Haberler

Urfalı Amazonlar

Tarih: 18 Haziran 2007 Kaynak: Cumhuriyet Yazan: Mehmet Faraç
Balıklıgöl''de ortaya çıkartılan Av Sahnesi Mozaiği arkeoloji dünyasını şaşırttı. Amazon kadınlarını atlar üstünde avlanırken resmeden eşsiz mozaikler, tekniği, sanatı ve Fırat Nehri''nin 4 milimetrekare boyutlarındaki orijinal taşlarından yapılması nedeniyle dünyanın en kıymetli eserleri olarak nitelendiriliyor. 

Göbeklitepe''de bulunan insanoğlunun ilk tapınak kalıntılarıyla, geçmişi 12 bin 500 yıl öncesine giden Urfa''da yapılan bir kazıda, arkeoloji dünyasını şaşkınlığa uğratacak eserler ortaya çıkıyor. Antik Edessa kenti olarak da bilinen Haleplibahçe''de bir rastlantı sonucu bulunan ve Amazon kadınlarını atlar üzerinde avlanırken resmeden eşsiz mozaiklerin kurtarılmasına çalışılıyor.

Kaynaklar, Apollon ve Artemis Tapınağı, İzmir, Efes, Sinop, Samsun''a bağlı Terme Çayı yanındaki Themiscyria gibi yerleşimlerin Amazon Kraliçeleri tarafından kurulduğunu gösteriyor. Uzmanlar, Yunan mitolojisinin en önemli unsuru olan Savaşçı Amazon Kraliçeleri''nin izine Urfa''da rastlanmasını değerlendirirken Büyük İskender ''in istilası ile birlikte Selefkos I tarafından Urfa''da eski bir yerleşim üzerine Grek kültür ve sanatına uygun olarak Osrhoene (Osrone) Krallığı''nın kurulduğunu ve bu kente İskender''in doğduğu Edessa''nın adının verildiğini söylüyor. M.Ö. 132 - M.S. 216 yılları arasında 347 yıl hüküm süren Edessa Krallığı, Urfa''nın yanı sıra mozaik tarihi açısından da büyük önem taşıyor. Bu antik kent Urfa''nın merkezinde, Urfa Kalesi''nin eteklerinde, günümüzde gecekonduların altında kalan tarihi surlar ve su kemerlerinin yanıbaşında bulunuyor.

Mayıs ayı başlarında Haleplibahçe''deki Dinler Bahçesi Projesi''nin altyapı çalışmaları sırasında, 3 bin yıl önce yaşadığı sanılan "Amazon Kraliçeleri'''' nin, mozaiğe işlenmiş resimlerine rastlanıyor. Balıklıgöl''ün yanıbaşında, halkın yıllardır üzerinde piknik yaptığı alanda ortaya çıkartılan 100 metrakarelik mozaiğin diğer parçalarının bulunması için bölgede çalışmalar devam ediyor. Uzmanlar kazı çalışmalarının Haleplibahçe''yi kapsayan 170 bin metrekarelik alana kaydırıldığını, 10''ar metre arayla bin çukur kazılmasına başlandığını söylüyor. Kazılan ilk 20 çukurun sekizinde mozaik izlerine rastlandığı belirtiliyor. Ortaya çıkartılan Av Sahnesi Mozaiği''nin M.S. 300 yıllarına ait olduğu tahmin ediliyor.

Antik Edessa Kenti
Urfa kent merkezindeki gecekondular altında kalan Antik Edessa Kenti''nin tamamında, erken Roma dönemine ait mağara mezarlar, bu mağaralarda kayaya oyulmuş Süryanice ve Grekçe yazılar, rölyef ve mozaikler bulunuyor. Bu alanda bir süre önce bulunan ve Hz. İsa''nın resmedildiği mozaik üzerindeki inceleme de sürüyor .

Ancak bu alandaki kültür kalıntılarından en önemlisinin bir süre önce ortaya çıkartılan çok renkli ve yerel bir üslûpla yapılan mozaikler olduğu söyleniyor. Böylesine önemli eserlerin yer altında yattığı bir alanda, Urfalılar''ın iki ay öncesine kadar top oynadığı, piknik yaptığı ve geçmiş zamanlarda at koşturduğu biliniyor. Urfa''nın düşman işgalinden kurtuluşunun temsili gösterilerinin yıllar boyu bu alanda yapılmış olması da insanın içini burkuyor. Bu eserler aynı zamanda, antik kentin çevresini süsleyen tepelerde yer alan ve tabanında mozaiklerin bulunduğu mağaraların, gecekonduların foseptik çukuru olarak kullanıldığını da acı biçimde anımsatıyor!

Halepli Bahçede, Arkeoloji Müzesi başkanlığında Mayıs ayında yapılan kazılarda, günümüzden 3000 yıl önce Ege''den Karadeniz''e ve Anadolu''nun içlerine uzanan kültür havzasında, erkek egemenliğine karşı savaşan kadınların av sahnesi mozaiği bulunuyor. Uzmanlar söz konusu eserleri, tekniği, sanatı ve Fırat Nehri''nin 4 milimetrekare boyutlarındaki orijinal taşlarından yapılması ve benzeri özelliklerinden dolayı dünyanın en kıymetli mozaiği olarak tanımlıyor.

Bir bölümü tahrip olan Av Sahnesi Mozaiği''nin kenar bordürlerinde, geometrik motifler, bitki desenleri, güvercin, kanatsız çocuk erosu, sincap, ördek, kaplan, keklik, ceylan ve tazı figürleri bulunuyor. Mozaiği çevreleyen bordürün köşelerinde ise "Edessa Güzeli" diye kamuoyuna yansıyan, genç kız maskı yer alıyor. Ayrıca mozaiğin genelinde doğadaki tüm renklerin kullanılması, aynı rengin farklı tonlarıyla verilen gölgelendirmeler, taşların boyutları görenleri büyülüyor.

Avda Dört Kraliçe
Mozaikte dört amazon kraliçesi Hippolyte (Hipolite), Antiope , Melanippe (Melanipe) ve Pentehesileia (Pentesilya) savaşçı amazon kadınlarına özgü giysileriyle, tek göğüslü olarak at üstünde duruyor. Mozaikte kraliçelerin Grekçe isimleri de yeralıyor.
Ana sahnenin sol üst bölümünde Amazon Kraliçesi Hippolyte, at sırtında elindeki kılıcı bir leoparın boynuna saplarken görülüyor. Köpeklerinden biri leopara, diğer köpeği ise kanatları açık vahşi bir kartala saldırıyor. Bu av sahnesinde, leopar ve aslanın korkusu, yüzlerindeki acı, kanları ve gölgelerinin ustalıkla resmedilmiş olması dikkat çekiyor.

Ana sahnenin sol alt bölümünde Melanippe at sırtında, elindeki mızrağı aslana saplarken görülüyor, köpeği ise aslana saldırıyor. Bu av sahnesinin sağında kırmızı meyveli bir ağaç ve hemen yanında kaya parçası üzerine tünemiş bir keklik başını geriye çevirmiş, olan biteni izliyor.

Ana sahnenin sağ üst bölümünde Antiope olduğu tahmin edilen Amazon Kraliçesi, elinde labrys diye bilinen iki ağızlı balta ile av sahnesinde yerini alıyor.

Ana sahnenin sağ alt köşesinde ise Pentehesileia olduğu tahmin edilen Amazon Kraliçesi ise şaha kalkmış süslü bir at üzerinde, yayını germiş, okunu fırlatırken resmediliyor. Önünde ise bir leopar ve ne olduğu henüz belirlenemeyen iki vahşi hayvan, birbirileriyle boğuşuyor.
Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.