Haberler

Avrupa''nın en büyük çiftliği, artık Ege''de

Tarih: 26 Haziran 2008 Kaynak: Referans Yazan: Jale Özgentürk
Kayhan Ailesi, Ege''nin önde gelen yatırımcı ailelerinden biri. Tekstille başlayan yatırımlarını şimdi hayvancılık sektöründe sürdürüyor. Grubun tanınan şirketi Söktaş, Türkiye''nin en büyük 50 tekstil şirketinden biri. Muharrem Kayhan, Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği''nin (TÜSİAD) eski başkanlarından, kardeşi Hilmi Kayhan ise yıllardır Söktaş''ın başında.

Kayhanlar, tekstil sektörünün kriz yaşadığı yıllar içinde değiştirdikleri stratejileri ve kaliteye, katma değerli ürünlere yönelik yatırımlarını bir süre önce Beyoğlu Pera''da restore ettikleri tarihi binalarında anlatmıştı. Hayvancılık yatırımından ise kısaca söz etmişlerdi. Hayvancılıktaki yatırımları belli bir seviyeye gelince bu kez Aydın Germencik''teki çiftliğe davet ettiler.

Turanlar köyünde, 600 dönümü çiftlik alanı olan ve toplam bin 500 dönüm arazi üzerine kurulan çiftliğe, "Efeler" adını vermiş Muharrem ve Hilmi Kayhan. Son derece modern çiftlliğe yapılan yatırım tutarı şimdiden 30 milyon dolara ulaşmış.
Büyük bir alana yayılan çiftlikteki ağıllar Holstein cinsi ineklerle dolu. Hayvanlar yonca, saman ve fiğ otu gibi yemlerle çok özenle besleniyor. Hilmi Bey''in gezdirdiği ağıllarda, yeni doğmuş buzağılardan, doğuma hazırlanan damızlıklara, son derece teknik süt sağım seansına kadar her adımı gezdik.

Bölge için çok önemli bir yatırım olmuş bu çiftlik. Çevredeki köylere ihtiyaç duyulan yem sayesinde sözleşmeli tarım imkanı doğmuş. Çiftlikteki her hayvan günde 20 kilo yem yiyor, 100 litre de su içiyor. Ortalama verdiği süt miktarı ise günlük 32 kilo.

3 bin 54 damızlık düve ithal edilmiş bugün doğumlarla 3 bin 501 sayısına ulaşılmış. Damızlık hayvanlar suni tohumlama yolu ile çoğaltılıyor. Türkiye''nin cins ırkı olmadığı için bu tohumlar da ithal ediliyor. Türkiye''nin yıllık ithal ettiği suni tohum miktarı ise 400 milyon dolar civarındaymış.

Çiftlik evi, ABD''den getirildi
Efe Çiftliği''nde 2008 yılı sonuna kadar günlük süt üretiminin 65 tona ulaşması bekleniyor. 5 yıl içinde ise 7 bin 200 sağmal barındırılarak 75 bin ton süt üretilmesi planlanıyor. Çevre köylerden gelen 94 işçiyle birlikte 108 kişinin çalıştığı çiftlikte üretilen süt, Pınar Süt''e satılıyor. Çiftlik evi ise ABD''den getirilmiş.

Çiftlik süt besiciliğinde Türkiye''nin en büyüğü. Hilmi Kayhan, geçen hafta süt sağım makinaları satışı için gelen İsveçli firmanın söylediğine göre, Avrupa''nın da en büyük işletmesi olduğunu ekliyor.

Muharrem ve Hilmi Kayhan''la yatırım macerasını konuşuyoruz. 2 yıl boyunca Güney kıtayı karış karış dolaştığını anlatıyor Hilmi Kayhan. Kanada, Avustralya, ABD ve Güney Amerika seçenekleri içinden ABD''yi seçtiklerini ve sürüyü oradan getirdiklerini belirtiyor.

Efe Çiftliği''nin hedefi uzun vadede ihracat ve peynir üretimi. Hedef cirosu ise 15 milyon dolar. Çiftlik tam faaliyete geçtiğinde bu rakam 60 milyon dolar olacak. 7-8 yıl sonra dünyanın en büyüklerinden biri olmayı hedefliyorlar. Kayhan, "Şu anda dünyada bu çapta çiftlikten 40 tane ancak var" diyor.

Varsa yoksa piyasa
Son yıllarda hayvancılığa yönelik teşvikler sayesinde bu sektöre girdiklerini anlatan Kayhan kardeşleri, bu yatırıma iten sebeplerden biri de Ege''de yıllardır tarımla içiçe olmaları. Türkiye''de tarımın ihmal edilmesini anlayamıyorlar.

Türkiye''de hayvancılığın büyük bir potansiyele sahip olduğunu söylüyor Hilmi Kayhan. Kayhan''ın hayvancılıkta acı tablo olarak tanımladığı Türkiye''deki durum şöyle: "Türkiye''de 5.5 milyon süt hayvanı, 1.7 milyon saf hayvan var. Büyük çoğunluğu melez. Bu nedenle damızlıkların dışardan getirilmesi gerekiyor. 11.5 milyon ton süt veriyor bu hayvanlar. Yani hayvan başı 2 ton. Oysa ortalama ABD''de 8, İsrail''de 10 ton ancak İsrail''de bu rakam 37 litreye bile çıkıyor. Türkiye işsizlikle boğuşuyor. Oysa Türkiye''nin önünde servet duruyor. Herşeyi yerli olan bir sanayi bu."

Muharrem Bey de, Türkiye''nin elindeki serveti farketmediğini tekrarlıyor ve devam ediyor: "Varsa yoksa piyasa. Dolar şu olmuş, borsa bu olmuş. Birçok üründe net ithalatçıyız. Türkiye''de kişi başı süt tüketimi 147 litre, Avrupa''da 300-400 litre. Çiftlik kurun diye teşvik verdiler, sadece biz değil çok başarılı yatırımlar yapıldı. Şimdi vazgeçtiler. Şaşırıyoruz. Türkiye''de çarpıklık bitmiyor. Bizim bu bölgede arsanın metrekaresi 3 bin 500 dolara ulaşmış. Brezilya''da ise bu rakam 5 dolar. Yabancılar bize aktifinizi satın, istediğiniz yerde üretim yapın diyor. Kanada''da üretim yapmak isteyene anında vatandaşlık veriliyor. Bölge kuraklık içinde. ''GAP'' diyorlar. Çine barajı 13 yıldır ödeneksizlik yüzünden bitirilmedi. Çiftçi üretemiyor. Avrupa Birliği standartlarında üretim yapıyoruz. Avrupa''ya giremiyoruz. Türkiye''nin hayvanları sayıldı. Oysa bu süreçte çok iyi pazarlık yapılması gerekiyor. Mesela Romanya''da hayvancılık bitti bu yüzden. Türkiye''deki Şap Enstitüsü''nü hala Avrupa Birliği finanse ediyor."

Kayhan kardeşlerin çelişkiler, engellemeler içinde başardığı bu yatırım umut verici. Avrupa''da imrenerek baktığımız modern çiftlikler, modern çiftçiler gerçekleşiyor.

Sadece Kayhanlar değil bu konuda yatırım yapan, Necati Kurmel, Ethem Sancak, Koç ve Doğan Grubu da bu değişimin öncüleri. Tarım ve hayvancılık konusunda atılacak adımlar belki de Türkiye''nin dezavantajı olan bu sektörü avantaja çevirebilir...

Türkiye''de süt üreticileri marketlerin esiri oldu
Bu arada süt fiyatları konusunda sektörde uzun süredir bir tartışma yaşanıyor. Üreticiler süt sanayicilerinin birlikte fiyat belirleyerek "oligopol" bir piyasa oluşturduklarını söylüyor, sanayiciler ise sessizce fiyatları kontrol ediyor. Hilmi Kayhan''a süt fiyatlarında yaşanan bu sıkıntıyı da soruyoruz. Kayhan, süt fiyatlarının dünyada yükseliş trendinde olduğunu söylüyor. Çin gibi ülkelerde tüketimin arttığını anlatan Kayhan, Türkiye''de ise fiyatların aşağı çekildiğini dile getiriyor. Süt firmalarının maliyetleri düşürmek için fiyatları düşük tutmaya çalıştığını anlatan Kayhan, "Süt üreticileri marketlerin esiri haline geldi" yorumunu yapıyor. Kayhan, tüm yükün çiftçinin sırtına yüklendiğini de ekliyor ve "İnsanlar perişan vaziyette. Maliyetler çok yükseldi, fiyatlar düştü" diye konuşuyor. ABD''de olduğu gibi büyük çiftliklerin ürünlerinin piyasaya girebileceğini de kaydeden Kayhan, "Bu ülkelerde yerel markalar yaygın. Ulusal markalar yok. Böylece reklam masrafı da yok. Biz de düşünüyoruz" diyor.
Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.