|
Dünyanın tasarımı bu
dergide
1987’den
beri dünyada yayınlanan Elle Decor dergisi, nisan ayından itibaren Türkiye’de.
Türkiye ile birlikte toplam 21 ülkede satılacak olan Elle Decor’un çeşitli
ülkelerdeki baskıları her ay toplam 1 milyon 800 bin nüsha satılıyor ve dergi 13
milyonun üzerinde okuyucu tarafından düzenli olarak takip ediliyor.
Elle Decor son trendleri ve
tasarımcıları okuyucularına aktaran ilk kaynak olmakla kalmıyor, yıllardır bu
trendleri yaratanlar arasında bizzat yer alıyor. Dergiyi farklı kılan bir
özellik, okuyucusunu kalıplara sokup, markalara şartlandırmaması, onlara kendi
stillerini yaratmaları için kaynak olması. Tüm dünyadan evlerin, yeni
tasarımların ve dekorasyon trendlerinin yer aldığı Elle Decor; söyleşi, gurme,
yeşil stil, seyahat ve gündem sayfalarıyla okurlarına bir yaşam biçimi sunuyor.
Elle Decor’un ilk sayısı bu hafta başında piyasaya çıkıyor. 250 sayfalık
derginin ana başlıkları eğilim, mekanlar, stil, gündem, tasarım, mimari, sanat,
yeşil stil, fikir. İlk dosya konusu ise aydınlatma. İşte Elle Decor’un ilk
sayısında yer alan bazı ilginç konular.
Mekan
Kaz Dağları’nda sök-tak usulü koza
‘Mimari anlamda bir yapı doğayla nasıl bütünleşir? Ona benzemeye çalışarak mı,
saygıyla yanında durarak mı?’ Kaz Dağları’nda, bakir bir bölgede yer alan göl
evi, bu soruların tümüne cevap veriyor.
Kaz Dağları’nın etkileyici doğasının
içinde, yüzünü göle doğru çevirmiş, yalın mimarisiyle kozayı andıran bir ev
burası. Ekolojik sisteme ve doğal ortama müdahale etmeden inşa edilmiş.
Sırtını çam ormanına dayayan, ön
cephesi göle bakan evin mimarı Boran Ekinci, projesini ‘Burada doğadan
ayrıldığımızı vurguluyoruz, fakat doğaya minimum müdahalede bulunuyoruz. Geniş
açıklıklarla tüm doğal zenginliği mekanın içine çekiyoruz. Sade, sakin ve
kullanışlı bir yapım gayreti var’ diyerek anlatıyor.
Hafif konstrüksiyon malzemelerinin
tercih edildiği evin yapımında ‘sök-tak’ mantığı esas alınmış. Yapım süresi ise
inanılmaz: Ev, iki aylık atölye çalışmasının ardından beş haftalık inşaat süreci
sonunda tamamlanmış.
Göl evi ve bulunduğu bölge, yoğun bir
iş hayatı olan ev sahibi için bir arınma mekanı. Evin yapımında, doğal yapıya
dokunmamak kaygısı göz önünde tutulmuş. Yapıyı toprak zeminden koparan ayaklar,
bu düşünce doğrultusunda tasarlanmış. Ayaklar aynı zamanda hava sirkülasyonu da
sağlıyor. Yapı, sadece bulunduğu yere aitmiş hissi uyandırıyor ama hem formu hem
de montaj kolaylığı açısından, her an başka bir yere yerleştirilecek bir
konteyner gibi algılamak da mümkün.
Portre
Kaşif ruhlu tasarımcı Tord Boontje
Hollandalı tasarımcı Tord Boontje (37), yaptığı çalışmalarda eskiyle yeniyi,
doğal olanla teknolojiyi bir araya getirmesiyle tanınıyor. Koleksiyonlarında yer
alan süslemeli sandalyeler, metal ve ahşap masalar, cam vazolar, lazerle
kesilmiş ipekliler ve separatör, onun bu özelliklerini yansıtıyor.
Ev ve binalar için yaptığı aydınlatma
elemanları ise Boontje’nin kariyerinde çok önemli bir yer tutuyor. Swarovski
için tasarladığı Blossom Chandelier ve müzikli avize Ting Ting Ting, Boontje’yi
tüm dünyada unutulmazlar arasına sokan çalışmaları. Londra’daki Victoria and
Albert Museum için tasarladığı devasa kristal avize de bu zincirin görkemli
parçalarından.
Tord Boontje, Habitat için yeniden
düzenlediği Garland isimli lambayı, ‘Orijinalinin hesaplı bir versiyonu’ olarak
tanımlıyor. Boontje’nin Garland ile bu sene Milano Mobilya Fuarı’nın en yaratıcı
ve şaşırtıcı isimlerinden biri olacağına kesin gözüyle bakılıyor.
Kuruluma hazır mobilyalar (Rough and
Ready) ve ortağıyla kurduğu TranSglass firmasında ürettiği yeniden dönüşümle
elde edilen cam şişeler, Boontje’nin herkese ulaşabilen yanını simgeliyor.
Sanatçının Authentics için tasarladığı ‘Sofra Öyküleri’ isimli seride resimli
seramik tabaklar, bardaklar, sofra örtüsü ve plastik tepsi gibi ürünler var.
Boontje bugünlerde İtalyan Bardelli firması için, suluboya resimlerden
esinlenerek renkli ve platin bir karo koleksiyonu hazırlıyor.
Tord Boontje, Hollanda’da Eindhoven
Tasarım Akademisi’nde endüstri tasarımı okuduktan sonra 1992’de Londra’daki
Royal College of Art’a geçti ve ilk çalışmalarını ortağı Emma Woffenden’la
birlikte yeniden dönüştürülmüş alternatif malzemelerle gerçekleştirdi. New York,
Londra, Milano gibi tasarım merkezlerinde pek çok sergi açtı, Blueprint, Dedalus
Tasarım Yarışması ve Elle Decoration Uluslararası Tasarım Yarışması gibi
organizasyonlarda birçok kez yılın tasarımcısı seçildi.
Yap yakıştır
Yeniden tasarlamak, gerekiyorsa onarmak, birbirine yakıştırmak... Eski mobilya
ve objelerle hiçbir kurala bağlı kalmaksızın özgürce dekorasyon yapmak yükselen
trend. Ardiyedeki, çatı katındaki ya da sandıktaki eşyalar yeniden keşfedilip
eğlenceli bir karışımla sunuluyor.
Hürriyet |