Haberler

Çevreyi katil sezonu açıldı...

Tarih: 28 Haziran 2007 Kaynak: Radikal Yazan: Korkmaz İlkorur
Yaz geldi, hele bir de havalar sıcaklaşınca aziz halkımızın çevreyi katletme faaliyeti hız ve yoğunluk kazandı. İstanbul''un tüm ormanlık ve yeşillik alanları yeniden piknikçilerin çok affedersiniz, mangalcıların eğlence adına istilasına uğradı. Bizim görebildiğimiz kadarı ile Fethiye, Çeşme ve İstanbul''un halka açık tüm kıyıları serinleme ihtiyacı içinde olan kitlelerin hücümuna uğradı. Halkın eğlenmesi, hoşça vakit geçirmesi, serinlemesi doğal bir ihtiyaçtır. Buna kimsenin itirazı olamaz. Bizim de yok. Ama, onların bu ihtiyaçlarını karşılarken çevreyi hiçe saymaları ve kelimenin tam anlamıyla çevreyi katletmelerine herkes itiraz eder, etmelidir. Biz de ediyoruz. O kadar çok itiraz ve isyan ediyoruz ki, yaptıklarını ''çevreyi katil'' olarak niteliyoruz. Tabiri maruz görünüz. Tabirimizi yerinde bulmuyor iseniz ''çevrenin içine etme'' tabirini de kullanabilirsiniz.
Bu ''mangal'' hikâyesi, geçen yıllarda bu konuda yazdığı bir yazı nedeni ile Mine Kırıkkanat''ın bu gazetedeki yazarlığına mal olmuştu. Bizimkine de olursa olsun ama bu yıl da bu ''çevreyi katil'' konusunu dile getireceğiz. Zira, hayatında et ve rakı/birayı bir arada görmediğini zannedeceğiniz ama altında arabanın her türlüsü olan bu mangalcılar, vallahi de billahi de bir gün o ormanları, özellikle de Belgrat ormanını yakıp, küle çevirecekler. Bu nasıl bir Orman İdaresi''dir, bunlar nasıl belediyedir ki böyle bir kuvvetli olasılığa göz yumarlar. Anlamak mümkün değildir.

Yakma, tahrip etme, küle çevirme, bunlar işin son noktasıdır. O noktaya gelinceye değin bir de çevrenin kirletilmesi meselesi var ki, içler acısı bir katliam. Bir pazartesi sabahı mangalcıların hafta sonu mangal keyfi sonrasında ormanda, denize girenlerin kıyılarda bıraktıkları pislikleri gördüğünüzde insan ne diyeceğini bilemiyor.

Önce, bunu bir insan yapamaz diyorsunuz. Hani Türkçede bir deyiş vardır; ''Adam ''eşeği de varmış'' desinler diye karpuz kabuklarını iyice kemirir'' diye. Etrafta bırakılan karpuz kapuklarından acaba eşeklerini de mangal partisine veya denize getiriyorlar mı diye düşünüyor insan. Ama, bunu yapan insanlar olduğuna göre bazı nitelendirmeler yapmak zorunda kalıyorsunuz. Bu nitelendirmelerin arasında ''cehalet'', ''eğitimsizlik'', ''sorumsuzluk'', ''vurdumduymazlık'', ''saygısızlık'' ve bunlarla beraber giden ''cüretkarlık'' var.

Onun için, insanına, insanlığın en temel toplumsal niteliklerini vermeyen ülke konumunda olan Türkiye''de kimse çıkıp da ''Kyoto, Myoto'' diye konuşmasın; sun''i oluyor.

Bu utanç tablosunun bir de kamu yönetimi tarafı var. Eğer, dinlenme, eğlenme, denize girme doğal bir ihtiyaç ise bu ihtiyacın çevreye ve, özellikle, çevreye ve diğer kişilere saygı bilincine sahip insanları rahatsız ve mağdur etmeden giderilmesini sağlamak da yerel yönetimlerin işidir. Bunu yapmadıkları ve olan biteni denetlemedikleri için yerel yönetimler ve Orman İdaresi gibi kurumlar da bu ''katil'' işleminin bir numaralı işbirlikçileridir. Yazıklar olsun onlara. Kendilerine sorsanız, ''mevzuat hazretlerinden'', ''parasızlıktan'' söz ederler ve ellerinin kollarının bağlı olduğunu savunurlar.

Acaba, bu çevre sorunu, şu sırada iş dünyamızın pek çok meraklı olduğu sosyal sorumluluk alanında yer alır ve çok yönlü boyutları olan bir sosyal sorumluluk projesine yol verebilir mi? Şöyle: Yeşil alanlar ve deniz kıyılarındaki çevre kirliliği çok büyük ölçüde arkada bırakılan çöplerden oluşuyor. Türkiye''nin en büyük gıda ve içecek markaları buralarda bu çöplük manzarası ile özdeşleşiyor. Acaba bu marka sahibi şirketler, pet şisesi hammadde üretici ve ithalatçıları, cam şişe üreticileri, halkın bu geniş alanlarda çevre bilinci konusunda eğitilmeleri, halkın arkalarında çöp bırakmaması için denetlenmesi, cezalandırılması, bu alanların organize edilmesi (yani herkesin istediği yerde keyfince mangalını kuramaması veya halısını ve çarşafını serip denize girememesi), gerekli araç ve gereçlerin temini ve en önemlisi yasaların uygulanması konusunda yerel yönetimler ve diğer idareler ile finansal işbirliğine girebilirler mi? Bizce böyle bir işbirliği ve, dolayısı ile, geniş kitleleri kapsayacak bir sosyal sorumluluk projesi geliştirilebilir. Ancak, tek gereksinme, gerekli düzenlemelerin, özellikle de yaptırım için olanların, yapılması ve iyi duyurulmasıdır. Bu yolla belki bu ''katil''in durdurulması için bir yol açılmış olur.
Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.