Haberler

Asansöre binerken iki kere düşünün

Tarih: 26 Mayıs 2008 Kaynak: Radikal
2007 yılında Türkiye''deki 16 bin asansörden 13 bin 305''i denetlendi. Denetlenen asansörlerin yalnızca yüzde 30''u kullanabilir, yüzde 54,5''i kesinlikle kullanılamaz durumda.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Makina Mühendisleri Odası (MMO) Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, 2007 yılında denetlenen asansörlerin yalnızca yüzde 30’unun kullanılabilir durumda bulunduğunu, asansörlerin yüzde 91’inin ise denetim dışı olduğunu belirtti.

Koramaz, MMO’nun "Asansörlerde Durum Raporu Uygulamalar ve Yapılması Gerekenler" raporunu açıkladı. Emin Koramaz, Türkiye’de 150 bine yakın CE işareti olmayan asansör bulunduğunu, yaklaşık 10 milyon vatandaşın her gün bu asansörleri kullandığını bildirdi. AB ülkelerinde benzerleri bulunan Asansör İşletme ve Bakım Yönetmeliği konusunda sektörde ortak bir görüşe ulaşılamadığını dile getiren Koramaz, asansör ve yürüyen merdiven sektöründe ürünlerin piyasaya arzı ve dağıtımı aşamasında veya ürünler piyasadayken ilgili teknik düzenlemelere uygunluk ve güvenliğine ilişkin boşluklar da bulunduğunu söyledi.

Sektörde ithalat ağırlığı olduğunu belirten Koramaz, şunları kaydetti: "Yetkisiz firma sayısı ise yetkili firma sayısından fazla. Bu sektörde faaliyet gösteren yetkili firma sayısı 615 civarındadır. Herhangi bir yetki almadan, deyim yerindeyse korsan olarak çalışan firma sayısı ise 1500 civarındadır. Bu sektörde istihdam edilen makine mühendisi sayısı ise yaklaşık 70."

Koramaz, raporda, Türkiye’de durum, sayısal veriler konusunun da ele alındığını belirtti. 2007 yılında denetlenen asansörlerin yalnızca yüzde 30’unun kullanılabilir durumda bulunduğunu kaydeden Koramaz, "asansörlerin yüzde 91’inin denetim dışı" olduğunu kaydetti. Koramaz, TMMOB MMO ve Elektrik Mühendisleri Odaları tarafından mevcut asansörlerin yıllık kontrollerinin yapılması için çeşitli belediyelerle protokoller yapıldığını, uzman mühendislerce on binlerce asansörün periyodik kontrolleri yapılarak olası kazaların önüne geçildiğini söyledi. Ancak, bu kontrollerin 2007 yılı itibarıyla 17 ildeki 27 belediye sınırlarında yapıldığını belirten Koramaz, bu durumun kontrollerin sınırlılığını gösterdiğine işaret etti.

Koramaz, şunları söyledi: "2004 yılında Türkiye’deki asansörlerin yüzde 6,5’i, 2005’te yüzde 14,2’si, 2006’da yüzde 5’i, 2007 yılında ise yüzde 8,3’ü kontrol edildi. 2007 yılında Türkiye’deki 160 bin asansörden 13 bin 305’i (yüzde 8,3) kontrol edildi. Bunların yüzde 14’ünün eksikleri giderildikten sonra kullanılabilir, yüzde 54,5’inin kesinlikle kullanılamaz, yüzde 30,7’sinin ise kullanılmasında sakınca olmadığı görüldü."

Söz konusu verilerin kontrol edilen asansörlere ilişkin olduğuna işaret eden Koramaz, "Ancak kullanımda olan toplam 160 bin asansörden 146 bin 695’i, oran olarak da yüzde 91’i odamızın yürüttüğü gibi bir kamu denetiminden tamamen yoksun bulunmaktadır. Bu tablo halkımızın can güvenliğinin nasıl büyük bir tehlike içinde olduğunun açık kanıtıdır. Bu asansörlerin yalnızca bilinemeyen küçük bir yüzdesi yetkisiz, yetersiz ve denetimsiz firmalarca ’kontrol’ edilmektedir" görüşünü dile getirdi.

Sorunun çözümü
Koramaz, çözüm için yapılması gerekenlerden bazılarını şöyle özetledi: "Asansörlerin bakımının, meslek odalarınca mesleki yeterliliği belgelendirilmiş mühendis çalıştıran yetkin firmalarca yapılması sağlanmalı.

Asansör Yönetmeliğinde, halen kullanılmakta olan asansörlere ilişkin bir yaptırım bulunmuyor. Yeni yapılan asansörlerde uygulanmakta olan güvenlik kriterlerinin, kullanımda olan asansörlere de uygulanması yönünde düzenleme yapılmalı. Asansörlerin ilk denetimleri belediyelerce veya valiliklerce yapılarak ruhsat verilmekte, odalarımız ancak yapılan protokoller çerçevesinde ruhsatlandırma süreçlerinde devreye girebilmektedir. Oysa ülkemizde çok sayıda iskansız bina bulunuyor ve bu binaların asansör denetimleri yasal boşluklar nedeniyle yapılamıyor. Bu durum, birçok binadaki asansörlerin topraklamasız, emniyetsiz ve fren tertibatı bulunmaksızın çalışması anlamına da geliyor. Bu binalara ve denetimsiz asansörlerine yönelik de çalışmalar yapılması gerekiyor. (Bu tür çok sayıda önemli kamu kurumu binası da bulunmaktadır.)"

Standartlara uygun üretim, rekabet koşulları, AB teknik mevzuat uyum süreci, standartların uyumlaştırılması gibi konularda büyük bir dağınıklığın yaşandığını belirten Koramaz, "Bu açıdan Sanayi ve Ticaret Bakanlığı TSE, meslek odaları, üretici firmalar, mühendisler ve ilgili diğer kuruluşların denetimlerinin yaygın ve etkin kılınmasının gerek can ve mal güvenliği, gerekse haksız rekabeti önlemek açısından önemi bugün de sürmektedir" dedi.
Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.