|
Yaşanabilir bir dünya
için ilk küresel adım
Uluslararası
Kyoto İklim Protokolü, dün TSİ 07.00 itibarıyla resmen yürürlüğe girdi. Ancak
ABD’nin protokolü onaylamaması, sözleşmenin yeryüzü ve canlılar bakımından
sağlayacağı yararı azaltacak. Çünkü ABD, sera etkisini artıran gazların beşte
birini tek başına atmosfere salıyor.
Japonya’nın eski imparatorluk başkenti Kyoto’da 1997 yılında imzalanan
sözleşme, ABD Başkanı George Bush tarafından 2001’de yerden yere vurulunca
unutulmaya başladı. Ancak Rusya, geçen kasım ayında sözleşmeyi onaylayınca,
tartışma yenidan canlandı. Sözleşmenin yürürlüğe girmesi nedeniyle dün Kyoto’da
tören düzenlendi. Ayrıca bütün dünyadaki çevre kuruluşları da gösteriler yaptı.
140 ülke imzaladı
BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin hayata geçirilmesi amacıyla Kyoto’da
oluşturulan protokol, sanayileşmiş ülkelerdeki sera gazı emisyonlarının
indirilmesini hedefliyor. Atmosferdeki sera gazı birikimlerini, insanın iklim
sistemi üzerindeki tehlikeli etkilerini önleyecek bir düzeyde durdurmayı
amaçlayan protokole göre sanayileşmiş ülkeler, 2008-2012 yılları arasında, iklim
dengesi üzerinde tehdit oluşturan başta karbondioksit olmak üzere gaz
salınımlarını 1990 yılındaki seviyenin yüzde 5.2 altına çekecekler. Bu sayede
sera etkisi azaltılarak küresel iklim değişikliklerinin önlenmesi ve doğal
dengenin korunması amaçlanıyor. Protokole bugüne kadar 39’u sanayileşmiş,
140’tan fazla ülke imza koydu. Sanayileşmiş ülkeler arasında yer alan ve
atmosfere salınan sera etkisine yol açan gaz salınımından tek başına yüzde
36.1’inden sorumlu olan ABD ile yüzde 2.1’inden sorumlu Avustralya ise protokole
halen taraf olmayı reddediyor.
İmzalamayan ülkelerden biri de Türkiye
Türkiye, Kyoto Protokolüne ABD ile birlikte imza atmayan ülkelerden. Çevre ve
Orman Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Hasan Sarıkaya, Türkiye’nin de taraf olduğu
İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne ilişkin ‘Ulusal Bildirim Raporu’nun
yılın ikinci yarısında yayınlanacağını bildirdi. Prof. Sarıkaya, Ulusal Bildirim
Raporu’nda ülkenin sera gazı emisyonları envanterleri ve ileriye yönelik bir yol
haritasını sunma gibi zorunluluk bulunduğunu belirtti. Prof. Sarıkaya, İklim
Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin uygulama aracı olan Kyoto Protokolü’ne
Türkiye’nin taraf olması konusunda ise şimdilik bir takvim veremeyeceğini
belirterek, ‘Ulusal Bildirim Raporu çalışmaları esnasında, yani 2005 yılı sonuna
doğru takvimle ilgili bazı noktalar açığa kavuşur’ dedi.
Böyle giderse 100 yıl sonra felaket
Dünya Doğayı Koruma Vakfı’na (WWF) göre küresel ısınma ve sera gazının etkileri
konusunda yapılan bilimsel araştırmalar, önlem alınmadığı takdirde bu yüzyıl
sonunda dünya sıcaklık ortalamasının 2 derece artacağını öngörüyor.
Önlem alınmadığı takdirde, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin
önümüzdeki 20 yıl içinde belirgin biçimde ortaya çıkacağı, 2026-2050 yılları
arasında hiçbir şey yapılmadığı takdirde ise hem dünyanın, hem de insanlığın
büyük felaketler zinciri içinde kalacağı belirtiliyor.
Hürriyet |