|
Türkiye’nin şikayeti
kâr etmedi, Almanlar Boğazköy aslanını vermiyor
Boğazköy sfenksini, Almanya’dan geri
almak için mücadele eden Türkiye, konuyu Paris’te toplanan UNESCO’nun gündemine
bir kez daha getirdi. Türkiye, Almanları şikayet etmesine rağmen yine olumlu bir
sonuç alamadı.
Türkiye’nin, Boğazköy sfenkslerini almak için yıllardır sürdürdüğü hukuk
mücadelesi yine sonuçsuz kaldı. 1917 yılında onarım için Almanya’ya gönderilen,
ancak daha sonra geri gelmeyen Hitit dönemine ait Boğazköy sfenksleri (aslan
vücutlu taş heykel) ve binlerce tabletin Türkiye’ye getirilmesi, yeniden UNESCO
gündemindeydi. Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO)
Paris’te üç gündür devam eden, ‘tarihî eserlerin ait oldukları ülkelere geri
verilmesini sağlamak’ konulu toplantısında, Türkiye, Boğazköy sfenkslerini geri
vermediği için Almanya’yı şikayet etti. Ancak Almanlar, 1899 yılında çıkarılan
bir notayı delil göstererek eserler üzerinde hak iddia etmeye devam ediyor.
Türkiye’nin UNESCO nezdindenki büyükelçisi Numan Hazar, Paris’te
gerçekleştirilen toplantılarda söz konusu eserlerin Türkiye’ye iade edilmesi
konusunda bir sonuç alınamadığını ve Alman yetkililerin tarihî eserleri vermemek
için ısrar ettiğini söyledi. Hazar, UNESCO Devletlerarası Komitesi’ne,
Almanların onarım için gönderilen eserleri Türkiye’nin rızası olmadan Berlin
Müzesi envanterlerine geçirdiklerini bildirdi.
Sfenkslerin ‘yılan hikayesi’
1906 ve 1912 yılları arasında Türk ve Alman arkeologların Hititlerin
başkenti Boğazköy’de (Hattuşa) yaptıkları kazılarda çıkan Hitit Kraliyet
arşivine ait 14 bin 400 civarında tablet ve iki sfenks onarım ve kodifikasyon
için Almanya’ya gönderildi. Almanya, 1924 ve 1942 yılları arasında bu eserlerden
sadece 2 bin 943 tablet ile sfenkslerden birini iade etti. Eserlerin geriye
kalanının da iade edilmesi için mücadele başlatan Türkiye, Doğu Almanya
yetkilileriyle 12 yıl boyunca yürüttüğü görüşmelerden bir sonuç alamayınca 1987
yılında konuyu UNESCO gündemine taşıdı. Almanya aynı yıl geri kalan tabletleri
de teslim etmesine rağmen sfenkslerden birisini vermemekte ısrar etti. İki
Almanya’nın birleşmesinden sonra da mücadeleye devam eden Türkiye, görüşmelerden
bir sonuç alamadı. Alman ve Türk yetkililer, kalan eserle ilgili son olarak 2002
yılında Berlin’de bir araya geldi.
Görüşmelerden sonuç alınamaması üzerine Türkiye, konuyu 2003 yılında yeniden,
yasadışı yollarla yurtdışına çıkarılan kültürel eserlerin ait oldukları ülkelere
geri gönderilmesini sağlamak için toplanan UNESCO Devletlerarası Komitesi’ne
taşıdı. Komite, ‘karşılıklı kabul edilebilir’ bir çözüme ulaşmak için Türkiye ve
Almanya arasındaki ikili görüşmelerin devam ettirilmesini tavsiye etti.
Almanya, görüşmelerde 1899 yılında padişahın talimatıyla Dışişleri Bakanlığı
tarafından yayınlanan bir notayı delil göstererek eserler üzerinde hak sahibi
olduğunu iddia ediyor. Alman İmparatorluğu Büyükelçiliği’ne hitaben yazılan
nota, Berlin Müzesi’nin Türkiye’de ‘onaylı’ yaptığı kazılarda ortaya çıkan
eserlerin yarısını alabileceğini bildiriyor. Almanlar, bu notayı göstererek
eserlerin yarısının kendilerine ait olduğunu iddia ediyor. Türkiye ise, onarım
için gönderilen Boğazköy sfenkslerinin bu notanın kapsamında olmayan, milli
envanterlere kayıtlı eserler olduğunu savunarak Almanya’yı eserleri Türkiye’nin
rızası olmadan kendi envanterlerine kaydetmekle suçluyor. Türkiye’nin bir başka
delili ise 1906 yılında sfenksler bulunmadan önce çıkan ve Türkiye topraklarında
bulunan her türlü eski eserin Türkiye’nin malı olduğunu bildiren Asar-i Atika
Kanunu.
UNESCO Komitesi’nin vereceği nihai karar, bağlayıcı olmamakla birlikte ikili
görüşmelerde ve olayın yargıya taşınması durumunda, taraflar üzerinde manevi
baskı oluşturuyor. Öte yandan, Türkiye, yasadışı yollarla yurtdışına çıkarılan
çok sayıdaki eser olmasına rağmen komite gündemine sadece Boğazköy sfenkslerini
getirdi.
Türkiye’nin tarihi, dünya müzelerinde
Türkiye, yasadışı yollardan yurtdışına çıkarılan eserlerin iadesi için
Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana 20 milyon dolara yakın masraf etti. Ancak
kaçırılan eserlerin çok büyük bir kısmı hâlâ geri alınamadı. Almanlar, Boğazköy
sfenkslerinin yanı sıra, Troya Hazineleri, Konya Beyhekim Camii Mihrabı ve
Bergama Sunağı ile Aphrodisias Heykeli’ni; Amerika, Herakles Heykeli,
Nurosmaniye Camii’nden çalınan Kur’an-ı Kerim’i, Kumluca Eserleri’ni; İsviçre
altın, gümüş ve bronz eserlerden oluşan bir koleksiyonu; Rusya, Troya
Hazinesi’nin bir bölümünü; İtalya, Lidya Yazıtı’nı; Danimarka, Cizre Ulucami’nin
kapı tokmağı ve Seyyid Mahmut Hayrani’nin türbesinden çalınan sandukayı devlet
müzelerinde sergilemesine rağmen Türkiye’ye iade etmiyor.
Zaman - Ali İhsan Aydın |