Haberler

Mimarlığın Kendini Gösterdiği “Anıt Mezarlar”

Tarih: 10 Kasım 2008 Kaynak: Wikipedia Derleyen: Gökçe Aras
Anıt mezar, ölünün gömüldüğü alanı da kapsayan ya da ölülerin gömüldüğü odalardan oluşan harici bir yapı olarak nitelendiriliyor. Hristiyanların anıt mezarları sıklıkla kiliselerin içinde yer alır. İçerisinde ünlü kişilerin gömülü bulunduğu anıtsal tarihi mezarlar için müslümanlar ise “türbe” kelimesini kullanır. Anıt mezar (mausoleum) kelimesi, Bodrum’da konumlanan Halikarnas Mozolesi olarak da bilinen Pers Valisi Kral Mausollos’un mozolesinden geliyor. Halikarnas Mozolesi, Kral Mausolos adına karısı ve kız kardeşi Artemisia tarafından yaptırılmış. Dünyanın yedi harikasından biri sayılan, kolonlarıyla Yunan mimarisini, piramit şeklindeki çatısıyla da Mısır mimarisini birleştiren mozolenin mimarının Pytheos olduğu söyleniyor.

Geçmişte hatta günümüzde anıt mezarlar, önemli kişilerin ya da liderlerin mezarlarının bulunduğu büyük ve etkileyici binalar oldular. Roma İmparatorluğu’nda anıt mezarlar genellikle toplu mezarlarda ya da yol boyunca konumlanırdı. Birçok özel anıt mezarın hala ayakta durduğu Eski Roma’nın en ünlü yollarından birisi olan “Via Appia Antica” buna örnek olarak verilebilir. Bu alan, Hristiyanlık’ın kabulünün ardından kullanılmaz olmuş.

Daha sonra anıt mezarların özellikle Avrupa’da ve kolonilerinde erken modern ve modern dönemler boyunca oldukça popüler olduğu gözlemleniyor. Oldukça küçük olan bu yapılar genellikle duvarları, çatısı ya da ziyaretçilerin girmesi için bir kapıdan oluşan basit binalardı. Bu anıt mezarlar ya tamamen yerin üzerindeki ölü odası ya da binanın altında konumlanan kemerli ölü odası şeklinde yapılıyordu ve buradaki ölü bedenler muhtemelen lahit ya da defin nişi içine konuluyordu. Modern anıt mezarlar aynı zamanda ölüyü yakmak için bir alan ve küllerin konulduğu vazolar için nişlerin de bulunduğu krematoryum görevi de görüyor.

Amerika’da ise anıt mezarlar genellikle kilisenin alt katlarında konumlanıyor. Örneğin Los Angeles’daki The Cathedral of Our Lady’nin alt katlarında 6.000 kişilik mezar alanı ve kül odası bulunuyor.


Basamaklı Piramit, Kaynak: Wikipedia

Anıt mezarların bilinen en eski hali olan Eski Mısır uygarlığında, toprak altına gömülen ölülerin anısına, mezarın hemen üstüne kurulan tepesi düz odacık olarak tanımlanan mastabalar, piramitlere bir geçiş olarak da nitelendiriliyor. Bu odacıkların kullanım amaçları mezarın yerini belli etmek, ölünün ruhu için dua edilen bir ufak tapınak sağlamak ve ölünün yaşarken yaptıklarını anarak yaşatmak olarak sayılabilir. Ayrıca mastaba yapmanın, kuma gömülen ölünün zaman içerisinde rüzgarlarla üzerinin açılmasını önlemek gibi pratik bir sebebi de olabilir. Özellikle Firavun Djoser''in mimar - doktor Imhotep''e yaptırdığı bir çok odacığı üst üste koyarak yapılan mastaba çok ünlüdür. Basamaklı piramit olarak da bilinen bu yapı mastabadan piramite geçişi gösterir.


Taç Mahal, Kaynak: Wikipedia

Bir diğer önemli anıt mezar olan Taç Mahal ise, Babür İmparatorluğu’nun 5. hükümdarı Şah Cihan tarafından, o zamanki imparatorluğun başkenti olan Hindistan''in Agra şehrinde, Yamuna Nehri''nin kıyısında yaptırılmış. Dünyada aşk için dikilmiş en büyük ve en güzel anıt olarak kabul edilen bu türbe, Şah Cihan''ın büyük bir aşkla sevdiği eşi Arcümend Banu''nun, doğum sırasında ölümü üzerine, onun hatırasına yaptırılmış. Yapının mimarları, Mimar Sinan''ın talebelerinden Mehmet İsa Efendi ve Mehmet İsmail Efendi ile yapıdaki yazıları yazan Hattat Serdar Efendi, eserin yapımı için Şah Cihan tarafından İstanbul ''dan davet edilmişler. 1630''da inşasına başlanan eser, 22 yıl sonra 1652''de tamamlanmış. Taç Mahal''in yapımında da kullanılan parlak, ince mavi damarları olan beyaz mermerden yapılan ve yerden yüksekliği 82 metre olan kubbe, Mimar İsmail Efendi tarafından yapılmış.

Türk kağanlarının mezar abideleri ise dağ şeklindeydi. Ölen kimsenin hayattayken savaşta öldürdüğü kişilerin simgesi olan taşlar veya heykellere balbal deniyor ve bunlar da sin adı verilen mezar abidelerinin etrafına dikiliyordu. Ölenin, onun maiyetinin ve balballar ile kurbanlık hayvanların tasvirleri dikili taşa oyulmuş bir heykel veya kabartma olmaktaydı. Ölenin hayat safhalarını temsil eden levhalar da taşa naklediliyor veya az kabartmalı şekilde oyuluyor ya da kırmızı boyayla çiziliyordu. Bu eserlerin üslubu ilkel, fakat çarpıcı bir ifade biçimiyle kendini gösteriyordu.

Osmanlı İmparatorluğu’nda ise padişahların mezarları imparatorluğun ilk ve son dönemlerinde yaptırılan türbelerde devletin güçlü olduğu dönemlerde ise genellikle kendi yaptırdıkları ya da o dönemde yaptırılan camilerin içinde konumlanıyor.

Cumhuriyet Dönemi’nde ise anıt mezarların mimari özelliklerinin öne çıktığı ve çoğu zaman yarışmalar neticesinde elde edildiği görülüyor. Anıtkabir başta olmak üzere bu anıt mezarlardan bazılarının mimari ve genel özellikleri aşağıda sıralanıyor.


Anıtkabir, Kaynak: Wikipedia

Anıtkabir
1942 yılında sonuçlanan “Anıtkabir Uluslararası Mimari Proje Yarışması”nın birincisi Emin Onat ve Orhan Arda’nın projesi olan Cumhuriyet Dönemi’nin en önemli anıt mezarı Anıtkabir, Türk Kurtuluş Savaşı''nın ve inkılaplarının önderi ve Türkiye Cumhuriyeti''nin kurucusu, ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk''ün, Ankara Anıttepe''de (eski adıyla Rasattepe) konumlanıyor. Ayrıca dördüncü cumhurbaşkanı Cemal Gürsel ve İsmet İnönü''nün kabri de Anıtkabir''de yer alıyor.

Anıtkabir''in genel mimarisi, Türk mimarlığında 1940-1950 yılları arasındaki "II. Ulusal Mimarlık Dönemi" olarak adlandırılan dönemin özelliklerini yansıtıyor. Bu dönemde daha çok anıtsal yönü ağır basan, simetriye önem veren, kesme taş malzemenin kullanıldığı binalar yapıldığı görülüyor, Anıtkabir de bu özelliklere uyuyor. İlk projede mozole iki katlı olarak tasarlanmış, ancak ekonomik nedenlerle ikinci katın yapımından vazgeçilmiş.

İnşası 1 Eylül 1953 tarihinde tamamlanan Anıtkabir’de, döneminin özellikleri ile birlikte Selçuklu ve Osmanlı mimari özelliklerine ve süsleme ögelerine sıkça rastlanır. Ayrıca Anıtkabir''in bazı yerlerinde kullanılan çarkıfelek ve rozet denilen taş süslemeler Selçuklu ve Osmanlı sanatında da göze çarpıyor. Bütün bu özellikleriyle yapıldığı dönemin en iyi mimari örneklerinden biri olarak nitelendirilen Anıtkabir yaklaşık 750.000 m²’lik bir alanı kaplamakta olup, Barış Parkı ve Anıt Bloku olarak iki kısma ayrılıyor.


Çanakkale Şehitleri Anıtı, Kaynak: Wikipedia

Çanakkale Şehitleri Anıtı
Çanakkale Şehitleri Anıtı, Çanakkale il sınırları içindeki Gelibolu Yarımadası''nda, Çanakkale Boğazı''nın ucunda Morto Koyu önündeki Hisarlık Tepe üzerinde yer alıyor. 1915 yılında 1. Dünya Savaşı sırasında Çanakkale Savaşları''nda hayatını kaybeden 253.000 Türk askerin anısına yaptırıldı. Yapımına 1952 yılında karar verilen ve temeli 17 Nisan 1954 tarihinde atılan anıt, 6,5 yılda tamamlanarak 21 Ağustos 1960 günü açıldı. Anıt için 1944 yılında yapılan yarışmayı mimar Doğan Erginbaş, İsmail Utkular ve mühendis Ertuğrul Barla''nın projelendirdiği eser kazandı. Finansal nedenlerden dolayı yapımı birkaç defa durdurulan anıtın 15 Mart 1958 tarihinde gövde kısmı tamamlanabildi. Resmi açılışı 21 Ağustos 1960 tarihinde yapılan anıtın altında Savaş Eserleri Müzesi, yanında Mehmetçik Anıtı ve Türk Şehitliği bulunuyor. Üzerinde 25x25 m kaide yer alan 4 ayak üzerine oturtulmuş olan yapının yüksekliği 41,7 metre ve ayakların genişliği 7,5 metre. Anıt tümüyle 625 metrekarelik bir alanı kapsıyor.

 Celal Bayar Anıt Mezarı, Kaynak: Life in Bursa

Celal Bayar Anıt Mezarı
Celal Bayar''ın Anıt Mezarı ile yakın ve uzak çevre düzenlemesi projelerinin elde edilmesi konusu, 1989 yılında serbest, ulusal ve tek kademeli olarak yarışmaya çıkartıldı. Yarışma sonucunda uygulanan anıt mezar, Bursa – Gemlik’teki Umurbey Köyü’nde konumlanıyor. Celal Bayar Anıt Mezarı ve etrafındaki geniş bir park, Celal Bayar Vakıf Müzesi, Kütüphanesi ve Bayar’ın anıt heykeli Umurbey’in meydanında yer alıyor.



Duygu Asena Anıt Mezarı
30 Temmuz 2006’da hayatını kaybeden gazeteci, yazar, kadın hakları savunucusu Duygu Asena için bir anıt mezar yapılması planlanıyor. Kardeşi İnci Asena’nın girişimleriyle mezarın tasarımını Haydar Karabey, grafiklerini Bülent Erkmen, modellemelerini Tanju Özelgin, illüstrasyonlarını Selim Güner ve uygulamasını Sancar Uçar gerçekleştirdi. Haydar Karabey tasarımını şu sözlerle tanımlıyor: “Böyle konularda kalem kağıda sarılmadan önce düşünmek iyidir. Toprağın üzerine öylece bırakılmış bir ‘kurdele’nin yeterli olacağını düşündüm. Nedense aklıma Stevie Wonder’ın ‘Ribbon in the Sky’ şarkısı geldi. Elimdeki kağıt bükülüp ‘möbius eğrisi’ dediğimiz biçime giriverdi.”


Mimar Kemaleddin Bey Anıt Mezarı, Kaynak: Arkiv

Mimar Kemaleddin Bey Anıt Mezarı
1870–1927 yılları arasında yaşamış olan ve Mimar Sinan’dan sonra, yapıtlarıyla toplum tarafından en çok tanınan ve saygı duyulan mimarlarımızdan biri olan Kemaleddin Bey, Osmanlı Hassa Mimarları Ocağı’nın yaklaşık yüz yıllık sükûtundan sonra, 20. yüzyıl başlarında, çağdaş anlamda modern mimarlık mesleğine katkıda bulunmaya başlayan ilk Türk mimarlarından. Uzun yıllar Evkaf Nezareti Sermimarı olarak hizmet ettiği Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün kapsamlı desteğiyle sürdürülen Anma Programı etkinlikleri çerçevesinde, mimarın Bayezid Camisi Haziresi’nde bulunan mezarı Zeynep Mennan ve Can Çinici’nin özgün tasarımı ile düzenlenerek, yürütülen çalışmalar sonucunda ayrıcalıklı bir kimliğe kavuşturuldu. Mezar anıtının açılışı, mimarın ölüm yıldönümü olan 13 Temmuz 2007’de Bayezid Camisi Haziresi’nde bulunan mezarı başında düzenlenen anma etkinliği ile gerçekleştirildi.

Turgut Özal Anıt Mezarı
Tasarımı Sanlı Mimarlık tarafından yapılan 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın anıt mezarı 1998 yılında tamamlandı. Anıt mezar, sekiz adet 35 metre yüksekliğinde bakır kaplanmış konstrüksiyon ayak, kurşun kubbe ve kubbenin altında ayaklara asılmış üç metre çapında kurşun küreden oluşuyor. Yapının mimarları projeyi şöyle tanımlıyorlar: “Bu yapıda hedef, Özal’ın kişisel özellikleri ve Türk-İslam sentezinin Batılılıkla bağdaşabileceğinin ispatı.”

Mimari özellikleriyle öne çıkan bu anıt mezarların yanı sıra yapımı planlanan anıt mezarlardan bazılarını ise şöyle sıralayabiliriz: Kemal Türkler Anıt Mezarı’nın 2007 yılında düzenlenen yarışma neticesinde uygulamasının yapılması planlıyor, Bülent Ecevit’in anıt mezarı için yer seçimi yapıldı, Sarıkamış Harekatı Anma Alanları için ise Eylül 2008’de yarışma açıldı.
YorumlarYorum Sayısı: Henüz hiç yorum yapılmamışBütün yorumları forumda okuyun!
Bütün yorumları forumda okuyun!
Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.