
Mimarlar: Craig Dykers, Kjetil Trædal Thorsen, Tonje Værdal Frydenlund, Knut Bjørgum
Bir zamanlar sürekli barışın sembolü olan Xi’an kenti her zaman İpek Yolu’nun merkezi olma fikrine bağlıydı. Yavaş yavaş kentin bu kimliği değişiyor, kent geçmişle geleceği, doğu ve batıyı ve tüm global topluluğu birbirine bağlıyor. Bugünün İpek Yolu artık bir bilgi yolu ve geleceğin değerleri ipek ve baharatların yerine artık sanat, tasarım ve bilgi. Temalı park, kültürel arayüzlere bir referans oluyor, tarihi İpek Yolu’nun bir kültür kaynağı olmasını kutluyor.
Yeni İpek Yolu Uluslararası Mimari Tasarım Yarışması’na yaptığımız öneriyle bu amacı gerçekleştirmeyi hedefledik. Bizim en büyük arzumuz Xi’anlı’ları zaman ve mekanda bir yolculuğa çıkarabilmek, onlara bu yolculuk esnasında farklı kültürel ve bilgisel deneyimler yaşatabilmekti.
İskandinavya'nın Kültürel Arka Planı
Avrupa’nın kıyısında yer alan İskandinavya doğasının vahşiliği ve iklim koşullarının ağırlığı nedeniyle bazen neredeyse dünyanın kalanından izole oluyor, bazen ise geceyarısında gün ışığını görebiliyor.
İskandinavya Bölgesi (Norveç, İsveç, Danimarka, Finlandiya ve İzlanda) geniş ormanlar ve vahşi dağlara sahip, uzun alanlar boyunca yerleşmeye rastlanmayabilen bir bölge.
Su her zaman bölgede çok önemli bir eleman oldu; deniz, fiyortlar, göller, nehirler ve şelalaleler...
İskandinavya insanının kimliği, kültürü ve her şeyden çok da rekreasyon anlayışı açısından doğa çok fazla şey ifade ediyor. Birçok İskandinavyalı daha çocukken doğayı nasıl kurtarmaları ve doğal kaynakları ne şekilde kullanmaları gerektiğini öğreniyor. Eski, resmi gelenekler insana doğanın içinde dilediği gibi hareket etme özgürlüğünü tanıyor. Buna ulusal ve özel mülkiyetler de dahil.
İskandinavlar bireyselliği, özgürlüğü, sessizliği ve hatta yalnızlığı arıyor. Coğrafi izolasyon seyahat etmeyi seven ama eve, özel alanına dönmeye de bayılan insanlar yaratmış.
İskandinavlar için “ev” birçok şey ifade ediyor. “Ev”, ülkeden çok daha fazlası, kültür ve dil. “Ev” sizin rahat etmek ve karanlık kış aylarında eğlenebilmek için tonlarca para akıttığınız özel alanınız.
İskandinav mitolojisi ve öyküleri köklerini genellikle doğadan alıyor. İskandinavlar doğaya güveniyor ve doğada gerçekleşen anlayamadıkları olaylardan korkuyor, paniğe kapılıyor. Bir dağ eğer bir deve (troll) benziyorsa insanlar korkup yanından geçmiyorlar çünkü bir çoban yaratıcı güzelliği korkutabilir ve o da çobanı yeraltına gönderebilir.

Tarihsel olarak İskandinavlar’ın bilinen en önemli dönüştürücüleri Vikingler oldu. Onların bölgeye akınları denizden ve neredeyse barışçıl bir şekilde gerçekleşti. Vikingler, kaşif, tüccar ve masalcı olmalarının yanı sıra aynı zamanda pek bilinmeyen şekilde çılgındılar.
Günümüzde İskandinavlar kendilerini barışçıl insanlar olarak sayıyorlar ve barışı koruma misyonunda uzun bir süredir uluslararası barış örgütlerinin merkezindeler.
Bağlamsal Temeller
Bizim projemiz insan ve doğa arasındaki iletişimin altını çiziyor.
Ziyaretçiler, alanı farklı doğrultularda gezerken ağaçlık alanlardan geçmek zorunda kalıyorlar. Fakat ormanın içinde rahatlayacak bir göl kenarı veya bir rahatlama noktası her zaman bulunuyor. Bölgedeki aktivitelerin çoğu kalabalıktan ayrılmayı ve kişinin kendisiyle başbaşa kalmasını gerektiriyor.
İnsanların her mevsimde dış mekan aktiviteleri yapabilmelerini ve “yaparken öğrenmelerini” amaçladık.
Projede İskandinav zanaatkarlarının becerilerini geliştireceğiz fakat bunu İskandinav malzemelerini kullanmadan yapacağız.
Zengin Çin bitkibilimi sayesinde yerel ve iklime uygun bitkiler seçtik fakat bu bitkilerin İskandinav bitki tiplerine benzerliklerini de önemsedik.
Çok Kültürlülük Temeli
Uzun İskandinavya kıyıları ve bölgenin Avrupa’nın kalanından izole olması aklımıza gölü proje alanının içerisine dek sokarak alanı izole etme fikrini getirdi.
Bölgeyle Doğu Avrupa Bölgesi arasındaki bağ bir köprüyle sağlanıyor. Böylelikle Avrupa’dan İskandinavya’ya geçmek için önce denizi geçmek bir metaforla vurgulanıyor.
Kıyı çizgisi ise limandaki kültürel ayrışmayı sembolize ediyor.
Köprünün yanından başlayan ve otoyolun kenarından devam eden alan projenin ana özelliği. Bu alanda bir yamaç ve şelale tasarlanarak otoyol seviyesine yansıtıcı paneller yerleştirildi. Ayrıca bu alanda iki giriş pavyonu da yer alıyor.
Köprünün altından ormana açılan bir giriş İskandinav Bölgesi’ni Aşıklar Vadisi’ne bağlıyor.
Köprünün altında oluşan ışık yansımaları ise kuzey ışığını çağrıştırıyor.
Yeni İpek Yolu Güzergahları
Ziyaretçiler, girişte yer alan bir ziyaretçi merkezinden yollarını bulabilmek için gerekli bilgiyi edinerek keşfedebilecekleri şeyleri öğrenecekler.
Köprüden geçip ziyaretçi merkezine uğrayan ziyaretçiler yamaç binasına doğru ilerleyebiliyor veya sahil biyotopuna ve sahil ormanına ulaşabiliyor. Bu yollar Vikingler tarafından kullanılan tarihi patikalar baz alınarak tasarlandı.
Ziyaretçilerin kendi kişisel deneyimlerini yaşamalarını, bazen yalnız olarak patika boyunca çevreyi keşfetmelerini amaçlıyoruz. Böylelikle tek başlarına bir deneyim yaşayacak, hem de tek başına olmayı deneyimleyecekler. Biraz zorlu olan ana patika birçok küçük patikaya ayrılarak farklı birçok güzergah oluşturuyor.
Ana patika ziyarteçileri doğrudan kıyıdaki ağaçlık alandan daha içerlerdeki çam ağaçlarının bulunduğu alana taşıyor. Fakat ziyaretçilerin daha dolambaçlı bir yol takip ederek amfi tiyatroya ulaşmaları da mümkün.
Ulaşılan noktadan binaya, otoyola ve Que Köprüsü’ne doğru muhteşem bir manzara var. Adeta bir tepe ve bir şelale gibi inşa edilen bina tasarımın ana unsurunu oluşturuyor ve bu mekan performanslar esnasında işler durumda olmayacak. Bina hem iç mekanda hem de dış mekanda sergileme birimlerini, oyunlar ve konserler için sahneleri, otel odalarını ve hatta apartmanları içerisinde barındırıyor. Gece bina, Que Köprüsü’nün arkasındaki sunum duvarında bir ışık etkisi yaratabilecek şekilde aydınlatılıyor.
Açık alanlarda sadece tek bir kişinin sığabileceği ve kişinin yaratıcılığından başka hiçbir yere varmayan konsol köprüler bulunuyor.
Buradan tekrar ana patikaya dönebilen ziyarteçiler çam ağaçlarının arasında yürüyebiliyor, bir rekreasyon alanına varabiliyor. Alanda o an gerçekleşen etkinliklerle, bölgenin doğasıyla ilgili çeşitli bilgiler veren panolar yer alıyor.
Bu bilgilendirme sisteminin bir parçası olarak ayrıca özellikle eğlence, bigilenme ve iletişim hakkında bilgi veren interaktif ekranlar yer alıyor. “Deneyim Kutusu” adı verilen mekanlarda insanlara eğlenceli yollarla bilgi veriliyor.
Ana dinlenme alanında İskandinav kültüründen etkilenerek yemeklerinizi hem içeride hem de elinize alarak dışarıda, piknik alanlarında yiyebileceğiniz bir restoran bulunuyor.
Üçüncü ağaçlık alan ise mitolojik huş ağacı ormanı. Bu alandan sonra sunum duvarına ulaşan ziyaretçiler köprüye ulaşarak alan içerisindeki yolculuklarını tamamlıyorlar ve Aşıklar Vadisi’ne geçiyor.
Yeni İpek Yolu Parkı Uluslararası Mimari Tasarım Yarışması
YorumlarYorum Sayısı: Henüz hiç yorum yapılmamış
Bütün yorumları forumda okuyun!
Bütün yorumları forumda okuyun!
Bütün yorumları forumda okuyun!
Bütün yorumları forumda okuyun!





