|
ABD’deki Türk
okulunun büyük başarısı
New Jersey eyaletindeki Türk okulu
Pioneer Academy of Science, yarışma için 2156 yılının şehrini tasarladı. 800 bin
kişinin yaşayacağı varsayılan şehirde enerji ihtiyacı tamamen yenilenebilir
kaynaklardan karşılanıyor.
ABD’nin New Jersey eyaletinde yaşayan
Türk girişimciler tarafından kurulan “Pioneer Academy of Science’’ isimli Türk
okulunun öğrencileri, eyalet çapında düzenlenen “Geleceğin Şehri Yarışması’’nda
5 ödül alarak büyük bir başarıya imza attı.
Okul öğrencilerinden Julian Rivera,
Mehmet Bayram ve Eza Koç’tan oluşan ekip tarafından hazırlanan ve Latincede
“yüzen şehir’’ anlamına gelen “Navi Arcis’’ isimli “geleceğin şehri tasarımı’’,
en iyi sunuş, en iyi mühendislik, en iyi bilgisayar modeli, en iyi şehir modeli
dallarında birinciliğe layık görülürken, genel klasmanda ise eyalet çapında
üçüncülük aldı.
New Jersey’de eyalet çapında yapılan ön
elemelerden sonra ortaokul seviyesinde 14 okuldan 54 projenin yarıştığı
yarışmada 4’ü birincilik olmak üzere 5 ödül birden alan Pioneer Academy of
Science öğrencilerinin iddialı projesine Siemens firmasından bazı mühendislerin
büyük ilgi gösterdiğini söyleyen okul yetkilileri öğrencilerinin başarısından
memnun.
Eyalet çapında 13’üncüsü düzenlenen
yarışmaya katılan takımların, hayallerindeki “geleceğin şehri’’ni Sim City 3000
programı yardımıyla öncelikle bilgisayar ortamında tasarladıkları kaydedildi.
Daha sonra bu şehir hakkında bilimsel düzeyde bir makale yazan öğrencilerin, bir
sonraki aşamada ise tamamen geri dönüşümü olan malzemeler kullanarak bu şehrin
üç boyutlu bir maketini inşa ettikleri ifade edildi. Şehrin sadece mimarisini
oluşturmakla kalmayıp, bu şehrin ekonomisinin neye dayanacağı, enerji ve su
ihtiyacının nasıl giderileceği, trafik sisteminin nasıl işleyeceği, atıklarının
ne yapılacağından sosyal ve kültürel hayatının nasıl olacağına kadar şehir
yaşamına dair her türlü önlemi kapsayan tasarımda, şehrin kendi kendine tamamen
yeterli olmasının temel esası teşkil ettiği belirtiliyor. Yarışma şartı olarak
böyle bir şehir tasarımı için yalnızca 100 dolarlık malzeme kullanımına izin
verildiği, bu yüzden de tasarımda kola kutusu, bozuk klavye tuşu, kırık bardak,
tabak, şişe, saç bigudisi ve benzeri atık malzemelerden yararlanıldığı
kaydedildi.
Suda yüzen şehir tasarladılar
Pioneer Academy of Science takımının tasarımı sera etkisi yüzünden
buzulların erimesi sonucu su seviyesinin yükseldiği 2156’dan sonra su üzerinde
kurulacak şehirler dışında insanların yaşama şansının kalmaması tezine
dayanıyor. 800 bini aşkın nüfusa göre tasarlanan ve ekonomik, sosyal ve kültürel
yaşam açısından kendi kendine yeterli bir şehir olarak öngörülen Navi Arcis’in
enerji ihtiyacı ise tamamen yenilenebilir kaynaklardan karşılanıyor. Ekonomisi
topraksız tarım, yüksek teknoloji üretimi, denizaltı madenciliği ve deniz
ürünleri üretimine dayalı olan şehirde zengin bir kültürel ve sosyal çevre
yaratılması da ihmal edilmemiş.
Projenin en can alıcı özelliğini ise
geri dönüşüme verdiği önem oluşturuyor. Okyanusa hiçbir şeyin atılmaması
prensibine bağlı sistem, her atığın bir başka ürünün üretiminde kullanılması
esasına dayanıyor. Su ihtiyacı ise okyanusun tuzlu suyunun arındırılmasıyla
gideriliyor. Ulaşımın özel geliştirilen araçların kullanıldığı kompleks manyetik
tüneller ve su tünelleri sistemi aracılığıyla sağlandığı şehirde, enerji
üretiminin ise dalgaların, rüzgarın ve güneş enerjisinin kullanımına dayalı
olarak tamamen yenilenebilir kaynaklardan sağlandığı belirtiliyor. Suda yüzen
şehrin deniz altında kalan kısımlarında ise şehrin sakinlerinin okyanus
canlılarıyla sürekli yüz yüze gelebilecekleri camdan yerleşim kompleksleri yer
alıyor.
Zaman |