reklam

03 Mart 2005 Perşembe
Ana Sayfa > Haberler

Müsteşar Sabri Erbakan İstanbul’a Dozerle Gelirse...

İstanbul’a 3. köprü fikri bilindiği gibi bir süredir tartışılıyor. Buna en güzel örnek olarak da yakın Arnavutköylüler ile Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Müsteşarı Sabri Erbakan’ın arasında zaman önce gerçekleşen “tartışma” gösterilebilir.

Ancak “tartışma” kelimesine burada dikkat çekmek gerekiyor. Yapılacağı kesin olan, engellenemeyecek birşeye bir parça da olsa ses yükseltme eylemini tanımlıyor "tartışma" kelimesi ve akabinde de engellenemeyecek şeyin yapılmasıyla da sonlanıyor herşey. Özellikle konu kent olduğunda "tartışma" olması gereken karşılıklı fikir alışverişini, demokratik bir ortamda ortak sorunların konuşulmasını ve çözüm arayışını belirten "tartışma" olmuyor hiçbir zaman.

İşte 27 Şubat 2005 tarihli gazetelerde, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Müsteşarı Sabri Erbakan’ın, İstanbul Boğazı’na yapılması düşünülen 3. köprü projesi ve bu projeye karşı uzun yıllardır direnen Arnavutköylüler ile ilgili olarak yayınlanan görüşleri:

“Daha önce Arnavutköy diye bir şeyler çıkmıştı. Arnavutköylüler geldi. Biz trafik, egzoz dumanı istemiyoruz dediler. Ben de onlara köprü istemiyorsanız, ata binin, karşıya da yüzerek geçin dedim. Yok orada olmasın, yok burada olmasın. Dünyanın hiçbir yerinde böyle birşey yok. 3. köprüyü en kısa zamanda gerçekleştireceğiz” diyen Sabri Erbakan, bu projenin kamuoyu önünde tartışılması için Nisan 2003 tarihinde kendisini İstanbul’a davet eden Arnavutköylüler’e “İstanbul’a gelirsem buldozerimle gelirim”(!) ifadesini de kullandı.

3. köprü yapımına karşı olduklarını belirten Arnavutköylüler’e Müsteşar Erbakan’dan gelen yanıt oldukça düşündürücü. Kente ve kentlilere yaklaşımı çok ilginç olan Müsteşarın İstanbul’a geliş biçimi de ayrıca dikkat çekici bir nokta gibi gözüküyor.

Arnavutköylüler Semt Girişimi (ASG) de Müsteşar’ın bu açıklamaları üzerine bir duyuru da bulundular;

“Günümüzde çevre bilinci öne çıkmıştır. İnsanların onayı olmadan, devletlerin yaşam alanlarını tümüyle değiştirmesinin artık mümkün olmadığı biliniyor. Devletin, insanların mutlu ve huzurlu yaşamasını sağlamakla yükümlü olduğu gerçeğini vurgulayan 21. yüzyılın çağdaş yaklaşımı, anlaşılan sayın müsteşara ulaşmamıştır.

Devleti temsil eden sorumlu bir yetkilinin, kendi bahçesine samanlık yapmayı planlar gibi, İstanbul halkının ve Arnavutköylülerin tepesine, ilgili akademik/bilimsel kurumlara ve sivil toplum örgütlerine göre asla ulaşım sorununu çözmeyeceği çok iyi bilinen bir köprüyü yaptıracağını ilan etmesindeki tehdit içeren ve insana saygısız mantığı anlamak olanaksızdır. Çözüm köprülerden vazgeçilmesi ve Marmaray Raylı Tüp Geçişi gibi toplu ulaşım sistemlerinin yaygınlaşmasıdır.

Siyasal gücü elinde tutanların, çağımızda vatandaşlarını aşağılamaya ve yasalara aykırı girişimlerde bulunmaya asla hakları yoktur.

Biz Arnavutköylüler, bilinçli yurttaşlar olarak, Müsteşar’ın alaycı ifadelerini şiddetle reddediyor ve bu konuda yasal girişimde bulunacağımızı duyuruyoruz.

Bu talihsiz açıklamaların müsteşarca geri alınmasını istiyoruz.”

Bu tip çağrılara -içeriğine katılsak da katılmasak da- kentlilik bilincine ulaşabilmek, 15 milyon insanın hepberaber nasıl yaşaması gerektiğini öğrenmek için hepimizin en başta da kendisi de kentte yaşayan Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Müsteşarı Sabri Erbakan’ın kulak vermesi gerekiyor.
Arkitera-Gülin Şenol

 

Mart 2005 Arşivi

pt sl çr pr cm ct pz
01 02 03 04 05 06
07 08 09 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31      
diğer aylar için tıklayın

Kitap

Suyun Altında Yerin Üstünde
Editör: Pınar Gökbayrak
Grafik Tasarım: Aslı Ayhan

Arkitera Mimarlık Merkezi Yayınları

Ücret: 30 milyon TL

(30 YTL). Dağıtım ve kargo masrafları dahil.

  

Copyright © 2000-2002 Arkitera Bilgi Hizmetleri [email protected]

Reklam vermek için - Danışmanlarımız - Editörlerimiz