Haberler

Doğa insan için değildir

Tarih: 26 Şubat 2007 Kaynak: Radikal Yazan: Ali Bulunmaz
İnsanoğlu küresel ısınmaya karşı ya hep olduğu gibi ''Doğa insan içindir'' şiarıyla onu yok etmeyi sürdürecek ya da insanın doğayla bir arada olması gerektiğini unutmadan yeni bir yol haritası çizecek.

''Ya ölü yıldızlara götüreceğiz hayatı/ya dünyamıza inecek ölüm...''

''Stronsium 90'' adlı şiirinde, geleceğe böyle sesleniyordu Nâzım Hikmet. İnsanoğlu, doğayı zapturapt altına alma çalışmalarına başladığından beri onu, keşif ve icat ettiği her şeyi denediği kocaman bir laboratuvara dönüştürdü. Aynı zamanda, gelişen teknoloji ve hızlı sanayileşmeye ek olarak; tüketim çılgınlığı bugün dünyayı geniş ölçekli bir risk ortamıyla baş başa bıraktı.

Giddens''ın deyişiyle, günümüzde insanoğlu ile çevrenin ilişkisinde önemli değişiklikler yaşandı; ona göre bu doğa, ''yaratılmış'' (toplumsallaştırılmış) bir doğadır. Nükleer enerjinin tehlikeleri, sera etkisi, buzulların erimesi, yağmur ormanlarının yok olması; bir diğer deyişle ekolojik tehlikelerin çeşitliliği Giddens''a göre, "doğanın insan elinden çıkma bilgi sistemleriyle dönüştürülmesinden" kaynaklanmaktadır.

Dominique Simonet ise, dünyanın temelde "iki kutba" ayrılmasının (''tüketen, zengin ve çevreyi kirletenlerle; yoksul ve bu çevre kirliliğinin etkilerini en çok hissedenler''); Batılı ülkelerin bilerek yarattıkları bir durum olduğunu dile getirir. Bununla birlikte yoğun sanayileşme hamleleri, teknik altyapının göz ardı edilmesi ve insanın doğadan kopması/koparılmasından dolayı Simonet, doğayı ''hasta'' olarak niteler.

2 Şubat''ta açıklanan BM İklim Raporu da konulan bu teşhis(ler)le beraber, hastalığı ve nedenlerini daha gür sesle betimledi. Raporun açıklanmasıyla ortalama sıcaklığın artışı, okyanusların yükselmesi, kuraklık ve kasırgalar, buzulların yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olması, pek çok kıyı ülkesinin sular altında kalma riski gibi, bir dizi felaketin (felaketler bütününün) insanoğlunu beklediği görüldü. Evet, bunların bir felaket olduğu tartışmasız; çünkü yaşanan/yaşanması muhtemel olumsuzluklar (Raporda da belirtildiği gibi yüzde 90 oranında) insan elinden çıkma!

Basit önlemler alınabilir
BM İklim Raporu aslında bildiğimizden farklı şeyler söylemiyor, ancak yaşananları/yaşanacakları biraz daha yüksek sesle ifade etmesi bakımından önem taşıyor. İklim değişikliklerine yol açan etkenleri azaltmak (veya çoğaltmak!) insanın elinde. Yapılacaklar son derece basit; bireysel, yerel ve evrensel anlamda önlem paketleri mevcut: Elektronik eşyaların kullanımından suyun tüketimine, toplu taşıma araçlarının tercih edilmesinden cam malzemelerin plastiklere oranla yaygınlaştırılmasına kadar pek çok tedbir bulunuyor. Tüm bunların yanında, uluslararası anlaşmalara uymayanlara (başta Kyoto Protokolü''nü imzalamayan ABD, Çin, Hindistan, Rusya, Avustralya, Kanada, Almanya, Fransa, İtalya... gibi ülkelere) karşı, yaptırımların yürürlüğe konmasını sağlayacak düzenlemelerin (özellikle çevre örgütleri ve sivil baskılarla) gerçekleştirilmesi (ki bu da şu anda bir 21. yüzyıl ütopyasıdır) zorunlu gözüküyor. Aynı zamanda petrol ve nükleer enerji yerine, yenilenebilir enerji (örneğin güneş enerjisi) kullanımının acilen yaygınlaştırılması ve bu yönde altyapı çalışmalarına hız verilmesi gerekiyor.

İnsan bugün tükettiği ölçüde varolabiliyor/ona bu öğütleniyor. Her türlü tutku, eğlence ve yaşam düzeyi "tüketim kültürü"ne (bilinçsiz ve ölçüsüz tüketime) göre oluşturuluyor. Bu arada insan, ürünlerle beraber, kendini ve çevreyi de büyük bir hızla tüketmeye devam ediyor. Bu bağlamda BM''nin İklim Raporu, doğanın hoyratça tüketilmesinin yarattığı/yaratacağı sonuçları gözler önüne seriyor.

Aslına bakılırsa, bu rapordan rakamların, geleceğe dönük tahminlerin ve felaket senaryolarının ötesinde çok daha çarpıcı bir sonuç çıkarılmalı. Küresel ısınma ve buna bağlı iklim değişiklikleri, kimsenin elinin tersiyle itemeyeceği bir gerçeği ortaya koyuyor; o da, tüm bunların bir varoluş sorununa atıf yapması. İnsan bugün önemli bir seçim yapmak durumunda: Ya şimdiye kadarki gibi (''doğa insan içindir'' şiarıyla, onu yok etmeyi sürdürerek) yaşamını ''devam ettirecek'' ya da bir an evvel türünün ve ekosistemin varlığının devamına yönelik (insanın doğa ile bir arada olduğunu/olması gerektiğini unutmadan) bir yol haritası çizmeye koyulacak. Özgürce seçim yapması bakımından, tek/özel olan insan; bu bağlamda ifade edilen seçimi de hür bir şekilde yapacak...
Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.