reklam

04 Haziran 2004 Cuma
Ana Sayfa > Haberler

Güçlendirmeyin, yıkın!

Japon mimar Yamamoto, İstanbul'da depreme karşı dayanıksız binaların yıkılıp yeniden inşa edilmesinin hem garantili hem de daha ucuza mal olacağını savunuyor.

UNESCO'nun yok olmaya yüz tutan mimari yapılarla ilgili çalışması için dünyayı dolaşırken 1986'da Türkiye'ye yerleşmeye karar veren Japon mimar Tatsuya Yamamoto, artık bizden biri. Bir Türk'le evlenen Yamamoto, iki üniversitede ders verdikten sonra Türk ortağıyla kurduğu mimarlık şirketinde projeler üretiyor. İstanbul'daki binaların önemli bölümünü "depreme karşı ümitsiz" gören Yamamoto, sorularımızı yanıtladı:

İstanbullu sürekli depremi konuşuyor. Nasıl bir tablo görüyorsunuz?
1998 tarihli Yapı Kanunu'ndan sonra yapılan binalar daha iyi. Ancak binaların büyük bölümü bu tarihten önce yapılmış. Binaların yüzde 30'unun büyük bir depremde ciddi hasar göreceğini düşünüyoruz. Kötü durumdaki binaların güçlendirilmesi öneriliyor, ancak bu yöntem sağlıklı sonuç vermez. Güçlendirmek yerine yıkıp yeniden yapmak daha mantıklı. Güçlendirme çalışmasını yapmak çok zor, birçok test gerekiyor, işlemler uzun sürüyor, maliyeti yüksek. Güçlendirilen yapının depreme nasıl tepki vereceğini kestiremezseniz, çünkü her şeyi ilk baştan siz planlamış değilsiniz. Aklınız yapıda kalır. Kötü durumdaki binayı yıkıp yeniden inşa etmek daha garantili ve güçlendirmeyle aynı maliyete çıkar. Ciddi bir çalışmayla 10 yıl içinde İstanbul'daki binaların üçte biri yeniden yapılabilir.

Türkler ve Japonlar, bina yaparken ya da ev alırken nelere dikkat ediyor?
Türkler, evin kaç metrekare olduğuna bakar, inşaat yapılırken 5 - 10 metrekare daha fazla yer nasıl kazanırız diye çare aranır. Japonlar ise, yeşil alan ne kadar diye sorar.

Depreme karşı dayanıklılık bilincini son dönemde nasıl buluyorsunuz?
17 Ağustos depreminden öncesine göre daha iyi. Depremden önce Üsküdar'daki bahçeli evimize kendime göre güçlendirmeler, takviyeler yaptığımda çevremdekiler deli gözüyle baktılar. 'Niye evi bozuyorsun' dediler. 17 Ağustos'tan sonra ise akrabalar bizim evden çıkmaz oldu.

Bizden biri oldunuz. Türkleri objektif gözle nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkler çok zeki ve pratik. Ancak, her çözüm doğru olmuyor. Japonya'da bir soru sorulsa bir hafta düşünülür ve cevabı verilir. Burada hemen o an isteniyor. Ben de uyanık oldum. Geçenlerde Japon bir profesör arayarak '2005'te ziyaretine geleceğim' dedi. Ben de, 'O zamana kadar yaşar mıyız bilemem' dedim.
Milliyet - Serhat Oğuz

 

Haziran 2004 Arşivi

pt sl çr pr cm ct pz
01 02 03 04 05 06
07 08 09 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30
diğer aylar için tıklayın

Diyalog

Aydan Balamir, Ziya Tanalı
 ve Abdi Güzer
27 Nisan - 29 Haziran 2004 tarihleri arasında Diyalog bölümümüze konuk oluyor.

Ulusal Mimarlık Ödülleri üzerine gerçekleşen Diyalog buluşmasını  okumak için  buraya tıklayın...

Ulusal Mimarlık Ödülleri hakkında görüşlerinizi bildirmek için buraya tıklayın...

 
Vitra'nın katkılarıyla

Copyright © 2000-2002 Arkitera Bilgi Hizmetleri [email protected]

Reklam vermek için - Danışmanlarımız - Editörlerimiz