|
İstanbul’a TV Kulesi
Semazen Heykeli, 3. Köprü derken bu sefer de İstanbul TV Kulesi önerisi gündeme
geldi. Marie-Antoinette’yi hatırlatan bu öneriler, “ekmek bulamıyorlarsa pasta
yesinler” sözünün “yaşadıkları bölgeden memnun değillerse TV kulesine çıkıp
manzara seyretsinler” versiyonu. Tabi seyredecek manzara kaldıysa...
Mimar Kentbilimci Prof. Dr. Ahmet Vefik
Alp, 10 Mart Perşembe günü, bu konuda basına bir duyuru yaptı ve bakın neler
söyledi;
“Kuleler, Kazıklar.......!
Nasıl idare edildiğimizi,
kaynaklarımızın nasıl savrulduğunu görebilmek için binlerce konudan sadece bir
tanesine, İstanbul TV kulesi meselesine bakmak yeterlidir.
İstanbul’un en yüksek noktası, Çamlıca
Tepesi geçmişte güzeldi. Çay bahçesi vardı. Mesire yeriydi Kurtuluş günlerinde
büyük ateş yakılırdı. Arka tarafta yatırın mezar taşına metal para basılır, taşa
yapışık kalırsa dileklerin gerçekleşeceği varsayılırdı. Şimdi büyük Çamlıca
Tepesi çarpık yapılaşma ile kaybedilmiş durumda. Şekilsiz restoranlar, gecekondu
büfeler tepeyi sarmış. Kaçak yapı cenneti Ümraniye arka yamaçları teslim almış.
Önden illegal apartmanlar Boğaziçi Köprüsü’ne doğru iğrenç bir görüntü veriyor.
Küçük Çamlıca’nın durumu da içler
acısı. Marmara’ya bakan etekleri turızm alanıydı. Yıllar önce bir büyüğümüz bu
düzeni deldi. Turizm izni ile duvarlar arkasında apartmanlar yaptı. Sonrası
geldi, burası da tümüyle kaybedildi.
Çamlıca Tepesi’ne 30 yıl kadar önce bir
TV kulesi yapılmıştı. Acak tam bitirilmedi, kullanılmadı. Geçtiğimiz yıllarda
Beylikdüzü’e ikinci bir TV kulesi inşa edildi. O da hizmete verilmedi. Bu arada
sözde sir alanı Çamlıca bir metal yığını haline getirildi. Her radyo, her tv
için onlarca acube TV anteni yapıldı, her biçim, her yükseklikte var. Bir de
altlarında berbat yapılar var. Okmeydanı’nda da benzer metal kuleler İstanbul’u
kirletmeyi sürdürdü. Başkan’ımızın Semazen Heykeli dikmeyi düşündüğü
Hayırsızada’nın hemen yanındaki Kınalıada’da bu metal kirlenmesinden nasibini
aldı.
Şimdi metal anten çöplüğünü ortadan
kaldırmak için Çamlıca’ya yeni bir TV kulesinden bahsediliyor.
O zaman öncekiler niçin yapıldı,
parasını kim ödedi?
Çağdaş kentlerde TV kulesine özen
gösterilir, bir kez ancak güzel ve doğru yapılır. Ünlü mimarlara çizdirilir.
Örneklerden bir tanesi Barcelona’a. 288 metre. Ünlü İngiliz mimar Norman Foster
1992’de tamamlamış. Turistlerin ziyaret noktası, şehri yukarıdan seyrediyor,
resimliyorlar. Bizler ise kaynakları yanlış ve eksik projelere harcıyarak
fakirleştik. Kuleler yaptık çöpe attık, kuleler kazıklar oldu...
Yapılırsa 3. TV kulesinin tepesine
çıkan turist ne resmi çekecek. Şekilsiz, illegal yapıları mı, milyonu aşkın
gecekonduyu mu, Boğaziçi’ndeki yüksek gerilim direklerini mi...?
Misafirleri yukarı cıkarmasak daha iyi.
Kirlenme aşağıdan bu kadar algılanmıyor...!”
Arkitera - Gülin Şenol |