Etkinlikler

1. Ulusal Mimari Koruma Proje ve Uygulamaları Sempozyumu

Etkinlik Başlangıç - Bitiş Tarihi: 5 - 6 Şubat 2010
Yer: Ankara
İletişim
Adres: Konur Sokak 4/2, Kızılay /Ankara
Faks: 0 312 418 03 61
E-posta: [email protected]
Web Sitesi: www.mo.org.tr
Bugün gerek evrensel, gerekse ulusal değerlendirme ölçütlerine göre, "Korunması Gerekli Kültür Varlığı" ya da "Kültürel Miras / Tarihi Miras" olarak nitelendirilen yapıların korunması, onarılması ve değerlendirilmesi hizmetleri değişik kaynaklarda tanımlanmış süreçlere uygun olarak ülkemizde de yürütülmektedir.

Kültür varlıklarının belgelenmesi ve bu belgelere dayalı olarak uygulama projelerinin hazırlanması, ülkemiz için yeni bir olgu değildir. Y. Mimar Sedat Çetintaş''ın ve Y. Mimar Ali Saim Ülgen''in 1930''lu yılların sonundan itibaren hazırlamaya başladıkları belgeler, programlı belgeleme etkinliklerinin en özgün örnekleri arasındadır. Daha sonra Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan Rölöve Bürosu ile Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan Rölöve Bürosu''nda çok sayıda, rölöve, restitüsyon ve restorasyon projesi üretilmiştir.

Daha sonra bu kurumlar hizmet alımı yöntemini uygulayarak, gereksinmelerini kurum dışından karşılamayı yeğlemişlerdir. Hizmet talep edenin özel kişi ya da kurum olması halinde, bu talep uzun yıllardır serbest meslek mensupları tarafından karşılanmaktadır.

Bugün kısaca "Rölöve-Restitüsyon-Restorasyon Projesi" olarak tanımladığımız uygulamayı yönlendiren bu belgeler, evrensel ve ulusal koruma kuramının öngördüğü doğrular, değişik kurumlar tarafından hazırlanan teknik şartnamelerde belirlenen usul ve esaslar ile ülkenin koruma geleneğinden süzülüp gelen ve kimi yazılı olmayan gelenekler üzerine kurgulanmaktadır.

TMMOB Mimarlar Odası, her dönemde kültürel ve doğal mirasın korunması ve kamu yararına değerlendirilmesine yönelik olarak bir meslek odasından beklenen her türlü çabayı göstermiştir ve göstermeye devam edecektir. Değişik dönemlerde korumanın değişik alanlarında yapılan etkinlikler, Mimarlar Odası''nın ülkemizin kültür mirasına gösterdiği duyarlılığın göstergesidir.

Mimarlar Odası, kültürel mirasın korunması ve geliştirilmesi konusundaki bu geleneksel tutumundan yola çıkarak, bu mirası oluşturan yapı ve yapı guruplarının bilimsel ölçütler gözetilerek onarılması ve günlük yaşamımıza katılması süreçlerinin değişik bir bağlamda ele alınmasını amaçlayan ulusal bir etkinlik yapmayı planlamıştır. Bu etkinlikte kültürel mirasın yeniden kullanımına yönelik proje ve uygulamaların kamuoyu tarafından tartışılmasına ve değerlendirilmesine olanak sağlayacak bir zemin oluşturulması amaçlanmıştır.

Taşınmaz kültür varlıklarının yeni ve çağdaş işlevlerle kullanılması için yeni düzenlemeler yapılması kaçınılmazdır. Çünkü bu yapılar başka bir yaşam biçiminin, değişik bir kültürün, günümüzden oldukça farklı sosyal, politik ve ekonomik ilişkilerin mekâna yansımasıdır. Özgün işlevi çağdaş yaşamda artık geçerli olmayan, bir bölümü ise belli değişikliklerle değerlendirilebilen yapıları hiçbir işlevsel müdahale yapmadan, çağdaş yaşam içinde değerlendirmek neredeyse olanaksızdır. Bunun en geçerli örneği, en yaygın taşınmaz kültür varlığı olan geleneksel konutlardır. İnsanların barınması için mekân oluşturma eylemi binlerce yıldır süre gelmektedir. Konut gereksinmesi hiçbir şekilde bitmeyecek ve sürecektir. Bu nedenle, hem barınma işlevini sağlayan, hem de korunması gerekli yapı stoku olan geleneksel konutların günümüzde de yoğun bir kullanım potansiyeli vardır. Ancak, değişik bir yaşam biçimine, farklı aile yapısına ve üretim ilişkilerine göre tasarlanmış bu yapılar, çağdaş yaşamın kimi gereklerini karşılayamamaktadırlar. Özellikle, konfor koşullarının (wc, banyo, mutfak vb.) iyileştirilmesi ve kimi hallerde yeniden oluşturulması için köklü müdahaleler gerekmektedir.

Özgün işlevini günümüzde de sürdüren bu yapı türünün yanı sıra, özgün işlevi ile değerlendirilme olanağı kalmamış yapılar da bulunmaktadır. Bu yapıların, çağdaş kullanımlarla değerlendirilmesi halinde daha kapsamlı müdahaleler gerektirmesi kaçınılmazdır. Bu guruba, işlevini hala sürdüren dini yapılar (cami, türbe, mescit, kimi kiliseler) dışındaki hemen tüm anıtsal nitelikli yapılar girer. Örneğin, bir medrese yapısının özgün işlevini sürdürmesi olanaksızdır. Çünkü o yapının oluşmasını gerektiren eğitim biçimi, günümüzde yerini farklı eğitim biçimlerine bırakmıştır. Kaldı ki, işlevini sürdürebilen dini ve kimi ticari yapılarda da yeni müdahaleler gerekebilmektedir.

Doğru bir seçimin yapılabilmesi, işlevlendirmede uyulması gereken temel ilkelerle yakından ilgilidir. Bu konuda yapılan araştırmalar 4 temel ilkenin bulunduğunu göstermektedir:

1. İşlevlendirme sırasında, yapının tüm mimari, mekânsal ve bezeme özellikleri korunmalıdır. Çünkü bina zaten bir "müze"dir. Konuya bu açıdan bakıldığında, yapının özgün işlevinin, mekânsal özelliklerinin, mimari elemanlarının ve bezemelerinin, tasarlanan yeni işlevle değerlerini ne ölçüde yitireceği sorusu akla gelmektedir. Özellikle konutlar ve sanayi yapıları özgün işlevleriyle ilgili birçok teknik ve mimari ayrıntı içerdikleri için, yeni işlevin bu ayrıntılarla uyumu, çözülmesi gereken bir tasarım sorunu olarak görülmelidir.

2. Kültür mirası yapıların, sadece belirli işlevleri üstlenebildiği ve bu işlevlerin yapıların potansiyelleri ile yakından ilgili olduğu unutulmamalıdır.

3. Yapılar, sunulacak malzeme ve bilgilerle kapasitelerinin üzerinde yüklenmemelidirler. Yapının da sergilenmesi gereken bir eleman olduğu unutulmamalıdır.

4. Bir müze işlevi için gerekebilecek her tür teknik donanımın yapının özgün bünyesine zarar vermeyecek ölçek ve nitelikte tasarlanmasına çalışılmalıdır.

Bu ilkelerden yola çıkarak kültür mirası yapılara verilecek yeni işlevlerin belirlenmesinde şu ölçütler sıralanabilmektedir:

- Yeni işlev, kültür mirası yapının kitlesel ve mekânsal bütünlüğünü bozmamalıdır. Bu husus yapıların sadece ana kitlesini değil, özgün açık mekânlarını da kapsamaktadır. İşlevin gerektirmesi nedeniyle ve kimi hallerde bilinçsizce gerçekleştirilen yatay ve düşey bölünmeler, bu bütünlüğü bozabilmektedir,
- Yeni işlev, mekânsal kaliteleri korumalı ve zenginleştirmelidir. Bunun en iyi örneği, yapıların özgün tasarımlarında genellikle yer alan "açık" (avlu, bahçe vb.), "yarı açık" ( sofa, taşlık, revak vb.) ve "kapalı" mekân hiyerarşisine karşı takınılan tavırdır. Özellikle yeni kapalı mekân kazanma isteği ve dolaşımın getirdiği zorunluluklar, açık ve yarı açık mekânların kimi niteliklerini ortadan kaldırmaktadır.
- İşlevlendirilecek yapının yakın çevresinde yer alan kullanımlar yeni programın hazırlanmasında göz önünde tutulması gerekli faktörler arasındadır. Yeni işlevin çevreye uyumu "olmazsa olmaz" koşul olmamakla beraber yine de düşünülmelidir.
- Program, işlevin gerektirdiği optimum standartları içermelidir. Burada bir husus önem kazanmaktadır. Her işlevin değişik ölçek ve nitelikte programları olabilir. Ancak, izlenecek süreç, yapının sağlayabildiği olanaklarla sınırlı olduğu için, yeni işlev programı her zaman istenen zenginlikte gerçekleşemeyebilir. Bu nedenle, başlangıç noktası olarak en kapsamlı programı oluşturup, daha sonra bunu yapının olanakları ile karşılaştırarak daha az kapsamlı modelleri üretmek doğru bir yöntem olarak görülmektedir. Örneğin, ideal bir müze programında, taşınabilir nitelikteki objelerin konservasyonu için bir laboratuar öngörülmekteyse de, bu servisin başka bir merkezde verilebilmesi halinde, laboratuar, mimari programın bir parçası olmaktan çıkabilir.

TMMOB Mimarlar Odası tarafından 5-6 Şubat 2010 tarihinde Ankara''da düzenlenen sempozyumda, özgün işlevi devam eden ya da yeniden işlevlendirilmiş koruma projeleri ile bu projelere dayalı uygulamalar tartışılacaktır.

Her iki konuda da projelerin şu niteliklere sahip olması beklenmektedir:

Katılımlar proje ya da uygulama dalında olabilir.

Sunuşlar:
Sadece proje sunuşu,
Proje ve uygulamasının sunuşu,
Sadece uygulama sunuşu olabilir. Bu durumda sunuşun koruma teknikleri ve malzemeleri ağırlıklı olması beklenmektedir.
Başvurular kişisel ya da kurumsal yapılabilir.
Sunulacak konuların proje ya da uygulama aşamasının son 10 yılda tamamlanmış olması gerekmektedir,
Proje dalında yapılacak başvurularda, projenin ilgili Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca onaylanmış olması esastır,
Uygulama dalında yapılacak başvurularda, uygulamanın tamamlanmış ve yapının kullanıma açılmış olması aranacaktır. Uygulamada tamamlanmışlık ölçütleri şunlardır:
Kesin kabulünün yapılması
Yerel yönetimin müellifin uygun raporuna dayalı iskân ruhsatı vermesi
En az 2 yıldır kullanılıyor olması
Yurtdışı proje ya da uygulama örneklerinin sempozyuma katılabilmesi için:
Müellifinin T.C. vatandaşı olması,
O ülkede yasallık kazanmış olması koşulları aranacaktır.

Sempozyumdaki sunuş formatı katılımcılar tarafından seçilecektir. Ancak Sempozyum öncesi yapılacak teslimler poster formatında olacaktır. Sempozyum öncesinde yapılacak poster teslimi, proje ve / veya uygulamaya ilişkin bildiri metni ve metnin girişinde 1''er paragraflık Türkçe ve İngilizce özet ile birlikte yapılacaktır.

Bir katılımcı Sempozyuma birden fazla proje ve / veya uygulama ile katılabilir. Ancak Bilim Danışma Kurulu (BDK) tarafından yapılan değerlendirme sonucunda birden fazla başvurunun kabul edilmesi halinde yalnızca bir tanesi sunulacak, diğer(ler)i yayınlanacaktır.

* Sunulacak konular TMMOB Mimarlar Odası tarafından yayınlanacaktır.

Sempozyum Takvimi
4 Ocak 2010 Posterlerin sekreteryaya teslimi
9-10 Ocak 2010 BDK''nın sempozyuma kabul edilecek sunuşları belirleme toplantısı /Ankara
11 Ocak 2010 Sonuçların katılımcılara duyurulması
25 Ocak 2010 Katılımcıların final poster ve bildirilerinin teslimi.
5-6 Şubat 2010 1. Ulusal Mimari Koruma Proje ve Uygulamaları Sempozyumu

Bildirisi sempozyuma kabul edilmeyen katılımcıların posterleri kendilerine iade edilecektir.

Sempozyum Bilim Danışma Kurulu
Zeynep Ahunbay Prof.Dr., İstanbul Teknik Üniversitesi

Serhat Akcan Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü

Nur Akın Prof.Dr., ICOMOS Türkiye Milli Komitesi

Işık Aksulu Prof.Dr., Gazi Üniversitesi

Füsun Alioğlu Prof.Dr., Kadir Has Üniversitesi

İlgi Yüce Aşkun Prof.Dr., Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi

Ömür Bakırer Prof.Dr., Orta Doğu Teknik Üniversitesi

Cengiz Bektaş TMMOB Mimarlar Odası

Can Binan DoçDr., Yıldız Teknik Üniversitesi

Fuat Gökçe Dr., Orta Doğu Teknik Üniversitesi

Nuran Zeren Gülersoy Prof.Dr., İstanbul Teknik Üniversitesi

Yakup Hazan Korder

Nevzat İlhan Prof.Dr., Trakya Üniversitesi

Başak İpekoğlu Prof.Dr., İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü

Eti Akyüz Levi Prof.Dr., Dokuz Eylül Üniversitesi

Coşkun Özgünel Prof. Dr., Ankara Üniversitesi

Ahmet Tanyolaç Vakıflar Genel Müdürlüğü

Bülend Tuna TMMOB Mimarlar Odası

Sempozyum Düzenleme Kurulu
Necip Mutlu TMMOB Mimarlar Odası Genel Sekreteri

Emre Madran TMMOB Mimarlar Odası Merkez Yönetim Kurulu Üyesi

Kemal Nalbant TMMOB Mimarlar Odası, Kültürel Miras Komitesi Üyesi

Ali Alptekin TMMOB Mimarlar Odası Genel Sekreter Yrd.

Sempozyum Sekretaryası
Ali Alptekin

Etkinlik Arşivi
Yayınlanan etkinliklerin kategorik olarak listesi aşağıdadır. Ayrıntılarına ulaşmak istediğiniz etkinliği listeden seçiniz.