|
Deprem riskine rağmen
halk çürümüş evlerden çıkmıyor
Depreme hazırlık çalışmalarının
başladığı yer olan Zeytinburnu’nda Belediye Başkanı Murat Aydın, yıkılma riski
taşıyan evlerdeki insanları evlerinden çıkmaya ikna edemediklerini söyledi.
Aydın, art niyetli kimselerin halkı kışkırtarak çalışmaları sabote ettiğini
açıkladı.
İstanbul’un ilk deprem master planı
uygulamasına ev sahipliği yapan Zeytinburnu’nda Belediye Başkanı Murat Aydın,
ilçede yapılan incelemeler sonunda çürük evlerde oturan kişilerle
görüştüklerini; ancak olumlu yanıt alamadıklarını söyledi. “Adamın elinde fırsat
olsa bizi öldürecek.” diyen Aydın, bazı art niyetli kişilerin ‘Evlerinizi yıkıp,
arsalarını yüksek fiyatlardan satarak rant elde edecekler’ şeklinde propaganda
yaparak, halkı galeyana getirdiğine dikkat çekti.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi
Araştırma Planlama ve Koordinasyon (APK) Daire Başkanlığı, şehri depreme
hazırlamak ve afet yönetimi için bir toplantı düzenledi. Çeşitli sivil toplum
örgütleri ile Büyükşehir’in ilgili birimlerinden yöneticilerin katıldığı
toplantıda, Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Prof. Dr.
Fazlı Oktay ve İstanbul’un örnek deprem uygulamasına ev sahipliği yapan
Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın da katıldı. Çürük olduğu için
boşaltılan bir binada oturan 32 ailenin, “Ölürüz buradan gitmeyiz, bir kuruş
para da vermeyiz. Burayı devlet yapmak zorunda.” şeklinde cevap verdiğini
kaydeden Aydın, “Bu anlayışla İstanbul’u depreme, 50 milyar dolara
hazırlayamayız. Biz ABD, Almanya, Japonya değiliz. Etimiz belli, budumuz belli.
Halk da fedakarlıkta bulunacak.” dedi. “İnsanları, yıkılması gereken çürük
evlerinden bile çıkaramıyoruz. ‘Ölürüz de evimizi boşaltmayız’ diyorlar.”
şeklinde konuşan Aydın, bu durumun sadece yasalar ile çözülemeyeceğini, devletin
de cebri metotlar kullanması gerektiğini kaydetti. Tarihî ve kültürel
varlıkların da öncelikli koruma bölgeleri ilan edilmesini isteyen Prof. Işıkara,
halkı eğitmek amacıyla, on binlerce kişinin katıldığı geniş çaplı bir ‘deprem
tatbikatı’ yapılmasını, Büyükşehir’e bağlı bir ‘sivil toplum örgütü platformu’
oluşturulmasını teklif etti. Deprem sonrasında şehrin nasıl planlanacağının
şimdiden belirlenmesi gerektiğini ifade eden Prof. Kadıoğlu, KOBİ’lerin de
depreme hazırlanması gerektiğini söyledi. İstihdamın büyük bölümünü sağlayan
KOBİ’lerdeki hasarın, deprem sonrası sosyal problemlere yol açacağını vurgulayan
Kadıoğlu, “Olası depreme ilk müdahaleyi yapacak komşu iller de hazırlıklarını
tamamlamalı.” diye konuştu. İstanbul’un nüfusunu azaltacak radikal tedbirlerin
bir an önce hayata geçirilmesini isteyen Prof. Oktay ise, “Olası bir depremde
100 bin ölümden, 5 bin doğalgaz yangınından, Cerrahpaşa ve Çapa’nın tamamen
kullanılamaz hale geleceğinden bahsediliyor. Bu büyüklükte bir felakete hangi
ekiple müdahale edeceksiniz?” diye sordu.
Binaların zemin ve teknik denetiminin
önemine işaret eden İstanbul Sivil Savunma İl Müdür Muavini İbrahim Tarı, proje
yapan ve yaptıranların deprem bilinciyle hareket etmelerini istedi. Afet
durumlarında telefonların çalışmadığını da hatırlatan Tarı, insanların doğru
bilgilendirilmesi için ‘Afet radyosu’ kurulması gerektiğini ifade etti.
İstanbul’da yaşayanların ihtiyaçlarını
karşılamak için teklifleri değerlendireceklerini söyleyen araştırma müdürü Nihat
Karainci, Büyükşehir’in her bir faaliyet alanı içinde toplantı yapacağını
söyledi. Arama toplantıları, İstanbul için vizyon projelerinin ortaya konulması
ve izlenecek yol haritasının belirlenmesi açısından önem taşıyor.
Zaman - Habibe Demrican |