nehrozoğlu'nun yerine Hüseyin Poroy atandı. Poroy, göreve başladığı ilk gün Vakıf yönetimini toplayarak tavrını açıkladı; ‘‘Devlette ve hizmette devamlılık esastır, kaldığımız yerden devam ediyoruz.’’ Bu sırada yerel seçimler yapılmış MHP'li Hüseyin Baş Belediye Başkanı olmuştu. Onun ilk sözü de ‘‘Ben bütün Amasyalıların başkanıyım ve Amasya Projesi'nin sıradan bir neferiyim’’ oldu.

Ay tutulması turizmi
AKTAV üyeleri neredeyse gün aşırı toplanıp yeni projeler yapmaya başladı. 11 Ağustos 1999'da geçen yüzyılın son güneş tutulması yaşanacaktı. Amasya güneş tutulmasının en iyi izlendiği yerlerin başında geliyordu. Bu yüzden değişik ülkelerden yüzlerce bilim adamı Amasya'da rezervasyon yaptırmaya başladı. San Francisco'daki ünlü ‘‘Exploratorium Müzesi’’nden 11 kişilik uzman ekip de Amasya'ya gelecek ve güneş tutulmasını uydu aracılığıyla bütün dünyaya naklen yayınlayacaktı. Dünyanın belli başlı ajansları ve tv kanalları da o gün Amasya'da olacaktı.

AKTAV'ın da tüm dünyaya bir sürprizi vardı: Güneş tutulmasına yakın dakikalarda 98 kişilik Viyana Senfoni Orkestrası, Gustav Holst'un ünlü yapıtı ‘‘Gezegenler Süiti'ni seslendirecekti! Orkestra daveti kabul etmişti ama bir sorun vardı. Orkestra elemanları hiç bilmedikleri Amasya'da toplu halde kalmak istiyordu. Lakin Amasya'da bu kadar kişiyi bir arada barındıracak tesis yoktu. Entellektüel kişiliği yanında pratik zekasıyla da ünlü Vali Hüseyin Poroy, soruna hızlı ve ilginç bir çözüm buldu. Devlet Demir Yolları Genel Müdürlüğü'yle görüşüp, Türkiye'nin en lüks yataklı vagonlarını istedi. 15 gün içinde yataklı vagon katarı Amasya garına otel olarak temel atmıştı. Orkestra elemanları hayatlarında gördükleri en ilginç otelde mutlu iki gün geçirdiler.

Güneş tutulması bitti, kente gelen 15 bin yabancı turist gitti ama Amasyalılar yollarına devam etti. Mimar Ali Kamil Yalçın, daha önce satın almış olduğu konağı restore etti. Orada yaşamayı düşünüyordu ama Vali, Belediye Başkanı ve vakıftaki arkadaşlarının isteği üzerine pansiyon olarak işletmeye açtı. Yalı Boyu'ndaki evlerin büyük bir bölümü restore edilerek pansiyon, konut, otel, restorana dönüştürüldü. Dünyanın en eski akıl hastanelerinden biri olan Amasya Bimarhanesi belediye tarafından restore edildi ve konservatuar olarak hizmet vermeye başladı.

Herşey iyi güzeldi ama Yalı Boyu'nda aralarda kalan ve çürük bir diş gibi sırıtan yeni apartmanlar ne olacaktı? Belediye Başkanı Hüseyin Baş'ın cevabı var. ‘‘AB ile ortaklaşa bir proje hazırlıyoruz. AB'den destek alınırsa bu apartmanları yıkıp yerine eski fotoğraflardaki yalıları, eski mimari teknikle yeniden yapacağız. Eski fotoğraflara bakılarak binaların rolöve, restorasyon ve restütisyon projeleri çizildi bile.‘‘

Amasya hakkında ayrıntılı bilgi almak için www.amasya.gov.tr  ve www.amasya-bld.gov.tr'ye başvurabilirsiniz.

Amasya yemekleri Neriman Hanım'ın elinden
Lokantanın adı ‘‘Cafe'm’’ ama adına bakıp karar vermeyin, yanılırsınız. Adı modern ama binbir çeşit geleneksel tadı bünyesinde barındırıyor. Lokantanın sahibi Neriman Kaynar (52), mönüde yer alan keşkek, bakla dolması, cevizli ve haşhaşlı gözleme, Amasya çöreği, toyga çorbası, yeşil fasülye kavurması ve sakala çalan çorbası gibi yemeklerin tümünü kendisi yapıyor. Bu işe Başkan Hüseyin Baş'ın önerisiyle başlamış. ‘‘Yemeği bitirip de ayrılırken insanların yüzleri gülüyor, bir gelen mutlaka bir daha geliyor’’ diyor Neriman Hanım.

Evliya Çelebi Projesi
Evliya Çelebi de Amasya yolculuğundan çok etkilenmiş şehrin lezzetlerini ballandıra ballandıra yazmış. Başkan Hüseyin Baş'ın yeni projesinin adı bu yüzden ‘‘Evliya Çelebi.’’ Amacı, daha çok para kazandırdığı için misket elması ağaçlarını söküp yerine golden dikmeye başlayan köylüleri yeniden misket yetiştirmeye teşvik etmek. Vali'yle birlikte Tarım İl Müdürlüğü'nü harekete geçirerek köylüye misket elması fidanları dağıtıyorlar. Üç kuşaktır elmacılık yapan Duman ailesi de bu projesinin başını çekiyor. Hamdi Duman (72), oğlu Ethem (40) ve torunu Hazer (21) tüm arazilerine misket elması dikiyorlar. Evliya Çelebi Projesi'nin ikinci ayağı ise şarap. Bölgedeki üzüm bağları,gittikçe azalıyor. Bölgeye has üzüm türleri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Başkan Hüseyin Baş, kentteki tarihi şaraphane binasını restore ettirmeyi ve böylece şarapçılığın temelini atmayı hedefliyor: ‘‘Merak etmeyin, birkaç sene sonra geldiğinizde Evliya Çelebi'nin yüzyıllar öncesi anlattığı lezzetleri yeniden bulacaksınız.’’

Vali Hüseyin Poroy
Yeşilırmak zümrüt gibi akacak
Bu değerlerin korunup güncel yaşama adapte edilmesi ve herkesin hizmetine sunulması için sadece devlet kaynaklarına dayanmak da çözüm değil. Yöresel, ulusal ve uluslararası tüm kaynaklar zorlanmalı. Bizler bu kentlerin sakinleriyiz ancak onların tarihi, kültürel ve doğal zenginlikleri sadece yerel ya da ulusal değil aynı zamanda evrenseldir de... Bu açıdan bakıldığında Amasya'nın bir ‘‘Dünya Kültür Mirası’’ olduğu açıkça görülmekte. Bu yüzden bir an önce ilimizin Unesco tarafından ‘‘Dünya Kültür Mirası’’ listesine alınmasını bekliyoruz. Ayrıca Projede aksama olmazsa Yeşilırmak eski zamanlarda olduğu gibi zümrüt renginde akacak. Türkiye'nin yaklaşık yüzde 5'ini kapsayan Yeşilırmak Havzası'nda Samsun, Çorum, Yozgat illerinin büyükçe bir bölümü; Gümüşhane, Giresun, Erzincan, Sivas ve Ordu illerinin bazı bölümleri yer alıyor. İki sene önce bu illerin valileriyle ortak kararlar aldık ve harekete geçtik. Yeşilırmak'ı eski rengine hep birlikte kavuşturacağız.
Hürriyet 

 

Eylül 2002 Arşivi

pt sl çr pr cm ct pz
01
02 03 04 05 06 07 08
09 10 11 12 13 14 15
16 17 18 19 20 21 22
23 24 25 26 27 28 29
30
diğer aylar için tıklayın

Aziz & Derin Sarıyer 
01 Ekim 2002
günü  Diyalog bölümümüze konuk olacak.

Aziz & Derin Sarıyer hakkında daha fazla bilgi edinmek için  tıklayın


Vitra - Artema'nın katkılarıyla

Copyright © 2000-2002 Arkitera Bilgi Hizmetleri destek@arkitera.com

Reklam vermek için - Danışmanlarımız - Editörlerimiz