Haberler

Bir Kente Ait Olmak

Tarih: 27 Haziran 2006 Kaynak: Akşam Yazan: Cengiz Türksoy
Bir kenti sevmek bir insanı sevmek gibidir. Çevremizdeki onca insan arasında bazılarının yeri bizim gözümüzde hep ayrı olur. Onlara karşı çok daha hoşgörülü, çok daha anlayışlı, çok daha bağışlayıcıyızdır. Kimi kentlere de böyle yaklaşırız. Günlük yaşamı çekilmez olsa da bazı kentleri çok severiz. Suyu, elektriği kesilse de, bir yerden bir yere gitmek çile olsa da, her yerini bilmesek de, kötü yönetilse de o kentlerin gönlümüzde çok ayrı bir yeri vardır. Tutkunuyuzdur o kentlerin. Çünkü tutkunu olduğumuz insanlar gibi, tutkunu olduğumuz kentlerde de kendimizden bir şeyler vardır. Aslında kendimizi buluruz o kentlerde. Bu nedenle herkesin herkese aşık olmaması gibi, herkes her kentin tutkunu değildir.

Bir kentte kendinizden bir şeyler bulmanız için o kentten olmak zorunda değilsinizdir ama kentli -yani kentlileşmiş- olmanız şarttır. Aynen, birine aşık olup o aşkı doğru düzgün yaşayabilmek için kendinizi iyi tanımanızın gerekli olması gibi. Aşkınızın ve sizin beklentilerinizin farkında olmanız, o beklentileri karşılamanız gibi... Doğru düzgün aşk yaşamak için sahiplenmekten çok ait olmak gerektiğini bilmek ve bunu içine sindirmek gibi... Kenti tanımalı, onu hissetmeli, onunla bütünleşmelisiniz. Kente sahip çıktığınız kadar ona ait olduğunuzu da bilmelisiniz.

Kente verebileceklerinizin, kentin beklentilerinin farkında olmalısınız. Vermeden almaya çabaladıkları için büyük aşkları parmakları arasından kayıp giden aptal aşıklar gibi, her koşulda kentten alan, -kentin veremeyeceklerini bile almak için ellerinden geleni yapan- ama karşılığını vermeyenlerin de bir gün o çok sevdikleri kenti yitirmeleri kaçınılmazdır.

O tutkunu olduğumuz kentlerin birkaç on yıl içinde tanınmayacak kadar çok değişmelerinin; bozulup çirkinleşmelerinin; birer sorun yumağına dönüşmelerinin arkasındaki sorumluları arayınız, hep bu vermeden alanları ve kente ait olmayan ama ona sahip çıkanları bulacaksınız. Konunun en gülünç yanı da onların, o kentin en önde gelen hayranları arasında olmalarıdır. Onlar kenti, ona sahip oldukları sürece ve sahip oldukları oranda sevenlerdir. Oysa kent hiç kimsenin değil ama orada kendisinden bir şeyler bulan herkesindir. O kentte kendisini bulanlar, kendilerini ona ait hissedenler, kent değiştirildikçe geçmişe özlem duygularına sığınacaklarına bu bozulma ve çürümeye karşı direnmek durumundadırlar.

Aşk, çiçek gibidir, özen ve bakım gerektirir. Özensizlik ve bakımsızlık yıkılmaz sanılan aşkları nasıl yok ediyorsa, ''bizim'' kentlerimizin de öyle yok olmasına yol açmaktadır. Tutkuyla bağlandığımız kentlerimize gereken özeni göstermediğimiz sürece, bizi o kente bağlayan ve tutkumuza neden olan birçok şeyi birer birer yitireceğimizi, unutmayalım.
Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.