Haberler

Gel de kutla…

Tarih: 5 Kasım 2008 Kaynak: Evrensel Yazan: Necati Uyar
8 Kasım günü, dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de “Dünya Şehircilik Günü” olarak kutlanıyor. TMMOB Şehir Plancıları Odası tarafından, 8 Kasım gününün de içinde yer aldığı hafta içinde çeşitli etkinlikler düzenleniyor.

Bunlardan kuşkusuz en önemlisi, bu yıl 32. gerçekleşecek olan Dünya Şehircilik Günü Kolokyumu. Bu yıl İstanbul’da, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin ev sahipliğinde 6-7-8 Kasım günlerinde gerçekleştirilecek olan kolokyumun konusu “Kentsel Yeniden Yapılanma: Kazananlar, Kaybedenler”.

Ülkemizde pek çok konuda, aslında var olmayan, yaşanamayan, gerçekleşemeyen ve hatta engellenen bazı olguların varmış gibi yapılması, tartışılması ve kutlanması yaygın. Dünya Şehircilik Günü kutlamaları da böylesi kutlamalara dönüşmüş durumda günümüzde. Çünkü, özellikle son yıllarda izlenen politikalar, yaşanan gelişmeler, yapılan (sözde yasal) düzenlemeler, kentlerimizi planlama karşıtı eylemlerin uygulama alanına dönüştürmüş durumda.

Bu nedenle, başta TMMOB Şehir Plancıları Odası olmak üzere, tüm duyarlı kesimler ve örgütler, bu günü bir kutlama günü olmaktan çok, yaşanan sorunların, yitirilen değerlerin, artan bozulmaların farkına varılmasını sağlayacak etkinliklerin gerçekleştirileceği günlere dönüştürmeye çalışıyor.

Bu nedenle, üç gün sürecek olan kolokyumda da kent plancıları, rutin bir kutlamadan çok, meslek alanlarında yaşanan değişimi, yeniden yapılanmayı tartışacak, yaşanan süreçte “kazanılanların ve kaybedilenlerin” adını daha net biçimde koymaya çalışacaklar.

Yalnızca kent plancıları değil elbette, son yıllarda yaşanan yeniden yapılanma sürecinden etkilenen aktörlerin de sesi yükselecek kolokyumda. Özellikle, 8 Kasım Cumartesi günü, Doç. Dr. Murat Cemal Yalçıntan’ın moderatörlüğünde gerçekleşecek olan “Kentsel Toplumsal Muhalefet ve Deneyimler” başlıklı oturumda yapılacak sunuşlar, kentlerde “kaybeden” olmak istemeyenlerin, direnenlerin sesini duyuracak kürsüden.

Av. Denizer Şanlı’nın “Barınma Hakkı Mücadelesi ve Dikmen Vadisi Projesi” başlıklı sunuşunun yanı sıra Başıbüyük Mahallesi Derneği’nin, Gülsuyu Gülensu Güzelleştirme Derneği’nin, Evsiz Depremzedeler Kooperatifi ve İmece Evleri’nin, Beykoz Mahalle Dernekleri Platformu’nun, Küçükçekmece Platformu’nun ve Sulukule Platformu’nun yapacağı sunuşlar, farkındalığın yaygınlaşması ve kentsel toplumsal muhalefet bilincinin yükseltilmesi açısından çok önemli.

Kolokyumda konuşulacaklar ve ortaya konulacak olan tablo, bugün ülkemizde “şehircilik” adına kutlama yapılacak bir durum olmadığının da çok açık bir göstergesi olacak aslında.

Çünkü, son yıllarda kent planlama meslek alanında yapılan uygulamaların önemli bir bölümü amacından saptırılmış, kent planlama mesleği; mesleki etik endişelerinden tümüyle uzaklaştırılarak, sanal emlak borsasının, kentsel yağma örgütlenmesinin, rant kapkaççılığının, yerel yönetim çeteleşmesinin oyun aracına dönüştürülmüş durumda.

Çünkü, bugünlerde kentlerimiz, “plan” denildiğinde “plan tadilatı”, emsal denildiğinde “rant artışı” dışında bir şey düşünemeyen, “hak” ve “hukuk” kavramlarına uygulamalarında hiç yer vermeyen “dişli” kadroların yöneticiliğinde, yaşanabilirliklerini hızla yitirme noktasına gelmiş durumda.

Çünkü, kent yoksulluğu hızla büyür ve kentlerimizin önemli bir bölümü yoksulluğun mekansal yüzüne dönüşürken, diğer yandan artan yoksulluğun yarattığı güvenlik endişesiyle kurulan “güvenlikli siteler”, korkunun mekansal maskesi işlevini üstlenmiş durumda. Çünkü, son yıllarda gecekonduların şimdilik gözden ırak olanlarını nohutla, kömürle tavlanabilen “oy deposu” olarak gören, bu alanlara sevgisini kamyonlara yükleyerek taşıyan, kentlerde “yoksulluğu” değil “yoksulu” yok etmeyi ilke edinen “TOKİ’ci anlayış”, gözüne batanları hızla “dönüştürmeye” girişmiş, “barınma hakkı insan hakkıdır” diyenlere karşı, sevgisini kepçeyle, dozerle ve panzerle göstermeyi tercih etmiş durumda.

Çünkü, panayırcı anlayışın yönetimindeki kentlerimiz, her gün biraz daha yozlaşmış, yaşanabilirlikten hızla uzaklaşmış durumda. Yapımcılarını ve ihale aracılarını zengin etmenin dışında, kentlere katkısı tartışılır battı-çıktı alt geçitler, virüs gibi tüm ülkede yaygınlaşmış; ulaşım denildiğinde, “otoyol ve ralli” düşleyen, “yaya” denildiğinde merdivenli üst geçitlerle kentlerini süsleyen kadroların elinde, kent merkezleri erişilmez, bulvarları geçilmez hale gelmiş durumda.
Böylesi bir ortamda, insan kendi kendine söylenmeden edemiyor; gel de kutla…
Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.