Haberler

Endüstriyel Mirası Korumak: Hasanpaşa Gazhanesi

Tarih: 22 Ekim 2009 Yazan: Derya Yazman

Gülsün Tanyeli, İTÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi

2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı''nın düzenlemiş olduğu Çarşamba Konuşmaları''nın Ekim ayı programı kapsamında düzenlenen "Endüstriyel Mirasın Korunması ve Sürdürülebilirliği : Hasanpaşa Gazhanesi Kültür Merkezi Projesi" konuşması İTÜ Mimarlık Fakültesi öğretim üyesi Gülsün Tanyeli''nin katılımı ile 21 Ekim 2009 tarihinde gerçekleşti.

Konuşma, 2010 AKB Ajansı Kentsel Uygulamalar Direktörü Korhan Gümüş''ün Endüstriyel Mirasın korunmaya başlandığı dönemdeki kamusal değişimleri ifade etmesi ile başladı. Gümüş, 19. yy''ın sonlarında gelişen endüstriyel mirası koruma anlayışının kentlerde kamusal değişimlere neden olduğunu ve bu değişimleri devrim olarak nitelendirmenin mümkün olduğunu söyledi. Bu değişimlere örnek olarak da, endüstriyel su ile geleneklerin değişmesi ve basıncın gelmesi ile kente su iletiminin sağlanması, tarifeli seferlerin başlaması ile kentin merkezine herkesin rahatça gidip gelebilmesi ve bu şekilde kent merkezlerinin canlılığının artması olarak belirtti. Bu anlayışın 20. yy''ın başlarına da sıçradığını ve bu dönemde de kentin enerji şebekesinin tüm ülkeye bağlandığını, sadece işlevsiz kalan mekanlara işlev verme kaygısı değil, bu kamusal modeli yönetecek yeni öznel elemanların bulunması gerekliliğini ekledi.

Daha sonra Tanyeli''nin sunumu ile devam eden konuşmada Hasanpaşa Gazhanesi''nden önce kente eski zamanlardan beri şu şebekesi açısından hizmet etmiş yapılar olan Feriköy''deki, Elmalı''daki ve Cendere''deki su taşıma tesisleri görseller eşliğinde anlatıldı.

Tanyeli, Hasanpaşa Gazhanesi''ni görseller ile anlatırken şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye''deki gazhaneler oldukça değerli parseller üzerinde konumlanmıştır. 3,3 hektarlık bir alandan oluşmakta olan Hasanpaşa Gazhanesi de bunlardan biri. Fakat zamanla içinde barındırdığı yapılar görevini değiştirdi ve eskimeye yüz tuttu. Gazhane 1993 senesine dek Anadolu yakasına, evlerde pişirme amaçlı kullanılan gaz ihtiyacını sağlamıştır. Fakat 1993 senesinin sonlarına doğru bu alandaki yapıların yıkılması kararı ortaya çıktı. Bazı yapıların bir bölümleri söküldü. Fakat 1994 yılında mimarlar, mühendisler, sivil toplum kuruluşları gibi bir takım tepkilerle yıkım durduruldu ve yapıalr koruma altına alındı. Parsel tescil edildi. Daha sonra bu alanın yeniden kazanımına yönelik proje geliştirme görevi bize verildi ve bizde 1999 depreminin hemen ertesinde projeye başladık.

Proje, 2 şekilde oluştu. Bir restorasyon projesi, bir de tasarım projesi olarak ele almak mümkündü. Projelerin ana amacı, alanın yoğunluğunu ve simgeselliğini yaşatmaktı. Projeyi hazırlarken alanın sadece kendi içinde barındırdığı yapılar olarak düşünmedik. Çevresi ile düşünerek öneriler getirdik. Örneğin karşı parsellerdeki konut alanlarına kat sınırlamaları ve yeşil alanlar önerdik. Fakat Koruma Kurulu tarafından geri çevrildi.

2010 Avrupa Kültür Başkenti kapsamında ise öncelikli yapılar alanda belirlenmiş olan T, P, A yapılarıydı. Bu yapılara ihtiyaçlar doğrultusunda işlevler yerleştirdik. Bu işlevlerin beraberinde getirdiği binalardaki müdahaleler de avan proje ile çözümlenmeye çalışıldı.

Yapılan avan proje Koruma Kurulu''na sunuldu ve bu proje ile büyük bir destek aldık. Süreç 2008 senesine dek uzadı. Halen daha bunun üzerinde çalışmalar sürmekte ve uygulama projesinin hazırlanması 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı''na verildi."

Konuşmasını tamamlarken, yönetim modeli eksikliği olduğunu dikkat çeken Tanyeli çok aktörlü bir yönetim modelinin olması gerekliliğini vurguladı.

Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.