reklam

28 Mart 2005 Pazartesi
Ana Sayfa > Haberler

Dünyanın tasarımı bu dergide

1987’den beri dünyada yayınlanan Elle Decor dergisi, nisan ayından itibaren Türkiye’de. Türkiye ile birlikte toplam 21 ülkede satılacak olan Elle Decor’un çeşitli ülkelerdeki baskıları her ay toplam 1 milyon 800 bin nüsha satılıyor ve dergi 13 milyonun üzerinde okuyucu tarafından düzenli olarak takip ediliyor.

Elle Decor son trendleri ve tasarımcıları okuyucularına aktaran ilk kaynak olmakla kalmıyor, yıllardır bu trendleri yaratanlar arasında bizzat yer alıyor. Dergiyi farklı kılan bir özellik, okuyucusunu kalıplara sokup, markalara şartlandırmaması, onlara kendi stillerini yaratmaları için kaynak olması. Tüm dünyadan evlerin, yeni tasarımların ve dekorasyon trendlerinin yer aldığı Elle Decor; söyleşi, gurme, yeşil stil, seyahat ve gündem sayfalarıyla okurlarına bir yaşam biçimi sunuyor. Elle Decor’un ilk sayısı bu hafta başında piyasaya çıkıyor. 250 sayfalık derginin ana başlıkları eğilim, mekanlar, stil, gündem, tasarım, mimari, sanat, yeşil stil, fikir. İlk dosya konusu ise aydınlatma. İşte Elle Decor’un ilk sayısında yer alan bazı ilginç konular.

Mekan
Kaz Dağları’nda sök-tak usulü koza

‘Mimari anlamda bir yapı doğayla nasıl bütünleşir? Ona benzemeye çalışarak mı, saygıyla yanında durarak mı?’ Kaz Dağları’nda, bakir bir bölgede yer alan göl evi, bu soruların tümüne cevap veriyor.

Kaz Dağları’nın etkileyici doğasının içinde, yüzünü göle doğru çevirmiş, yalın mimarisiyle kozayı andıran bir ev burası. Ekolojik sisteme ve doğal ortama müdahale etmeden inşa edilmiş.

Sırtını çam ormanına dayayan, ön cephesi göle bakan evin mimarı Boran Ekinci, projesini ‘Burada doğadan ayrıldığımızı vurguluyoruz, fakat doğaya minimum müdahalede bulunuyoruz. Geniş açıklıklarla tüm doğal zenginliği mekanın içine çekiyoruz. Sade, sakin ve kullanışlı bir yapım gayreti var’ diyerek anlatıyor.

Hafif konstrüksiyon malzemelerinin tercih edildiği evin yapımında ‘sök-tak’ mantığı esas alınmış. Yapım süresi ise inanılmaz: Ev, iki aylık atölye çalışmasının ardından beş haftalık inşaat süreci sonunda tamamlanmış.

Göl evi ve bulunduğu bölge, yoğun bir iş hayatı olan ev sahibi için bir arınma mekanı. Evin yapımında, doğal yapıya dokunmamak kaygısı göz önünde tutulmuş. Yapıyı toprak zeminden koparan ayaklar, bu düşünce doğrultusunda tasarlanmış. Ayaklar aynı zamanda hava sirkülasyonu da sağlıyor. Yapı, sadece bulunduğu yere aitmiş hissi uyandırıyor ama hem formu hem de montaj kolaylığı açısından, her an başka bir yere yerleştirilecek bir konteyner gibi algılamak da mümkün.

Portre
Kaşif ruhlu tasarımcı Tord Boontje

Hollandalı tasarımcı Tord Boontje (37), yaptığı çalışmalarda eskiyle yeniyi, doğal olanla teknolojiyi bir araya getirmesiyle tanınıyor. Koleksiyonlarında yer alan süslemeli sandalyeler, metal ve ahşap masalar, cam vazolar, lazerle kesilmiş ipekliler ve separatör, onun bu özelliklerini yansıtıyor.

Ev ve binalar için yaptığı aydınlatma elemanları ise Boontje’nin kariyerinde çok önemli bir yer tutuyor. Swarovski için tasarladığı Blossom Chandelier ve müzikli avize Ting Ting Ting, Boontje’yi tüm dünyada unutulmazlar arasına sokan çalışmaları. Londra’daki Victoria and Albert Museum için tasarladığı devasa kristal avize de bu zincirin görkemli parçalarından.

Tord Boontje, Habitat için yeniden düzenlediği Garland isimli lambayı, ‘Orijinalinin hesaplı bir versiyonu’ olarak tanımlıyor. Boontje’nin Garland ile bu sene Milano Mobilya Fuarı’nın en yaratıcı ve şaşırtıcı isimlerinden biri olacağına kesin gözüyle bakılıyor.

Kuruluma hazır mobilyalar (Rough and Ready) ve ortağıyla kurduğu TranSglass firmasında ürettiği yeniden dönüşümle elde edilen cam şişeler, Boontje’nin herkese ulaşabilen yanını simgeliyor. Sanatçının Authentics için tasarladığı ‘Sofra Öyküleri’ isimli seride resimli seramik tabaklar, bardaklar, sofra örtüsü ve plastik tepsi gibi ürünler var. Boontje bugünlerde İtalyan Bardelli firması için, suluboya resimlerden esinlenerek renkli ve platin bir karo koleksiyonu hazırlıyor.

Tord Boontje, Hollanda’da Eindhoven Tasarım Akademisi’nde endüstri tasarımı okuduktan sonra 1992’de Londra’daki Royal College of Art’a geçti ve ilk çalışmalarını ortağı Emma Woffenden’la birlikte yeniden dönüştürülmüş alternatif malzemelerle gerçekleştirdi. New York, Londra, Milano gibi tasarım merkezlerinde pek çok sergi açtı, Blueprint, Dedalus Tasarım Yarışması ve Elle Decoration Uluslararası Tasarım Yarışması gibi organizasyonlarda birçok kez yılın tasarımcısı seçildi.

Yap yakıştır
Yeniden tasarlamak, gerekiyorsa onarmak, birbirine yakıştırmak... Eski mobilya ve objelerle hiçbir kurala bağlı kalmaksızın özgürce dekorasyon yapmak yükselen trend. Ardiyedeki, çatı katındaki ya da sandıktaki eşyalar yeniden keşfedilip eğlenceli bir karışımla sunuluyor.
Hürriyet

 

Mart 2005 Arşivi

pt sl çr pr cm ct pz
01 02 03 04 05 06
07 08 09 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31      
diğer aylar için tıklayın

Kültür ve sanat üzerine söylemek istedikleriniz Sanat forumunda

Arkitera.com/forum

  

Copyright © 2000-2002 Arkitera Bilgi Hizmetleri [email protected]

Reklam vermek için - Danışmanlarımız - Editörlerimiz