|
Türkiye'ye su uyarısı
Türkiye'nin su kaynakları açısından Ortadoğu
ülkelerine göre zengin, Avrupa ülkelerine göre ise daha az potansiyele sahip
olduğu, önlem alınmadığı takdirde 2030 yılından itibaren de su sıkıntısı
yaşanabileceği bildirildi.
İçme suyu ve atıksu hizmeti alanında dünyanın büyük
şirketleri arasında yer alan Thames Water'ın Türkiye Direktörü Evren Köprülü, 22
Mart Dünya Su Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, günümüzde yaklaşık 1.1
milyar kişinin içme suyuna, 2.4 milyar kişinin ise yeterli hijyen koşullarına
ulaşamadığını belirtti.
Dünya Su Günü'nün bu yılki temasının 'Hayat İçin Su'
olarak belirlendiğine dikkati çeken Köprülü,''Bu yılın bir özelliği de 2005-2015
yıllarını kapsayan (Hayat İçin Su - Uluslararası On Yılı) adlı uluslararası
programın başlatılmasıdır'' dedi.
Köprülü, 1981-1990 yılları arasında ilki uygulanan
programda, 1 milyarın üzerinde kişinin içilebilir suya, yaklaşık 770 milyon
kişinin de yeterli hijyen koşullarına erişmesinin sağlandığını ifade ederek,
''Ancak halen ulaşılması gereken noktada değiliz. Önümüzdeki 10 yıllık program
dahilinde, temiz suya ve yeterli hijyene sahip olmayan insan sayısının yarıya
indirilmesi amaçlanıyor'' diye konuştu.
Türkiye'nin durumu
Su kaynakları dağılımındaki eşitsizliğin yanı sıra, küresel ısınma, kuraklık,
hızlı nüfus artışı ve kirlenmenin, su zengini sayılabilecek ülkeleri bile yakın
gelecekte su sıkıntısı ile karşı karşıya bırakacağını savunan Köprülü, şunları
kaydetti: ''Ülkemiz su kaynakları açısından Ortadoğu ülkelerine göre daha zengin
olmasına rağmen, Avrupa ülkelerine nazaran daha az potansiyele sahip. Buna
rağmen kaynaklarımızı hiç tükenmeyecekmiş gibi savurganca kullanabiliyoruz. 2030
yılına doğru su sıkıntısı tehdidiyle karşı karşıya kalacağımız tahmin ediliyor.
Dolayısıyla su kaynaklarımızın geliştirilip korunması, gelecek nesillere
sağlıklı ve yeterli kaynaklar bırakılabilmesi için (Bütünsel Su Kaynakları
Yönetimi) gibi yaklaşımlar, Avrupa Birliği süreci de dikkate alındığında hayati
önem taşıyor. Su ile ilgili mevzuata uyum için 30 milyar avronun harcanması
gerektiği de düşünüldüğünde, planlama ve uygulama konusunda özel sektör katılımı
da kaçınılmaz hale geliyor.''
Haber Türk |