Haberler

Konut Sektörü

Tarih: 18 Mayıs 2006 Kaynak: Akşam
Plansızlık-programsızlık Türk ekonomisini fena vurmaya başladı. Ama buna rağmen sadece ideolojik nedenlerle plan-program gibi kavramlara karşı olanlar yaşanan bir dizi olumsuzluğa karşın yeni açılımlara onay vermiyor. Oysa net olarak görünen o ki; Türkiye''de hem makroekonomik düzeyde hem de mikroekonomik düzeyde (hanehalkı birimleri düzeyinde) planlı-programlı davranış biçimlerine acilen ihtiyaç var.

Konut kredi faizlerindeki son artış, konut sektöründe bir tür paniğe yol açtı. Sonuçta sektörün büyük darbe yiyeceği türde bir kriz söz konusu değil ama insanlar da endişelenmekte haklılar. Hiçbir sektörde planlı-programlı davranış biçimi olamadığından insanlar sadece maketler üzerinde gördükleri evleri alabilmek için önemli miktarlarda paraları kredi olarak kullanma taahhütleri altına girebildiler. Ödeme güçleriyle bağlantılı olmadan alındı bu krediler, arabesk ''bir biçimde ödenir ya'' tavrı da söz konusu bu davranışı belirlemede. Kredi kartlarında da aynı sorunu yaşamıştı insanlar. Uzun vadeyi düşünmeden kısa vadeli davranışlarında irrasyonel olmuşlar ve ödenmesi mümkün olmayan borçlar meydana gelmişti.

Konut sektöründe de, alınan kredi faizindeki her yukarı oynama, dargelirli vatandaşın altından kalkması mümkün olmayan yükler oluşturuyor. Geri ödemelerin olmaması durumunda bankacılık sektörünün bir bölümünde başlayan kriz, sektörün tümünü içine alıp tüketebilir. Üstelik bazı sağlam olmayan firmaların girmiş olduğu işlerin peşinden gidenler konutlarını alamazlarsa hem konut hem de banka sektöründe yıkıcı darbe yaşanabilir. Bu da Türk ekonomisini zorlayıcı olur.

Gayet tabii ki bütün bunlar yeni tehlikeler değil. Birçok uzman bu gelişmenin tehlikeler içeren boyutlarına bir süredir dikkat çekmekteydi. Piyasa ekonomisinin dalgalanmalarının cilveleridir bu tür oynamalar ve gayet de normaldir. Normaldir de; piyasa ekonomisini komuta ekonomisi altına sokmadan, yol gösterici, geleceğe ışık tutan planlar yapmak da mümkündür, en azından bunun teorisi vardır. Piyasa ekonomisi içinde yer olan oyuncular artık geleceği hiç göremeden günlük kararlar almaktadır ve bu kararların her zaman en sağlıklı sonucu vereceği de garanti değildir.

Piyasa dinamiklerinin yol gösterici bazı hedeflere ihtiyacı olabilir, bu makroekonominin de, hanehalkı ekonomisinin sağlığı için de gerekli olabilir. Kredi faizleri altında ezilen hanehalkları, makroekonomik büyük krizlerin de tetikleyicisi olabilir. Emlak piyasasında yaşanan patlama, rasyonel sınırları çoktan aşmış ve hem kredi piyasasında hem de konut piyasasında tehlikeli bir balon oluşturmuştur. Şu anda gündemde bulunmayan büyük krizleri uzun vadede de gündemimizden çıkarmak istiyorsak hükümetin yol gösterici eline ihtiyaç var. Serbest piyasa ekonomisine ideolojik teslimiyet de tehlikeli sonuçlar yaratabilir.
Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.