Haberler

Tarlabaşı’nda ‘dönüşüm’ sıkıntısı

Tarih: 25 Ağustos 2008 Kaynak: Taraf Yazan: Pelin Cengiz
Tarlabaşı’nda yürütülen kentsel dönüşüm projesi, mülk sahipleri açısından ‘kentsel geri dönüşüm’ projesine döndü. Proje sit alanı olan bölgede binaların yıkılmasını, binaların yok pahasına sahiplerinden alınmasını içeriyor. Semt sakinleri sorunu konuşacak muhatap arıyor.

İstanbul’un tarihi semtlerinden Tarlabaşı’nda mülkü bulunan vatandaşlar, ‘doğal ya da insan eliyle yapılmış, özel nitelik taşıyan ve bir bütün meydana getirdiği’ için ‘sit alanı’ olan bölgenin ‘kentsel dönüşüm projesi’ kapsamına alınmasından bu yana son derece sıkıntılı günler geçiriyor.

Sıkıntılarını aktarmak ve çözüm bulmak amacıyla Tarlabaşı Mülk Sahipleri ve Kiracıları Kalkındırma ve Sosyal Yardımlaşma Derneği’ni kuran semt sakinleri, bugüne kadar Beyoğlu Belediyesi ve dönüşüm projesinin ihalesini alan Çalık Holding’e bağlı GAP İnşaat’tan sağlıklı yanıt alamamaktan şikayetçi.

Çivi Çakmak Yasak
Beyoğlu Belediyesi, Anıtlar Kurulu gibi kurumların 50 yılı aşkın süredir uyguladığı ‘imar yasağı’ nedeniyle boyanması, onarılması bile yasak olan binalar, “5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması” hakkında çıkartılan yasayla yıkılacak.

Tarlabaşı’nda mülkü bulunanlar kurdukları dernekle, seslerini duyurmaya çalışıyor. Duyurmaya çalıştıkları ses, kentsel dönüşüme tümden karşı olmak değil, İstanbul’un en değerli bölgelerinden birinde yapılacak milyar dolarlık dönüşüm sırasında 209 tarihi tescilli yapının yıkılmaması, mülklerinin ‘yok pahasına’ ellerinden alınmaması ve projedeki ‘hukuk dışılık’ ve ‘adaletsizlik’ olarak öne çıkıyor.

Binalara Boş Muamelesi
Tarlabaşı projesinin kapsadığı bölgede yaşanan belirsizlik ve yıkım yapılacağı endişesiyle evler boşaltılıyor ve yerine yeni kiracılar gelmiyor. Proje alanında 520 konut, 209 işletme bulunuyor. Son dönemlerde boşalan ya da boşaltılan 334 konut var ve burada toplam 2650 kişi yaşıyor. Proje alanındaki 278 binanın yüzde 95’i özel mülkiyet, diğerleri ise kilise vakfı, hastane vakfı gibi muhtelif vakıflara ait. Yani burası kamunun malı olmadığı gibi belediyenin de malı değil. Derneğin, konuyla ilgili en büyük şikayeti bu binaların tümünün boş, kimsenin yaşamadığı yerler gibi gösterilmesi. Çünkü burada yaşayanlar tapulu mülkiyet hakkı olan kişiler.

Onayları Alınmadı
Burada yaşayanlar kentsel dönüşüm projesini ilk kez 2006’da Beyoğlu Belediyesi’nden duymuş ve verilen bilgilerde burada yaşayanlara Dünya Bankası’ndan kredi sağlanacağı, binaların restore edileceği ve düşük faizle finansman sağlanacağı, hatta gücü olmayanlara binalarının belediye tarafından onarılacağı söylenmişti. Ancak, sonrasında hiçbir mülk sahibinin belediyeye tapulu malları için muafakatname ve benzeri bir hukuksal yetki vermemesine rağmen, Beyoğlu Belediyesi, tapulu mülkleri mülk sahiplerinin onayı ve haberi olmaksızın yenileme projesi kapsamında ihale etti. Mevcut yenileme projesini mülk sahipleri 2008’de görüşmelere çağrılınca öğrendi ve hemen arkasından dernekleşti.

5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması hakkında çıkartılan yasa sonrası, Beyoğlu Belediyesi Tarlabaşı’nda belirlenen adalar için Bakanlar Kurulu’na acele kamulaştırma kararı alınması yönünde talepte bulundu. 6 Temmuz 2006’da kamulaştırma yürürlüğe girdi, ardından Beyoğlu Belediyesi 16 Mart 2007’de ihale yaparak projeyi Çalık Holding’e bağlı GAP İnşaat’a verdi. Dernek, avam projenin aslında bir yenileme ve restorasyon çalışması değil, tam tersine 278 bina ve 437 tapu sahibinin binalarının yıkımını amaçladığını gördü. Yapılan ihale, Tarlabaşı’nın aynı zamanda kentsel sit alanı olmasını da yok sayıyor.

Gerekirse AİHM''e Gidecekler
Derneğin iddiasına göre, Beyoğlu Belediyesi tüm bina sahipleri ile uzlaşma sürecini işlettiğini söyleyerek kamuoyunu ve ilgili tüm tarafları yanlış yönlendiriyor. Ada bazında yapılan bilgilendirme toplantılarının tutanak altına alınarak uzlaşma ve anlaşma görüşmeleri yapılmış gibi gösterilerek kamulaştırma kararı alındığı belirtiliyor. Derneğe göre, proje alanında hiçbir bilimsel ve akademik çalışma yapılmadan, mülkiyet durumuna bakılmadan ihalenin yapılması pek çok karışıklığa yol açıyor. Yine Beyoğlu Belediyesi’nin buradaki maliklerin yüzde 80’i anlaştığını ifade ediyor, ancak derneğe üye 320 kişinin bu durumu yalanladığı kaydediliyor. Belediye ve GAP İnşaat, maliklerle tek tek görüşme yapmayı istiyor ancak bu görüşmelerde farklı öneriler getirilerek kamulaştırma seçeneği sürekli dile getirildiği için dernek, toplu görüşme konusunda ısrarlı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurmakta kararlı olan dernek, projenin orada yaşayanların kendi yerlerinde kalmasını sağlayacak, kent mimari dokusuna, hakka ve adalete uygun bir proje istiyor.

Kat Karşılığı Uygulanmıyor
Projeyle ilgili bir diğer ve belki de en can alıcı sıkıntı ise projeyle ilgili olarak mülk sahiplerinin, gerek Beyoğlu Belediyesi’nden gerekse GAP İnşaat’tan yenileme projesiyle ilgili yeterli bilgi alamaması. Israrla talep edilmesine rağmen dernek, onaylanmış proje örneğini derneğe vermemiş. Ayrıca, mülk sahipleri parsel bazlı ve her binanın durumu ayrı ayrı ele alınarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Beyoğlu Belediyesi projeyi kat karşılığı ihale ettiğini belirtse de, dernek üyeleri GAP İnşaat’ın kat karşılığı uygulamasını yürütmediğini söylüyor. Beyoğlu Belediyesi, yenileme alanı projesini mevcut inşaat toplamının yüzde 42’sini ihale etti, mevcut inşaat toplamı 64 bin metrekare ancak proje toplamında yapılması düşünülen toplam inşaat metrekaresi bu oranın üç katını aşıyor. Örneğin, 50 metrekare taban oturumlu beş katlı binası olan bir maliğe 50 metrekare yer öneriliyor. Bu 5/1 demek. Dokuz katlı bir yapılaşmada bu oran 9/1 oluyor.

Proje alanının Tarlabaşı Bulvarı’na bakan en önemli dört adasına çok katlı ticari kompleksler yapılması öngörülüyor. Bu alan toplamı 11 bin metrekare bir zemine denk geliyor. Bodrum katları ile birlikte 14 kat yapılacak bu da 154 bin metrekarelik bir alana denk gelecek. Yine arka adalarda yer alan binaların da yıkılarak, yeşil alanı olan site halinde toplu mesken yapılması amaçlanıyor. Mevcut binaların malikleri dikkate alındığında yapılan bina ve daire adedi arasında ciddi farklılıklar var. Mesela, binası 20 metrekarenin altında bir oturuma sahip olan ve pay hakkı 20 metrekarenin altında kalan kişilere daire önerilmiyor.
YorumlarYorum Sayısı: Henüz hiç yorum yapılmamışBütün yorumları forumda okuyun!
Bütün yorumları forumda okuyun!
Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.