reklam

09 Şubat 2005 Çarşamba
Ana Sayfa > Haberler

Sinan'ı Dino'yla Kucaklamak

Geçen yıl bugündü... Her yıl sadece ölüm günü olan 9 Nisan'larda andığımız Mimar Sinan 'ın türbesine ilk kez ''zamansız'' gitmiştik. Açık olacağından o kadar da emindik ki, kabrinin başında söyleyeceğimiz sözleri bile tasarlamıştık.

Ne var ki, türbe kapalıydı. Muhteşem Süleymaniye 'nin yanı başında, küçük, zarif ve alçakgönüllü mimarisiyle yapayalnızdı.

Biz ise söyleyeceklerimizi yine de söyledik. Umutlarımızı, beklentilerimizi, mimarlık heyecanlarımızı ve duygularımızı, türbenin bahçe duvarındaki küçük pencereden bakarak Sinan'a emanet ettik. Sonra da yarattıklarının en etkileyicisi olan Süleymaniye'nin muazzam kubbesi altında, Sinan'ın varlığını da orada, yanımızda hissederek, dünya durdukça duracak büyüklüğünün bize de yaşam boyu yol göstermesini diledik...

Derken 9 Nisan geldiğinde, türbesinde düzenlenen törene katılan Vakıflar Bölge Müdürlüğü temsilcisine sordum:

''Bütün türbeler açık; Sinan'ınki niye kapalı?''

Üstelik olumlu da bir iş yapmışlar, bahçenin bir köşesinde Koca Usta'nın yaşamını ve eserlerini tanıtan bir de bilgi panosu düzenlemişler...

Aklımda kalmadığına göre, aldığım yanıt ''geçiştirme'' türünden olmalıydı. Anladığım ise Sinan'ın da Türbeler Müdürlüğü'nün insafına bırakılmasıydı...

Bir dağ ve bir anıt
Şimdi aradan geçen bir yıla baktığımda, Sinan'a emanet ettiğimiz umutların ve duyguların güçlenerek sürdüğünü görmek acaba ne anlama geliyor?..

Sorunun yanıtını Abidin Dino 'dan başka kimse veremezdi. 1993'te, 80'indeyken yaşamını noktaladığında Anadolu'nun yetiştirdiği dehalardan özellikle Yunus Emre ile Koca Sinan 'a duyduğu derin saygı ve hayranlıkla aramızdan ayrılmıştı. Derviş Yunus için senaryo denemeleri yaparken, Sinan için yazdıklarının en ''Abidince'' si olan ''düşsel yaşam öyküsü'' nü elyazması olarak Zeynep Avcı 'ya bırakmıştı.

İşte o öykü, Yapı Kredi Yayınları'ndan ''Sinan'' adıyla 1999'da kitaplaşınca, okuyan-okumayan herkes Koca Mimar'ın sadece bir usta değil, ''ulu bir bilge'' ve dünyadaki tüm yaratıcılıkların simgesi olduğunu kavradı.

Okuyanlar, ''...dalgınlıkla Erciyes'e Süleymaniye; Süleymaniye'ye de Erciyes'' neden denebileceğini Abidin Dino'dan şöyle öğrendiler:

''Çünkü ölçekleri aynı. Teraziye vursan ikisi denk gelecek...''

Okumayanlar ise bu destanlaşan birlikteliği kulaktan kulağa duysalar bile Sinan'ın Kayseri yakınlarındaki köyü Ağırnas'a gittiklerinde karşılarında duran Erciyes'e bakıp Dino'ya şöyle hak verdiler:

''19 yaşına kadar bu büyüklüğü seyrederek taşları okşadıktan sonra 60 yıl aynı 'büyüklük' leri mimariye taşımak binyılın efsanesi değil midir?''

'Evcik' ve 'gölcük köprü'
Dino'nun yazdıklarıyla, Ağırnas'ı gördükten sonra buluşmak ise aynı efsaneyi insanın yüreğine dolduruyor.

Örneğin, oralı çocukların ''evcik'' ve ''gölcük-köprü'' oyunları kimin dikkatini çekmişti?.. Bu oyun için: ''...taştan ufak evler yapmaya denir, küçük ustaları vardır ki, yaptıkları evlere sığılmaz'' diyor Dino ve anlatıyor:

''Gölcük köprüde dere kenarında oynanır; bir ufak havuz yaparsın, bir köprücük kurarsın, ağaç dallarından desteklerle tutturup, güzelce sıvalayıp çamurunun kurumasını bekledikten sonra onları çekersin.''

Dino'ya göre evcik ustası nasıl olunur, gölcük köprünün kemeri nasıl tutturulur; bu Erciyes çocuklarının sırrıdır.

İşte o sır, yıllar sonra İstanbul'un yedinci tepesinde Süleymaniye'ye dönüşünce, akıl almaz emeğin ve yaratıcılığın kahramanlarını Dino şöyle tanımlıyor;

''Sinan sakalını karıştırıp etrafına taşçı işçilerini toplamış olsa gerek. Hep birden yaman bir evcik oyunu oynamışlardı.''

Şimdi yine 9 Nisan yaklaşıyor. Bu kez Sinan sadece anılmamalı. Türbesinin sürekli açık kalacağı günler de artık o gün başlatılmalı. Abidin Dino'nun ''Sinan Kitabı'' ise türbeyi ziyaret den herkese ''duygularının mimarları'' olmaları için armağan edilmeli...
Cumhuriyet - Oktay Ekinci

 

Şubat 2005 Arşivi

pt sl çr pr cm ct pz
01 02 03 04 05 06
07 08 09 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28            
diğer aylar için tıklayın

Endüstri ürünleri, grafik tasarımı ile moda, sahne dekoru tasarımı gibi diğer tasarım  alanlarındaki sorunlarınızı ve görüşlerinizi Tasarım forumunda dile getirebilirsiniz.

Arkitera.com/forum

  

Copyright © 2000-2002 Arkitera Bilgi Hizmetleri [email protected]

Reklam vermek için - Danışmanlarımız - Editörlerimiz