Haberler

Görmek ve bilmek

Tarih: 19 Nisan 2010 Kaynak: Radikal Yazan: Özlem Öz
Emek Sineması "kentsel dönüştürülüyor"
İstanbul Film Festivali bu yıl oldukça iyi bir seçkiyi, biz sinemaseverlere sundu. Bazı gösterimlerdeki (örneğin şahane Modesty Blaise''deki) kopmalar izleyicileri zorlamadı değil, ama bu yılki festivale damgasını vuran asıl keyfe keder olayla, Emek Sineması''nın kapatılması tartışmalarıyla, kıyas kabul etmeyen ufak tefek aksaklıklardı bunlar. Sinema sektörümüz için tarihsel önemi bariz, adı güzel Emek''imizin kapatılması kadar ardından yapılan açıklamalar da düşündürdü ve üzdü. Bu provokatif açıklamalardaki iki argüman özellikle çarpıcıydı: Emek Sineması çok kirli ve yağlıydı, daha hijyenik bir hale dönüştürülmeliydi. Hem Emek''in kapatılmasına karşı çıkanlar neyi protesto ettiklerini bilmiyorlardı.

Hijyen mevzuu
Aslında bu argümanlar kent araştırmalarıyla haşır neşir olanlar için oldukça tanıdık. Öyle ki, yakınlarda New Left Review''da yayımlanan bir makalede, benzer düşünceleri savunanların Floransa kenti için neyse ki gerçekleşmemiş zihni sinir planlarına değinilmişti. Bu oldukça uç örneğe göre, Floransa kentinin aynısı başka bir yere inşa edilecek ve Floransa''da yaşayan insanlar da bu taklit kente taşınacaklardı. Gerçek Floransa ise, bir çeşit Disneyland''a dönüşerek, olağanca hijyenik ve izlenesi hali ile turistlere kalacaktı. Bu "Tertemiz, izlenesi şehirler yaratalım, hatta mümkünse içinde insanlar da olmasın" fikri, bana alışveriş merkezlerinin multipleks sinemaların son seanslarından çıktığımızda maruz kaldığımız ürkütücü yapaylığını hatırlattı. Film izleme keyfi, sinemaya gitme tecrübesi böyle bir hal mi almalıydı?

Sinema sektörümüzün tarihsel merkezi Beyoğlu''nda Alkazar''dan sonra Emek Sineması da kapanıyor. Aslında bir buz pisti iken, 1915''te Osmanlı Sineması''na dönüşen ve 1924''te Melek Sineması olarak yeniden açılan bu sinema, Yeşilçam''daki sinema sektörü kümelenmesini tetikleyen en önemli mekanlardan biriydi, belki de Yeşilçam''ın kalbiydi. Emek Sineması aynı yerinde, aslına uygun bir şekilde restore ediliyor olsa, böylesi bir çaba ancak takdir edilebilir. Belki bunun için hâlâ da geç değil. Ama tüm bu gizli saklılıktan ve son haftalarda açığa çıkanlardan öyle anlaşılıyor ki, maalesef söz konusu bina bir alışveriş merkezine dönüşecek ve Emek Sineması''nın "hijyenik" bir taklidi üst katta yeniden inşa edilecek.

Neyi protesto ediyorlar!
Aslında tüm bunlar, çok daha genel bir sorunun sinema sektöründeki yansımaları. Beykoz''daki Paşabahçe fabrikasının kapanması örneğini düşünün. Cam sektörümüzün tarihi merkezi olan bu mekan, pekala örneğin İtalya''daki Murano benzeri, müzeler-atölyeler odaklı bir cam adacığı (ki öncelik verdikleri oysa, önemli gelir de getirirdi!) şeklinde yeniden düzenlenebilecekken, böyle yapılmıyor; genellikle bu gibi cazip yerlerin bir hotel ya da alışveriş merkezi için daha uygun olduğuna kanaat getiriliyor. Semt pazarları, hatta okullar şehrin çeperlerine itiliyor ve böylelikle merkezde yeni yeni alışveriş merkezlerine, otoparklara yer açılıyor. (Bir an için kentlerin dışına çıkalım, Hasankeyf ve Allianoi''nun sular altında kalmasının önemsizmiş gibi yansıtılması dahi hep aynı yaklaşımın tezahürleri.)
Bu yaklaşım, kentlerde merkezin "hijyenik", "turistik", "izlenesi" bir hale dönüştürülmesine ek olarak, kentin istenmeyenlerinin, yoksulluğun çeperlere itilerek "görünmez" kılınmasını da beraberinde getiriyor. Bu durum da bir yandan değişmezmiş gibi gösterilen politik öncelikleri ve gerçekleri maskelemeye hizmet ediyor. Yoksulluğu bilmek ve görmek aynı şey değil çünkü. Görmemek, yok saymayı kolaylaştırıyor. Görmekse, düşünce dünyamızı aşıp duygularımıza da dokunuyor. Kent araştırmacısı Harvey''in dediği gibi, kapitalizm kendi suretini mekanda yarattığı dönüşümlerle de açığa vuruyor. "Herkes kendi yerini bilsin" diyor ve olayı böyle koyunca neyi protesto ettiğimiz de (ki merak etmesinler, gayet iyi biliyoruz) tüm açıklığı ile bir kez daha karşımızda duruyor.

ÖZLEM ÖZ: Boğaziçi Üni., öğretim üyesi

YorumlarYorum Sayısı: Henüz hiç yorum yapılmamışBütün yorumları forumda okuyun!
Bütün yorumları forumda okuyun!
Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.