reklam

10 Şubat 2005 Perşembe
Ana Sayfa > Haberler

Türkiye’nin şikayeti kâr etmedi, Almanlar Boğazköy aslanını vermiyor

Boğazköy sfenksini, Almanya’dan geri almak için mücadele eden Türkiye, konuyu Paris’te toplanan UNESCO’nun gündemine bir kez daha getirdi. Türkiye, Almanları şikayet etmesine rağmen yine olumlu bir sonuç alamadı.

Türkiye’nin, Boğazköy sfenkslerini almak için yıllardır sürdürdüğü hukuk mücadelesi yine sonuçsuz kaldı. 1917 yılında onarım için Almanya’ya gönderilen, ancak daha sonra geri gelmeyen Hitit dönemine ait Boğazköy sfenksleri (aslan vücutlu taş heykel) ve binlerce tabletin Türkiye’ye getirilmesi, yeniden UNESCO gündemindeydi. Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) Paris’te üç gündür devam eden, ‘tarihî eserlerin ait oldukları ülkelere geri verilmesini sağlamak’ konulu toplantısında, Türkiye, Boğazköy sfenkslerini geri vermediği için Almanya’yı şikayet etti. Ancak Almanlar, 1899 yılında çıkarılan bir notayı delil göstererek eserler üzerinde hak iddia etmeye devam ediyor.

Türkiye’nin UNESCO nezdindenki büyükelçisi Numan Hazar, Paris’te gerçekleştirilen toplantılarda söz konusu eserlerin Türkiye’ye iade edilmesi konusunda bir sonuç alınamadığını ve Alman yetkililerin tarihî eserleri vermemek için ısrar ettiğini söyledi. Hazar, UNESCO Devletlerarası Komitesi’ne, Almanların onarım için gönderilen eserleri Türkiye’nin rızası olmadan Berlin Müzesi envanterlerine geçirdiklerini bildirdi.

Sfenkslerin ‘yılan hikayesi’
1906 ve 1912 yılları arasında Türk ve Alman arkeologların Hititlerin başkenti Boğazköy’de (Hattuşa) yaptıkları kazılarda çıkan Hitit Kraliyet arşivine ait 14 bin 400 civarında tablet ve iki sfenks onarım ve kodifikasyon için Almanya’ya gönderildi. Almanya, 1924 ve 1942 yılları arasında bu eserlerden sadece 2 bin 943 tablet ile sfenkslerden birini iade etti. Eserlerin geriye kalanının da iade edilmesi için mücadele başlatan Türkiye, Doğu Almanya yetkilileriyle 12 yıl boyunca yürüttüğü görüşmelerden bir sonuç alamayınca 1987 yılında konuyu UNESCO gündemine taşıdı. Almanya aynı yıl geri kalan tabletleri de teslim etmesine rağmen sfenkslerden birisini vermemekte ısrar etti. İki Almanya’nın birleşmesinden sonra da mücadeleye devam eden Türkiye, görüşmelerden bir sonuç alamadı. Alman ve Türk yetkililer, kalan eserle ilgili son olarak 2002 yılında Berlin’de bir araya geldi.

Görüşmelerden sonuç alınamaması üzerine Türkiye, konuyu 2003 yılında yeniden, yasadışı yollarla yurtdışına çıkarılan kültürel eserlerin ait oldukları ülkelere geri gönderilmesini sağlamak için toplanan UNESCO Devletlerarası Komitesi’ne taşıdı. Komite, ‘karşılıklı kabul edilebilir’ bir çözüme ulaşmak için Türkiye ve Almanya arasındaki ikili görüşmelerin devam ettirilmesini tavsiye etti.

Almanya, görüşmelerde 1899 yılında padişahın talimatıyla Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan bir notayı delil göstererek eserler üzerinde hak sahibi olduğunu iddia ediyor. Alman İmparatorluğu Büyükelçiliği’ne hitaben yazılan nota, Berlin Müzesi’nin Türkiye’de ‘onaylı’ yaptığı kazılarda ortaya çıkan eserlerin yarısını alabileceğini bildiriyor. Almanlar, bu notayı göstererek eserlerin yarısının kendilerine ait olduğunu iddia ediyor. Türkiye ise, onarım için gönderilen Boğazköy sfenkslerinin bu notanın kapsamında olmayan, milli envanterlere kayıtlı eserler olduğunu savunarak Almanya’yı eserleri Türkiye’nin rızası olmadan kendi envanterlerine kaydetmekle suçluyor. Türkiye’nin bir başka delili ise 1906 yılında sfenksler bulunmadan önce çıkan ve Türkiye topraklarında bulunan her türlü eski eserin Türkiye’nin malı olduğunu bildiren Asar-i Atika Kanunu.

UNESCO Komitesi’nin vereceği nihai karar, bağlayıcı olmamakla birlikte ikili görüşmelerde ve olayın yargıya taşınması durumunda, taraflar üzerinde manevi baskı oluşturuyor. Öte yandan, Türkiye, yasadışı yollarla yurtdışına çıkarılan çok sayıdaki eser olmasına rağmen komite gündemine sadece Boğazköy sfenkslerini getirdi.

Türkiye’nin tarihi, dünya müzelerinde
Türkiye, yasadışı yollardan yurtdışına çıkarılan eserlerin iadesi için Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana 20 milyon dolara yakın masraf etti. Ancak kaçırılan eserlerin çok büyük bir kısmı hâlâ geri alınamadı. Almanlar, Boğazköy sfenkslerinin yanı sıra, Troya Hazineleri, Konya Beyhekim Camii Mihrabı ve Bergama Sunağı ile Aphrodisias Heykeli’ni; Amerika, Herakles Heykeli, Nurosmaniye Camii’nden çalınan Kur’an-ı Kerim’i, Kumluca Eserleri’ni; İsviçre altın, gümüş ve bronz eserlerden oluşan bir koleksiyonu; Rusya, Troya Hazinesi’nin bir bölümünü; İtalya, Lidya Yazıtı’nı; Danimarka, Cizre Ulucami’nin kapı tokmağı ve Seyyid Mahmut Hayrani’nin türbesinden çalınan sandukayı devlet müzelerinde sergilemesine rağmen Türkiye’ye iade etmiyor.
Zaman - Ali İhsan Aydın

 

Şubat 2005 Arşivi

pt sl çr pr cm ct pz
01 02 03 04 05 06
07 08 09 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28            
diğer aylar için tıklayın

Koruma, restorasyon, sanat tarihi ve arkeoloji sorunlarını, düşüncelerinizi Koruma ve Restorasyon forumuna yazabilirsiniz. 

Arkitera.com/forum

  

Copyright © 2000-2002 Arkitera Bilgi Hizmetleri [email protected]

Reklam vermek için - Danışmanlarımız - Editörlerimiz