|
Sevabına devremülk
Bin Ladin Grubu'nun Kabe manzaralı
devremülkü 'Zemzem Tower'a Türkler de büyük ilgi gösteriyor. Lüks süitler
'sevap' niyetine alınıyor.
Turco Tur'un pazarladığı Mekke'deki
Zemzem Tower, Türk işadamları, akademisyenler, milletvekilleri ve doktorlar
tarafından tercih ediliyor. 31 katlı kuledeki devremülklerin şimdilik 470'i
Türkler'e satıldı. Şirketin Genel Müdürü Eralp Yazgan, "Süitler 24 yıl sonra
Kabe Vakfı'na devredilecek. Dolayısıyla devremülkleri satın alanlar, sevaba
girmiş olacak" diyor. En ucuzu 6 bin dolar olan devremülklerin hac dönemindeki
fiyatları 280 bin dolara çıkıyor. İlahiyat profesörleri pazarlama tekniğini
eleştirirken firma, müşteri sayısının artacağını gizlemiyor.
Prof. Dr. Zekeriya Beyaz
Bina, Kabe Vakfı'nın olacakmış. Bu vakıf nedir? Bence istismar var.
Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç
Kapitalist zihniyetle düşünüyorlar. Bunun adı maneviyat ticareti.
Prof. Dr. Hüseyin Hatemi
Kabe'nin yüksekliğini aşan bir bina yapılması doğru değil.
Kabe manzaralı devremülk için
Türkler de sıraya girdi
Mekke'de Bin Ladin Grup'un inşa ettiği Zemzem Tower'daki lüks süitler, pazarlama
tekniğiyle de dikkat çekiyor. Satışlarda dairelerin sevap kazandırma özelliği
vurgulanıyor.
Mekke'de Kabe'ye 100 metre mesafede Bin
Ladin Grubu'nun inşa ettiği Zemzem Tower'a Türkler'in ilgisi büyük. Hac ve umre
dönemlerinde kullanılacak devremülklerin satış tekniği de oldukça ilginç.
Süitlere gösterilen ilginin temelinde "sürekli sevap kazanma" isteği yatıyor. 24
yıllık kullanımdan sonra Kabe Vakfı'na bağışlanacak devremülklerin Türkiye'deki
satışını Turco Tur gerçekleştiriyor. Şirketin Genel Müdürü Eralp Yazgan, "Bu
devremülkler, 24 yıldan sonra sadaka-i cariye olarak Kabe Vakfı'na bağışlanacak.
Sadaka-i cariye kişi öldükten sonra da amel defterine sevap yazdıran bir
hayırdır. Burada ürünün fiyatı çok önemli değil. Bazı insanlar için sadaka-
cariye özelliği çok önemli" diyor. Ancak ilahiyat profesörleri dinin pazarlama
aracı olarak kullanılmasına tepkili. Yazgan, Zemzem Tower'da kullanılan devre
mülk sisteminin farklı olduğunu ve alıcıların intifa senedi imzaladığını
söylüyor. Türkçe'ye "hakkın paylaşımı" olarak çevrilebilecek bu uygulamaya göre,
devremülkü alan kişi buradan başkalarının da faydalanmasına olanak sağlıyor.
Yazgan, önümüzdeki yıl mayıs ayında tamamlanacak ve 7 kuleden oluşan El Beyt
Kuleleri'nin inşaatına ilişkin şunları söylüyor: "El Beyt Kuleleri Kabe
Vakfı'nın mülkü. Yap-işlet-devret sistemiyle Bin Ladin Construction Group burayı
almış. Bin Ladin Grubu, Ortadoğu'nun en büyük inşaat şirketlerinden biri ve
gidenler bilir Mekke'de, kutsal sokaklarda neredeyse bütün inşaatları yapıyor.
İçinde İslam Kalkınma Bankası'nın olduğu Münşaat adlı şirket, bu kulelerden
birini, bizim şu an satışa sunduğumuz Zemzem Tower'ı parasını ödeyerek, inşaat
bitiminden sonra 24 yıllığına Bin Ladin Grubu'ndan kiralamış." Yaklaşık 7 ay
önce devremülkleri Türkiye'de pazarlamaya başladıklarında karşılaştıkları ilk
isteğin taksitlendirme olduğunu belirten Yazgan, leasing yapabilmek için Haliç
Leasing adıyla bir şirket kurulduğunu da söylüyor. Bunun için İslam Kalkınma
Bankası'ndan 500 milyon dolar ayrılmış. Böylece devremülkleri 60 ay taksitle
edinme olanağı sağlanmış. Hedeflerinin 10 bin devre satmak olduğunu ve henüz
bunun uzağında bulunduklarını da ekliyor. Ancak satışların "bir tanıdığının
buradan devremülk aldığını duyan kişilerin de başvurmasıyla, biraz moda gibi"
arttığını da gizlemiyor.
Fiyat Devreye Bağlı
Kuledeki süitlerin pazarlama işini uluslararası alanda yapan şirket ise
Kuveyt kökenli Mas International. Turco Tur'u da bünyesinde bulunduran Mas
Uluslararası Dış Ticaret Limited Şirketi'nin de Türkiye'deki pazarlama yetkisini
aldığını söyleyen Yazgan, "İsim benzerliği tamamen tesadüf" diyor. Zemzen
Tower'daki süit sayısı bin 240. Peki fiyatlar neye göre değişiyor? Bu hem sizin
istediğiniz döneme hem de süitin özelliklerine bağlı. Kulede 35, 50, 55 ve 76
metrekare büyüklüğündeki süitlerden bazıları 5 yıldızlı otel lüksüne sahip.
Hatta kral ve emir süitlerinde kullanılan malzemeler çok daha kaliteliymiş.
Fiyatlara gelince, Yazgan şunları söylüyor: "En düşük dönemde, bir haftalık umre
döneminin fiyatı 6 bin dolardan başlıyor. En lüks, pahalı dönem olarak
düşüneceğimiz hac zamanında 44 günlük bir devrede kral dairesinin fiyatı ise 280
bin dolara kadar çıkabiliyor." Türkiye'den gösterilen ilginin ağırlıklı olarak
iş dünyası, akademik çevreler ve doktorlardan geldiğini anlatan Yazgan, "Peki
milletvekili ve bakanlar almıyor mu?" diye sorunca, "Elbette var. Ancak onların
oranı yüzde 2, en fazla 3'tür" cevabını veriyor. "Geceleri ortalıkta görünen"
kimi işadamlarının da bu devremülklerden aldığını ekliyor: "İmanın ve paranın
kimde olduğu bilinmez denir. İnsanlar işledikleri günahları affettirmek için
kendilerine bir yol seçiyor. Bu yollardan biri de böyle bir ürün satın almaktan
geçiyor bir bakıma. Çünkü bu ürün, 24 yıl sonra, yap-işletdevret sistemi bitince
Kabe Vakfı'na sadaka- i cariye olarak geri bırakılacak." Sadaka-i cariye,
kişinin yaptığı bir hayır işinin o öldükten sonra da sevap kazandırması anlamına
geliyor. Devremülklerin bu özelliğinin ürünün satışında en büyük etken olduğunu
söyleyen Yazgan, "Sadaka-i cariye size öldükten sonra da sevap yazacak bir
hayır, amel defterinin açık kalmasıdır. İmarathane ya da cami yaptırmak gibi...
Siz burada Kabe Vakfı'na bağışta bulunuyorsunuz. Burada ürünün (devremülkün)
fiyatı çok önemli değil. Bazı insanlar için bu ikinci planda. Ürünün özelliği
(sevap kazandırması) insanları bir anda ürüne sıcaklaştıran, almaya ikna eden
bir şey" diye konuyu ayrıntılandırıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri
Yüksek Kurulu üyeleri de "Hacca gitmek farz. Bu bir kez giderek de yerine
getirilebilir. Ancak isteyen 24 kez de gidebilir. Sadaka-i cariye uygulaması da
mümkün" diyor.
Tan: Fakir İşi Değil
Kuledeki süitlerin pazarlamasını uzun yıllar Arap ülkelerinde yaptığı işlerle
sağladığı güven sayesinde kazandığını anlatan Mas Uluslararası Dış Ticaret
Limited Şirketi sahibi Fevzi Tan ise bu devre mülklerin işadamlarına yeni bir
seçenek sunduğunu söylüyor: "Kimi işadamları başarılı bayilerini, ustabaşlarını
bir yerlere götürür. Şarap içmek isteyeni Macaristan'a, Kıbrıs'a gönderirler.
Bir kesim de 'Ben oraya (Kabe'ye) gitmek istiyorum ama param yok' diyor.
Patronuna söylüyor. Bir fabrika sahibi 700 işçisini göndermek için devremülk
alacak. Görüşmeler sürüyor." Taksitlendirme olanağının çeşitli çevreler için
kolaylık sağladığını da söyleyen Tan, "Tabii bu fakir işi değildir" diyor. Tan,
Zemzem Tower'ın Osmanlı tarafından yaptırılan ve 2002'de yıktırılan Ecyad
Kalesi'nin bulunduğu alana yapıldığı eleştirilerine karşı çıkıyor: "Bu kulelerin
yapıldığı yer Ecyad Kalesi'nin olduğu yer değil. Üstelik kalenin tüm taşları,
yeniden inşa edilmek üzere numaralandı.
Sabah- Halime S. Kahveci |