Haberler

Eski eserler biner biner ihya oluyor

Tarih: 14 Mayıs 2006 Kaynak: Zaman Yazan: H. Salih Zengin

Vakıflar Genel Müdürü Yusuf Beyazıt, üç yılda 1111 eski vakıf eserinin onarım ve restorasyonunu yapmalarının ardından 2007 yılı sonuna kadar 1111 eseri daha ihya edeceklerini söylüyor. Beyazıt ayrıca yurtdışındaki binlerce vakıf eseri için de kollarını sıvadıkları müjdesini veriyor. Anlaşılan üç kıtada birden gökkubenin altında hoş sedalar yükselecek.

Bu yıl Vakıflar Haftası’nı 1111 vakıf eski eserinin restorasyon ve onarımının açılışını yaparak kutladınız. Böylece bir anlamda modern bir vakıf manifestosu ortaya koydunuz. Vakıf medeniyetini ve ruhunu yeniden canlandırma söylemlerinin mekansal bir boyutu var; ama toplumsal bir zemini de var mı sizce?
Biz 2006 yılını ‘vakıf medeniyeti yılı’ ilan ederken, bu konuda çok ciddi bir kavram kullandığımızın farkındaydık. Çünkü Osmanlılar vakıfları medeniyet olarak dünyaya getiren bir millet. 16-17. yüzyıllarda vakıflar Osmanlı’nın en önemli ekonomik ve sosyal hayatı haline gelmiş. Osmanlılar bir yeri fethettikleri ya da yeni bir yere bir mahalle, bir şehir inşa etmek istedikleri zaman öncelikle bu anlayışı orada yerleştirerek daha modern bir hayat kurmuştur. Çok uzun yıllardan beri bu vakıf medeniyetini dünyaya anlatma konusunda zorluklar içerisindeyiz. Bugün bunu bazı Avrupa ülkeleri şu anda uyguluyor; ama Türkiye olarak biz bunun öncülüğünü kaybetmişiz. Hükümetin bize verdiği destekle çok radikal düzenlemeler yaptık. Gayrimenkul tespitlerinin yanında bütün bunları bilgisayar ortamına aktarıp Osmanlıca, Arapça ve Farsçadan Türkçeye çevirmek suretiyle tüm dünyanın istifadesine sunalım istedik. Çünkü insan hakları, doğa, çevre, çocuk hakları, sanat ve estetik gibi konularda bizim milletimizin yüzyıllar önce bu konuya parmak bastığını ve sivil bir anlayışla çözüm ürettiğini gördük. Gelirlerimizi artırdık ve devletten hiç para almadan bunları yaptık. Kiracılarımızla barış imzaladık, kiracılarımızla sulh olduk. Atıl olan gayrimenkulleri değerlendirdirip, oteller, hastaneler, benzin istasyonları yapmak suretiyle gelirlerimizi 10 kat artırdık, 400 trilyona ulaştık. Türkiye genelinde 1111 tane vakıf tarihî eserin onarımlarını sağladık. Biz vakıf medeniyeti ilan ederken bu anlayışları, bu değerlendirmeleri yaparak bu işin içine girdik. Toplumsal bir bilinç ve dönüşümü sağlamak için etkinlikler düzenledik. Çünkü bir eseri onarıp bırakıyorsunuz, o eseri o şehre, köye emanet ediyorsunuz. Çocuklar büyüdüğü zaman oraya sahip çıkmaları lazım.

Üç yılda 1111 eseri açtıktan sonra, 2007 yılına kadar 1111 eseri daha onaracağınızı söylediniz. Bunlarla birlikte bütün vakıf eserlerinin restorasyonu bitmiş olacak mı?
Zannediyorum ki bir sene sonra Türkiye’de harabe halinde hiçbir şey bırakmayacağız. Ağlayan vakıf eserlerini de onarıp güldüreceğiz, hedef bu. 18.500 tane vakıf eserimiz var. Biz göreve başladığımızda bu sayı 9483 idi. Bizden önce 4 senede kırk altı eser onarımı ancak yapılabilmişti. Biz önümüzdeki bir senede 1111 eserin onarımını yapacağız. Bunun için de ekibe, arkadaşlara, çalışanlarımıza güveniyoruz. Şu anda bütün illerdeki vakıf eserleri projelerimiz hazır durumda. Ayrıca bunu ilk kez size açıklıyorum, bünyemize 200 tane genç mimar, mühendis ve sanat tarihçisi aldık. Hepsini bölgelere gönderdim. Bunlar eğitim çağını geçirdiler. Şimdi hepsi dinamik, zinde ve enerjik şekilde işe başlayacaklar.

Anıtlar Kurulu’ndan çok problem çıkıyor mu?
Çok problem oluyor. Tabii sadece Anıtlar Kurulu’nu suçlamak mümkün değil. Projeler iyi olmayabiliyor, onarımları iyi yapılmayabiliyor. Bu onarımı çizecek ve uygulayacak olanların çok iyi olması gerekiyor. Bürokrasiden, Anıtlar Kurulu üyelerinin değişmesinden, çok yoğun gündemlerden aksıyor. Maalesef Türkiye genelinde Anıtlar kurullarında bizim çok fazla bekleyen hâlâ işlerimiz var. Bunlar geçen sene çıkmış olsaydı biz bu onarımların hemen hemen yarısını tamamlamış olacaktık.

Peki bu 1111 eserin maliyeti ne oldu?
Rakam vermem mümkün değil. Ama geçen sene Plan-Bütçe Komisyonu’ndan geçirirken iktidar ve muhalefet partisi ortaklaşa geçirdiler bütçemizi. Hatta muhalefet partili milletvekillerimizden biri “İlk defa bir kamu kurumu gelirleri bu kadar artırıyor, artırmakla kalmıyor, gelirlerinin % 60’ını yatırıma harcıyor.” dedi. Restore et-işlet-devret yöntemiyle akıllı bir işlem yapıyoruz. Mesela çok büyük bir kervansarayı kendimiz onarmıyoruz. İhaleye çıkıyoruz, hem onarttırıyoruz hem de kira geliri almaya başlıyoruz oradan. Hayratlardan değil de akarlardan. Bu şekilde her biri 4-5 trilyonu bulan yüz kadar eserimizi onarttırdık.

Akarlar dışındaki hayrat eserlerinin vakfiyesine uygun olarak hizmet vermesi noktasında çalışmalarınız var mı?
Bu sorular beni heyecanlandırıyor, teşekkürler! Çünkü ülkemizin değerleri bunlar. Kendi sağlığında kendisine harcamadığı malı mülkü, kendi çocukları ve eşine bırakmadığı malı mülkü “ben bu binayı yapıyorum; ama şu amaçla yapıyorum” diye vakfediyor. Şimdi burasının yönetimi bize geçti diye bunu başka bir amaçla kullanmamız mümkün olabilir mi? Burada vebal vardır, vicdani sorumluluk vardır. O sebeple bizim tüm hedefimiz bir vakıf eser hangi amaçla yapılmışsa ahlak, hukuk ve yasalara aykırı olmadığı sürece bunun amacına uygun kullanılmasını sağlamaktır. Kilise ise kilise, cami ise cami, çeşme ise çeşme. Amacına uygun kullanmayanların elinden gerisin geriye alacağız, kendimiz onarıp o amaçla kullanacağız. Ya da bunu yapabilecek olanlara vereceğiz.

Şahıslara geçen eserlerin birçoğunu geri almak da mümkün olmayacak sanırım...
Bazı vakıf eserleri maalesef zamanında ya satılmış ya da bir başkasına peşkeş çekilmiş. Tapudan bakıyorsunuz ki orası özel mülk. Buna sizin yapacağınız bir şey yok. Ancak yalan beyanla başkasının üzerine kayıt yapılmış çok önemli vakıf eserleri varsa buraları kamulaştırıyoruz. Ama kamulaştırırken maalesef vakıfların parasını vermek suretiyle bunları geri alıyoruz.

Kamu kurumları da istismar ediyor değil mi?
Maalesef. Büyük çoğunluğu da kamu kurumu. Üstelik basında çıkıp ‘yahu bunlar yapılmıyor’ falan diye beyanat veriyorlar, hem de 4-5 sene ellerinde bulunan eserlerle ilgili.

Türkiye’deki binlerce vakıf eseri yanında üç kıtada yurtdışında da yine binlerce Osmanlı vakıf eseri mevcut. Yurtdışındaki eserle ilgili bir plan ve projenleriniz var mı?
Bu benim içimi acıtan konulardan birisi. Avrupa’daki müzelerdeki eserlerin çoğunun Mısır ya da Anadolu medeniyetlerinden alınmış olduğunu görürsünüz. Osmanlı Batılı bir devlettir. Avrupa’daki Osmanlı eserleri, Anadolu’daki eserlerden daha fazladır. Bizim bunlara ilgisiz kalma ve uzaktan bakma hakkımız yok. Yeni Vakıflar Kanunu ile dış ilişkiler daire başkanlığı kuracak ve yurtdışındaki eserlerin onarımını yapacağız. Ta Kuzey Afrika’daki sarayımızdan tutun, Yunanistan Selanik’teki Fetih Camii’ne varıncaya dek. Türkiye’deki eser sayısının yirmi katı vardır.

Vakıfların temel mantığı para dağıtmaktır; ama bugün kurulan birçok vakıf para topluyor. ve hizmet yapmıyor. Tuhaf değil mi bu?
Evet vakıfta vermek vardır, almak yoktur. 4500 tane yeni kurulan vakfımız var, hepsinin denetimlerini yapıyoruz. Bunların çoğunluğunun gerçekten hizmet amaçlı olduğunu görüyorsunuz. Kamu kurumlarının vakıflarla ilişkisini düzenledik. Artık hizmet karşılığında vatandaştan haraç alamayacaklar.

‘Yenikapı Mevlevîhanesi Mevlevîliğin merkezi olacak’

Yenikapı Mevlevîhanesi harap halde idi. İçini boşalttıktan sonra, yaktılar vs... Şimdi orada büyük bir hareketlilik yaşanıyor. Neler oluyor?
Mevlevîlik bugün dünyada son derece önemli bir olay. Zannediyorum Mevlevîhane yıl sonuna kadar onarılacak. Biz burayı İstanbul’da Mevlevî Kültür Merkezi haline getireceğiz. Yaşayan bir müze yapacağız. Bizim depolarımızda, arşivlerimizde Mevlevîlikle ilgili ne kadar şey varsa burada sergileyeceğiz. Avrupalı, Amerikalı bilim heyeti geldiği zaman orada yaşayan bir müze görecek. Uluslararası sempozyumlar, tartışmalar yapılabilecek. Mevlevîliği orada yansıtacağız. Projenin aslına sadık kalacağız. Burayı dünyanın en güzel Mevlevîhane’si haline getireceğiz.

Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.