Haberler

Taş Köprü''nün mihrabı tamamlandı

Tarih: 2 Haziran 2008 Kaynak: Yeni Balkan Yazan: Melahat Ali
Vardar Nehri üzerine Sultan II.Murad döneminde inşasına başlanan, Fatih Sultan Mehmet döneminde tamamlanan Taş Köprü’de yapılan restorasyon çalışmalarında kasıtlı olumsuz yaklaşımlara, Türkler sürekli tepki gösterdiler ama, yetkililer gene de bildiğini okuyup, belirlenen hedef gerçekleşti. Mevcut yazılı belgelere bakıldığında, Tarihi Taş Köprü’nün tahribatları ilkinin, 1930 yılında yapılan bir onarım sırasında, kitabesinin ortadan kaldırıldığı belirtiliyor.1970 yılındaki ikinci onarımda ise Köprü’nün ikinci kitabesinin kaybolduğu belirtiliyor. Bazı kaynaklara göre, Köprü’nün kitabesinin Kurşunlu Han’ın Epidarium deposunda bulunduğunu iddia ediliyorlar.

Görünen acı ve düşündürücü gerçekler o ki, Tarihi Taş Köprü, Roma köprüsüne benzetilmeye çalışılırken, önemli simgelerini kaybetti. Köprü korkulukları ile zeminindeki taşlar sökülerek orijinallerinden geniş olarak yenilendi, Türk Köprü mimarisinde görülen bir özellik olan köprünün yedinci ayağı içinde yer alan iki bekçi odasının girişler kapatıldı, köprü ayaklarında ve kemer yüzeylerinde bulunan sekiz adet gülbezek, çarkıfelek gibi Osmanlı süsleme sanatı motiflerin detaylar yok edildi. Güzelim ve görkemli Fatih Köprüsü, bu gün üzerinden geçilen, beton blokları yığınından başka bir şey değil. Buysa, Balkanlar’dan Osmanlı izlerini silmek için yürütülen politikanın gözle görülür örneğini teşkil etmektedir. Aslında Köprü’nün Osmanlı dönemine ait olduğunu anlamak için uzman olmak gerekmiyor, çünkü Köprü hem malzeme ve teknik hem de mimari üslup bakımından 15’inci yüzyıl Osmanlı eseri olduğunu açıkça gösteriyor. Köprü’nün tarihinde yer almayan, mihrap kısmının bulunduğu yerin karşı tarafına 17. yüzyılda Makedonların öldürülen bir liderleri anısına yeni bir kitabe takıldı. Bu levhada Karpoş’un Taş Köprü’de Osmanlı Askeri tarafından idam edildiği yazıyordu. Türklerin tepkisi üzerine, bir kaç gün sonra Osmanlı Askeri sözlerini içermeyen bir başka levhayla değiştirildi.

Restorasyon yaklaşımında, Osmanlı arşiv belgelerinden yararlanılmadığı belli oldu. Eğer bu belgeler köprü restorasyonundan önce incelenmiş olsaydı, şüphesiz ki böylesi vahim hatalar yapılmayacaktı. Taş Köprü’nün Osmanlı’ya ait olduğu, bütün arşiv belgelerinde ‘’Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’’ olarak geçtiği bilinen bir gerçek olmasına rağmen, Köprü’nün restorasyonunu yapan Vasil İlyov ve ekibi, Taş Köprü’nün adını ‘’Justinyan’ Köprüsü’ olarak değiştirilmiş, Restorasyon Projesi’nde de Köprünün ismi ‘’Justinyan Köprüsü’’ olarak adlandırılmıştır. Fatih Sultan Mehmed Köprü’sü, 2002 yılından buyana Üsküp Şehir Anıtları Koruma Kurulu’nun yetkisinde ‘’Jüstinyen Köprüsü’’ ve ‘’Taş Köprüsü’’ adıyla restore ediliyor. Taş Köprü’nün Osmanlı eseri oluşu, şüphesiz ki bir kimseleri rahatsız ediyor ki bilimsellikten uzak birtakım görüşler ileri sürülerek, tarihi esere bilinçli olarak zarar verildi.
Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.