reklam

09 Şubat 2005 Çarşamba
Ana Sayfa > Haberler

Kimliğini arayan Kapalıçarşı

Bir şiirimde kimliğini şöyle anlatmışım: "Çarşı-yı Kebir demiş eskiler, "Pera" dilinde "Büyük Çarşı" / Orhan Veli şiirini yazdığından beri "kapalı kutu" / halkın günlük yaşamındaki adıyla "Kapalı Çarşı." / Nice yaz, nice kışlar sokaklarında dolaşmadı mı gençliğim? / Dünya üzre olan-bitenin, bütün işlerin ve mesleklerin / yaşlı ustaların, erişkin kalfaların, yetişkin çırakların / altının ve gümüşün, tüccarın ve tacirin, sucular ve şerbetçilerin / her şeyin ve herbir şeyin, bir de çeyiz düzen kızların / topraksız mülkü, anıları sararmış anayurdu..."

Kapalıçarşı tarihi, mimari, ticari ve turistik yönleriyle kendi alanında dünyanın en büyük çarşısı ve markası...

11-12 Şubat'ta İstanbul Ticaret Odası'nda otuza yakın kurumdan seksene yakın yazar, gazeteci, antropolog, mimar, sanat tarihçisi, hukukçu, arkeolog katılacağı bir toplantıyla Kapalıçarşı'nın kimliği araştırılacak..

Çünkü ülkemize gelen her yabancının mutlaka uğradığı, çevresi binlerce yıllık tarih ve uygarlık eserleri ile bezenmiş Kapalıçarşı'nın sorunları ve sorumlulukları da bugün, dünden daha fazla artmış bulunuyor.

Bu toplantının mimarlarından, beynini ve yüreğini Kapalıçarşı'ya adamış Atilla Özbey'in şu düşüncelerine katılmamak mümkün değil:

"Kapalıçarşı esnafları olarak tüm problemleri çözmeye adayız. Meclis'ten geçirilecek bir yönetim teşkilatı yasası ile tüm bu sorunlarımızı da çözeriz, kendi teşkilatlanmamızla da kendi müşterimizi kendimiz getirebiliriz. Alışveriş turizmini Kapalıçarşı için uygulamak çok daha kolaydır. Kaçak yapıların yerine butik oteller, dinlence ve eğlence yerleri, kültür aktiviteleri, otoparklar ile Çarşı'da oluşacak gelişmeler, Çarşı'nın kenti İstanbul'a hemen yansıyacaktır."

Genç yaşta, zamansız kaybettiğimiz Rıfat Dedeoğlu, yaşasaydı da bu günleri görseydi. Dedeoğlu, ki Türkçe ve İngilizce olarak yayınladığı "Kapalıçarşı" dergisiyle çarşının bir kültür kimliğine bürünmesinde ilk önemli adımı atmıştı.

Kapalıçarşı'da yapılacak çok iş var. Özbey'in de altını çizdiği gibi bir teşkilatlanma sorunu var, kültür sorunu var. Mesela hep merak ederim, niye bir Kapalıçarşı argo sözlüğü yapılmasın? Çünkü, Çarşı'da esnafın konuştuğu ayrı bir dil var ve bu da Türkçe'nin zenginliklerinden..

Üzerine bunca şiir, yazı yazılmış; fotoğrafı çekilmiş Çarşı için tanıtıcı kitaplar yapılamaz mı?

İşte bütün bunlar da konuşulacak iki günlük toplantıda. Asıl önemlisi de bu arayışın, Çarşı'nın asli sahiplerinden, esnafından gelmesi...

Sorunlarına sahip çıkanlar, sorunlarını çözeceklerdir.
Sabah - Refik Durbaş

 

Şubat 2005 Arşivi

pt sl çr pr cm ct pz
01 02 03 04 05 06
07 08 09 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28            
diğer aylar için tıklayın

Koruma, restorasyon, sanat tarihi ve arkeoloji sorunlarını, düşüncelerinizi Koruma ve Restorasyon forumuna yazabilirsiniz. 

Arkitera.com/forum

  

Copyright © 2000-2002 Arkitera Bilgi Hizmetleri [email protected]

Reklam vermek için - Danışmanlarımız - Editörlerimiz