|
Afyonkarahisar ve
Lisesi
Kentlerin özgün kimliklerini belgeleyen kanıtların başında 'isimleri'
geliyor. Çünkü, çağlar boyunca bütünleştikleri kültürlerle olan 'dil
akrabalıkları' günümüzdeki isimlerinde de sürüyor...
Bu bağın kopartıldığı az sayıdaki kentlerden 'Afyon' un simgesi 'Karahisar
Kalesi' de sadece ünlü türküsünde değil, yüzlerce yıl isminde de yaşadı...
1920'lere kadar 'Karahisar Sahip' olarak da anılan kente, daha sonra buraya
has 'haşhaş' ekimi nedeniyle 'Afyonkarahisar' denildi. Ne var ki o uğursuz 12
Eylül darbesinin 'kültür yoksunu' politikalarıyla birlikte ismi sadece Afyon'a
dönüştürüldü...
O günden bu yana ise böylesi bir vefasızlık asla hazmedilemedi... O kadar ki
kentin 'alameti farikası' (logosu) olarak hep aynı kaleyi gösteren grafikler
kullanıldı. Her 'Afyon' denildiğinde, 'Karahisar' söylenmese bile zihinlerde
ekleniverdi...
İşte bu özlemi sonlandıran ve kentin adını yeniden geçmişiyle buluşturan da
Vali Muzaffer Dilek ...
7 Afyon milletvekilinin imzasıyla gerçekleştirilen 'isim değişikliği'
sonucunda, devlet daireleri arasında tabelasını ilk değiştiren de
'Afyonkarahisar Valiliği Emniyet Müdürlüğü' oldu...
Geçmişi 'algılayabilmek'
Peki, bir kentin yok edilen tarihsel adına yeniden kavuşması, ''geçmişini
algılaması'' na yeter mi?
Bu soruya yüksek sesle ''hayır'' diyerek, aynı duyarlılığı kültürel mirasın
yaşatılmasında da gösteren Vali Muzaffer Dilek'in en anlamlı hizmetlerinden biri
tarihi ''lise binası'' nın restorasyonu.
Cumhuriyetin ilk yıllarından bu yana nice ünlü aydının yetiştiği binanın
kurtarılarak aynı işlevle yaşatılması, eğer kentin adı değişmeseydi, belki de bu
kadar heyecan verici olmayacaktı. Çünkü bu lisenin adı da tıpkı geçmişindeki
gibi artık 'Afyonkarahisar Lisesi' ...
Binanın geçenlerde yapılan açılış töreninde, özelikle 'öğrencilere' seslenen
'Afyonkarahisar Valisi' diyor ki; ''Sizler tarihi bir kentte yaşıyorsunuz. Bu
ayrıcalığın bilincinde olunmalıdır. Bu konuda Afyonkarahisar ili coğrafyasında
doğup büyüyenlere önemli sorumluluklar ve görevler düşmektedir. Sizlere sormak
isterim: Kale ve civarındaki tarihi ve eşsiz doku, kaç ilde daha bulunabilir?''
Ve şunları eklemiş: ''Benim sizden beklediğim bugünden başlayarak lisenize,
gelecekte de kentin sakinleri olarak Afyonkarahisar'ın tarihi ve kültürel
mirasına sahip çıkmanızdır...''
Vali Dilek'in bu 'dileği' için en anlamlı güvencelerden biri kuşkusuz yine
kentin tarihi lisesi... Hükümetlerin bu gibi eski okul binalarını yaşatmak
yerine 'turistik tesis' için satmaya kalkışmalarına da adeta bir 'uygulamalı
ders' niteliğinde...
Hele son zamanlarda Milli Eğitim Bakanlığı 'nca üretilen sözde 'milli' (!)
ama özde ve görünümde 'arabesk' yeni okul projeleri karşısında ise en doğru
'kamusal davranış' örneği...
Vali, restorasyonla ilgili olarak da şu bilgileri veriyor:
''Cephelerdeki yapay sıvalar kaldırılarak eski haline getirildi; bodrum
katındaki 50-60 yıllık toprak, hurda ve çöp yığını temizlendi; ahşap doğramalar
meşe ağacıyla aslına uygun yenilendi. Sınıflardaki sıralar, kürsüler ve diğer
araç gereç tarihi yapıyla uyumlu hale getirildi...''
Temizlikle birlikte alt katta ortaya çıkan yeni mekânlar dil laboratuvarları,
resim atölyeleri, müzik odaları gibi işlevlerle kullanılacak ve aynı yerde 'okul
müzesi' de yer alacak...
Tarihle buluşmanın projeleri
Afyonkarahisar'da, kentin tarihsel ismine kavuşması coşkusuyla bütünleşen
projeler liseyle sınırlı değil. Örneğin, kentin bir başka tarihi okul binası
olan 'Kadınana İlköğretim Okulu' da restore edildi.
Yine valiliğin gerçekleştirdiği, Şuhut ilçesindeki 'Atatürk Evi Müzesi' , Ulu
Önder'in Kurtuluş Savaşı'nda 'Büyük Taarruz' için son hazırlıkları yapmak üzere
'karargâh' olarak kullandığı konağı da kurtarmış oldu. 'Afyonkarahisar Kültür
Evi' ile 'Yerel Yönetimler Evi' de yeni işlevlerle onarılan diğer kültür varlığı
örnekleri...
'Gâvur Hamamı' olarak bilinen ve 'Semt Evi' olması tasarlanan tarihi 'Millet
Hamamı' nın restorasyonu; Bolvadin ilçesindeki tarihi 'Yanık Kışla' nın;
'Sultandağı Sahipata Kervansarayı' nın onarımları ile Afyonkarahisar Kalesi'ne
çıkan yolları ve çevresindeki sokakları sağlıklılaştırma çalışmaları da 2005
yılı için planlanan proje ve uygulamalar...
Böylesine bir kültürel seferberlikten eski 'Vali Konağı' binasının da
nasibini alabilmesi için yıllardır ihmal edilen 'eski eser tescili' bile yine
Vali Dilek'in Koruma Kurulu'na başvurusu ile yapılıyor... 'Tarihi Bedesten' in
restorasyon projesi mülk sahiplerince değil, valilikçe hazırlatılmış. 'Taş Han'
ın restorasyon projesi de tüm bu çalışmalar için 2003 yılı Eylül ayında kurulan
'Valilik Restorasyon Proje Bürosu' nda tamamlanmak üzere...
Frig vadisine gezi
Afyonkarahisar, aynı zamanda 'arkeoloji' siyle de buluşuyor...
Örneğin 'Frig Vadisi' nin düzenlenmesi ve altyapısının tamamlanması kapsamında,
'Ayazini' gezinti yolları projesi hazırlanıyor. 'Valilik Planlama, Strateji ve
Bilgi Merkezi' nde tüm sit alanlarının yeniden tespiti ve coğrafi bilgi
sistemine aktarılması çalışmaları devam ediyor.
2005 yılında, ildeki tüm tarihi yapıların eksiksiz koruma altına alınması
için de tescil ve rölöve çalışmalarına başlanmış. 1905 yılından önce yapılmasına
rağmen kültür varlığı kaydı bulunmayan Emirdağ İnkılap İlköğretim Okulu , aynı
konumdaki Bayat İlçesi Kaymakamlık Binası ve Sinanpaşa 'da bulunan eski halk
eğitim merkezi binası da valilikçe korunması gerekli kültür varlığı olarak
tescil ettirilerek kurtarma programına alınmış...
İşte bütün bunlara önderlik eden vali, öğrencilere seslenişini şöyle
tamamlıyor: ''Cumhuriyet döneminde yaratılan kültürel varlıklarımızdan
başlayarak ulusumuzun ve insanlığın yarattığı tüm değerleri korumak bu ülkenin
yurttaşları olarak ortak görevinizdir...''
Cumhuriyet - Oktay Ekinci |