Haberler

Tarihi eser hastanesi

Tarih: 9 Temmuz 2007 Kaynak: Cumhuriyet Yazan: Zuhal Aytolun
Saime Teyze... 40 yıldır Süleymaniye''de yaşayan, sanki Süleymaniye''nin bir simgesi gibi... İnsanları, mahalleleriyle geçmişe ait birçok anıyı saklıyor zihninde. Oturduğu Demirtaş Mahallesi''nde, geçmişten günümüze gelen harap olmuş ancak geçmişi yaşatan sokaklarında birçok yaşanmışlığın izleri duruyor. Saime Teyze, "Benim dayım öldüğünde, mahallemizde bir hafta radyo çalınmadı, türkü söylenmedi" diyerek o yılların sıcak ilişkilerini ve vefasını dile getiriyor. Ancak şimdilerde yılların yaşanmışlığının asılı olduğu 3 katlı ahşap evi, yavaş yavaş yaşanmaz hale geliyor. 70''li yaşlardaki Saime Teyze, anılarından ve 40 yıldır yaşadığı bu semtten vazgeçmek ile müteahhitle anlaşarak yeni bir bina yapımı arasında sıkışmış kalmış. Tek yol restorasyon ancak maddi durumu da restore ettirmeye el vermiyor. Burada devreye KUDEP (İstanbul Büyükşehir Belediyesi Koruma, Uygulama ve Denetim Müdürlüğü) giriyor... KUDEP, tarihi eser statüsündeki evini restore ettirmek isteyenler için açtığı yeni birimle onlara destek oluyor.

Biyopsi Gibi
Burası öyle bir merkez ki 18 uzmanıyla birlikte hastane gibi çalışıyor. Neyi mi tedavi ediyorlar? Tarihi eserleri... KUDEP bünyesinde bu ay açılan Konservasyon ve Restorasyon Bölümü, tarihi eser statüsündeki özel mülkiyete ait ahşap, kagir yada taş binalardan aldıkları örnekleri inceleyerek teşhis koyuyor, tedavi yöntemini belirliyor, sorunu çözüyor ve sonucunda eser restore ediliyor.

Süleymaniye''de yaklaşık 150 yıllık bir bina Kayserili Ahmet Paşa Konağı. Eklektik usulde yapılan bina dönemin bahriye nazırlığını yapmış olan Ahmet Paşa ''nın yaşadığı konak. Avrupa''da kullanılan sütunların yanı sıra neoklasik, barok ve Osmanlı tarzını bir araya getiren karma bir sistemle inşa edilmiş. Ancak yıllarla birlikte harabeye dönmüş. 2007 yılının başlarında kurulan KUDEP ile birlikte tekrar eski günlerine dönen konak, uzun ve zorlu bir restorasyon sürecinin ardından bünyesinde bir de Konservasyon ve Restorasyon Bölümü açıyor. Bu bölüm, ahşap, taş ya da kagir yapılardan alınan parçaların kimyasal özellikleri belirlenerek temel ilkeler doğrultusunda doğru uygulamaların yapılması yönünde atılmış bir adım.

Onarım izni talebi geldiğinde, labaratuvardan bir mimar gidiyor ve yapıyı inceliyor, fotoğraflıyor ve yapıdan bir parça alıyor; ahşap, taş yada bir tuğla olabilir bu parça. Bir anlamda biyopsi gibi. Alınan o malzeme, kimya labaratuvarında işleme tabi tutuluyor. Ahşabın durumu, böceklenme olup olmadığı, taşsa hangi tür kirlenmeye maruz kaldığı, iklim koşullarının hangi oranda yıprattığı araştırılıyor... Çalışmanın bu kısmı da bir nevi teşhis aşaması. Daha sonra da çıkarılan teknik rapora göre restorasyonun yöntemleri belirleniyor yani artık tedavi süreci başlıyor. Labaratuvarda restorasyonların yapıldığı gibi sadece onarım uygunluk izni de verilebiliyor. Verilen raporla eski eserin onarım yöntemleri ile ilgili bir yol haritası çizilmiş oluyor.

Koruma kurulları ile belediyeler arasında yer alan bu paylaşım, eski eserlerde denetim iznine de sahip. Eski esere ait fotoğrafın ve dilekçenin yanı sıra binanın tapusu ve eski eser olduğuna dair kurul kararıyla başvuru yapılabiliyor. Eski eserin restorasyonu da KUDEP tarafından denetleniyor ve aslına uygun şekilde yapılmayan restorasyon durduruluyor, KUDEP Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunuyor. Çünkü önemli olan yapılması değil, varolduğu şekilde yaşatılması için doğru restorasyonun yapılıyor olması.. Önceki uygulamaya göre, kuruldan çıkacak kararı beklemek gerekiyordu ki bu süre çoğu zaman ortalama 1 yılı buluyordu. KUDEP''le birlikte bu bekleme süresi en fazla 10 güne inmiş oldu.

Fon Desteği Sağlanıyor
Süleymaniye''de açılan labaratuvara onarım izni ve restorasyon için şimdiden talep yağmaya başlamış. Yönetmeliğe göre belgeleri kontrol eden yetkililer, uygunsa onarım izni veriyor. Daha sonra da bir maliyet çıkarılıyor. Bu maliyeti karşılayacak maddi durumu olmayanlar için de İl Özel İdaresi veya Kültür Bakanlığı''ndan fon alınıyor. Bunun dışında maddi durumu yerinde olanlar için çağrıda bulunuyor Koruma, Uygulama ve Denetim Müdürü Mehmet Şimşek Deniz: "Anıt eserler kapsamındaki medrese, cami, hamam, çeşme gibi yapıların önünü kapatan işletmeler yapılıyor. Bunları temizlemek gerekir. Anıt eserlerde gerekli uygulamalar yapılır, sivil mimaride de vatandaşın ve özel sektörün önünü açabilirsek, sistem daha sağlıklı yürüyecektir. Bunun için vatandaşın da desteğine ihtiyacımız var."
Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.