Haberler

Kentler ve kudretliler

Tarih: 12 Eylül 2008 Kaynak: Akşam Yazan: Cengiz Türksoy
Geçen hafta yayımlanan yazımızın bir yerinde, “Başta İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere birçok kentimizde yapılacak köklü yatırım ve değişiklikler bilimsel çalışmaların ürünü planlarla değil “kudretlilerin” kararlarıyla belirlendi. Bu anlayış, o dönemden günümüze neredeyse hiç değişmeden sürüp geldi” demiştik. Bu hafta Sayın Başbakan ile Sayın Aydın Doğan arasında başlayan tartışma ve atışma ne kadar haklı olduğumuzu gösterdi. Konumuz, birçok yönü olan bu tartışma değil, onunla başkaları ilgileniyorlar. Biz sorunun yalnızca bir yanıyla ilgiliyiz.

Sayın Başbakan, “Aydın Doğan, satın aldığı Hilton arazisinde gerçekleştirmek istediği yatırımın gerektirdiği imar hakkını vermediğimiz için gazetelerinde aleyhimize yayın yapıyor” diyor. Sayın Doğan da bunun doğru olmadığını söylüyor. Süregelen tartışmanın gösterdiği bir gerçek var. Başbakan’ın sözlerinden, İstanbul’un imar konularıyla doğrudan ilgilendiğini anlıyoruz. Oysa ülkemizde halen yürürlükte bulunan konuya ilişkin mevzuatın hiçbir yerinde kentlerimizin planlanması; imar haklarının belirlenmesi, artırılması ya da azaltılmasına yönelik olarak başbakana herhangi bir görev ya da yetki verilmiş değildir. Aynı mevzuat, mevcut imar planlarının, yapılacak yatırıma göre parsel ölçeğinde değiştirilerek yatırımcıya yeni haklar verilmesini de varsaymamaktadır. İmar hukukumuza göre yatırımcı yatırımını yürürlükteki plana göre programlayacak ve gerçekleştirecektir. Planlı gelişen her çağdaş kentte geçerli olan bu kuralı tersine işleterek yatırım projesine göre plan değiştirmek planlı gelişme düşüncesini reddetmek demektir. Üstelik milyonlarca insanın yaşadığı bir kentin merkezindeki plan kararlarını, hiçbir yetki ve sorumluluğu olmayanların tartışabilmeleri; salt “kudretli” oldukları için bu hakkı kendilerinde görmeleri uygar bir ülkede olacak şey değildir.

Buna karşılık, Sayın Başbakan ile Sayın Aydın Doğan Hilton arazisindeki imar haklarının artırılması konusunu görüşmüşlerdir. Çünkü örnek olayın iki aktörü de günümüzün “kudretlileri” arasındadır ve hep söylediğimiz gibi kentlerimizi bilimsel çalışmaların ürünü plan kararları değil “kudretlilerin tercihleri” yönlendirmektedir. Birisi kudretini siyasal iktidarın başı olarak yönetme erkini elinde bulundurmaktan, öteki ülkemizin en büyük basın yayın kuruluşunun sahibi olmaktan almaktadır. Konumlarının kendilerine sağladığı “kudretin” bilinciyle görüştükleri ve uzlaşamadıkları anlaşılmaktadır. Aslında ne bu konunun görüşüleceği yer başbakanlıktır, ne de görüşülmesi gereken kişi başbakandır. Anlaşıldığı kadarıyla, İstanbul’un merkezinde bulunan bir arazideki yapılaşma koşullarının görüşüldüğü ortamda ne kent temsil edilmektedir ne de kentin planlama yetkilileri vardır. Başbakan / Aydın Doğan çekişmesinin gösterdiği ve bizi asıl ilgilendiren konu budur. On yıllardır süregel ve sonuçta günümüzün sorunlar yumağı Türkiye kentlerini üreten bu pazarlık süreçlerine son veren demokratik ve saydam planlama anlayışına dayalı yeni bir kentleşme modeline ihtiyacımız olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır. Türkiye kentlerinin bu temel sorunu algılanmadıkça kentlerimizin içinde bulundukları bugünkü koşullardan yakınmanın hiçbir anlamı yoktur.
Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.