|
"Turn on" Mimarlık
Festivali

Turn on Mimarlık Festivali’nin üçüncüsü
4-5 Mart 2005 tarihleri arasında Viyana’da yoğun bir katılımla gerçekleşti.
Festival, çok farklı mimar profillerini ve toplumun farklı kesimlerini de bir
araya getirdi. Avusturya’da ve dünyadaki güncel mimarlık ürünleri, uygulamalar,
özellikle de yeni inşa edilmiş konut yapıları festival katılımcılarının ana
konularıydı.
Daha önceki yıllardan farklı olarak
müşterilerin de söyleşi bölümünde yer aldığı festival, mimarlığın toplumun
derinliklerine etkime gücünü ortaya koyduğu söylenebilir. Keza izleyiciler
sadece mimarlık çevresinden insanlar değillerdi, festival toplumun her
kesiminden ilgili kişileri biraraya getirebilme görevini bu bakımdan yerine
getirmiş görünüyordu . Bu da mimarlık gibi hayatımıza derinden etkiyen bir
olgunun toplum tarafından anlaşılmasının ve ilgi odağı olabilmesinin bir sonucu
olsa gerek.
Festival son derece kompakt bir
şekilde, mimarların son yıllardaki işlerine dair bir gündem özeti niteliğindeydi
denebilir. Özetle kısa ama oldukça dolu bir festivalin ardından katılımcı
mimarlardan akıl köşelerinde kalanlar sunlar:

Veech.media.architecture tarafından
yapılan 4 Mart 2005 Cuma gününün ilk sunumunda dijital mimarlık gerçeklik ve
uygulama arasındaki geçişlere dair izler gösterildi. Dijital tasarım süreci ve
sürecin uygulamaya kadar takip ediliş şekli açısından ilgiye değer sunum, BMW
icin protatif bir pavyonu da içermekteydi.
Walter Pacher “Bugünün Mimarlığında
Geleceğin Malzemesi“ konulu sunumunda, özellikle aluminyumun yoğunluklu
kullanıldığı yapılardan örneklerle 21. yüzyılın aluminyum ve benzeri hafif
metallerle üretilen kabukların yüzyılı olacağını belirtti. Malzeme ve mimarlık
karakteri arasındaki vazgeçilmez bağın üzerinde durdu.
4 Mart 2005 Cuma gününün son sunumu
Klaus Bollinger tarafından, “Adapte Edilmiş Taşıyıcı Sistemler“ konusu
üzerineydi. Sunumda taşıyıcı sistemin sadece bir öğe olarak değil, tasarımın bir
parçası olarak ele alındığı örnekler gösterildi. Taşıyıcı sistemin tasarım
objesinin gövdesine aplike edilişi, gövdenin et ve kemikten oluşan bileşenleri
gibi , tasarım objesinin yekpare olarak ele alınma kriterleri üzerinde duruldu.
5 Mart Cumartesi günü festivale
katılımın yoğunlaştığı gündü. Saat 13:00’dan 22:00’a kadar ardı ardına,
mimarlar, bazısı ekip bazısı tek olmak üzere 15 farklı sunum yaptı.
İlk
sunum Holodeck Mimarlık tarafından son dönemde yapılan 2 konut yapısına dairdi.
Katlanan ve topoğrafyaya bağlı olarak değişen düzlemlerle tasarlanan 2 konut,
tasarımın ilk aşamalarından uygulama aşamasına kadar imajlar ve çizimlerle
aktarıldı. 2 konutta da gözlenen iç - dış akışı ve dışarının iç mekanı
şekillendiriş biçimiydi. Mimarlar sunumlarında yere bağlanmanın farklı
şekilleriyle, kimlik oluşturabilme biçimlerine dair örnekler de vermiş oldular.
Ardından “Schwarzer Laubfrosch“
tarafından tasarlanan son dönem konutları sunuldu. Ekibin yaptığı daha çok
”texturel“ kaplama ve dokuya dair çalışmalardı. Mimarlığa alışılmışın dışında
yorumlamaları izleyiciye başka bakış açılarını gösterdi. Doku tekrarları ile
mekanın erimesine yönelik, döşeme tavan ve duvar ayrımını ortadan kaldıran,
yanılsamalara sürükleyen bir bakıma sürreal bir mimarlıktı sunulan.
Walter
Szelzhammer sunumunda, Orta Avrupa’da tükenmekte olan konut alanları için
geliştirdiği yaşam formlarını tanıttı. Calışmalarında konut yapılarının önemine
ve iyi konut üretmenin zorluklarına değindi. Konuşmada özellikle avlulu kompakt
sıraevler konusunda inşa edilmiş örneklerden bahsedildi. Tasarım aşamasından
yapım aşamasına kadar detaylarıyla aktarılan projelerde, kullanıcıların
yorumlarına da yer verildi. Kompakt ve masif formlarına rağmen avlulu blokların
iç mekanlarda sundukları ışık kalitesi ve yerleşim imkanları projelerin dikkat
çeken yönleriydi.
Cunno Brulmann konuşmasında Viyana’da
bir yarışma sonucunda kazanılan “WienerbergCity“ isimli bir konut-iş bloğunu
tanıttı. İlk yarışma çizim ve imajlarıyla başlayan sunum yarışma kazanıldıktan
sonra çıkan sorunlar , detaylandırma biçimleri ve yarışmadan sonra projenin
nasıl değiştiğini espirili bir şekilde izleycilere aktarıldı. Ofis ve konut
alanlarını başarıyla biraraya getiren projede malzeme seçimleri ve mekan
kalitesi dikkat çekiciydi.
Baumschalger-Eberle sunumunda
“Wervalter“ isimli konut yerleşimini tanıttılar. Tarihi bir çevrede yapılan
tasarımda, tarihi dokuya yaklaşım, arazide yer alan ağaçlar ve değişebilecek
fonksiyonlar gibi parametrelerin tasarıma nasıl girdi olarak alındığı aşama
aşama anlatıldı. Tuğla ile üretilen, sakin farklı bölüntülü cephelerin çevreyle,
kontrastla kurduğu bağ ve planlamadaki başarı projenin ilgi çeken yönleriydi.
Ayrıca mimar olarak tasarım olgusuna genel anlamda nasıl yaklaştıklarına dair
verdikleri ipuçlarıyla da izleyicileri bigilendirdiler.
Zaha
Hadid konuşmasında son zamanlarda yaptıkları çalışmalarından örneklerle
izleyicinin karşısına çıktı. Genel tasarım prensiplerinden ve konuyu ele alış
şekillerinden bahsettiği konuşmasında, özellikle kentsel bağlamdaki
düşüncelerini aktaran mimar, küçük ve büyük ölçekli yapılardan şantiye
fotoğraflarına kadar renkli ve hızlı bir sunum yaptı. Sunumun ardından
gerçekleştirilen sohbette, calışmalarını tek başına yapmadığını iyi ve yaratıcı
bir ekiple birlikte calıştıklarını belirtti. Kabul görmesinin çok uzun zaman
aldığını, ancak yaptıkları işlerin çok yoğun calışmalarla ortaya çıktığını
belirten mimar, “Bir zamanlar hiç işimiz yoktu şimdi yapacak çok şeyimiz var,
sürekli çalışıyoruz ve öğreniyoruz“ diyerek konuşmasını bitirdi.
15 katılımcı, peyzaj mimarlığından,
konut mimarlığına kadar farklı alanlardan örneklerle, Viyana’daki ORF radyo
evinde 700 kadar izleyiciyi biraraya getirdi. Festivalin en iyi yanlarından biri
aralarda radyo evinin fuayesinde ya da kafesinde mimarlarla birebir konuşma
imkanının olmasıydı belkide. Toplumu mimarlıkla buluşturmanın ana amaç olduğu
festival, mimarlarla sohbet edip tartışma olanağını da sunması adına , aynı
zamanda bir diyalog platformu görevini de üstlenmiş oldu.
Festivalin kapanış konuşmasında, 2006
yılında yapılacak olan Turn on Mimarlık Festivali için izleyiciler tekrar davet
edildi.
Ömer Selçuk Baz |