Haberler

studioKAHEM Etkinlikleri

Tarih: 23 Ekim 2007 Yazan: Emine Merdim Yılmaz, Gül Keskin, Melis Göker
Boğaçhan Dündaralp, Mert Eyiler, Özlem Ünsal, Şevin Yıldız, Funda Uz Sönmez, Hakan Tüzün Şengün, Ertuğ Uçar ve Pelin Tan''ın yer aldığı studioKAHEM 10. Uluslararası İstanbul Bienali kapsamında 19 Ekim 2007 - 4 Kasım 2007 tarihleri arasında Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde bir dizi etkinlik gerçekleştiriyor.

1938 yılında Rüknettin Günay tarafından tasarlanan Kadikoy Halk Eğitim Merkezi’ni seçen studioKAHEM, hem ulus - devlet ideolojisi, modernite ve mekan pratikleri arasındaki ilişkilere yönelik masumca sorular sormayı, hem de binanın cağdaş etkinliklere nasıl karşılık vereceğini tecrübe etmeyi amaçlıyor.

Bu kapsamda 19 Ekim’de Mert Eyiler’in koordinatörlüğünde saat 10:00-17:00 saatleri arasında mimarlık öğrencilerinin katılımı ile bir atölye çalışması gerçekleştirildi. Bu atölye çalışmasını Funda Uz Sönmez’in koordinatörlüğünde gerçekleşen "Modernin Genetiği: Genç Akademisyen Mimarlar" etkinliği izledi.

İlk olarak Funda Uz Sönmez bu projenin nasıl ortaya çıktığını ve içeriğini anlattı. Sönmez, modernizm üzerine hazırlamış olduğu üç soruyu farklı mimarlara, farklı zamanlarda yönelterek cevapları kayda aldı. Daha sonra bu kayıtlar montajlanarak tüm mimarlar aynı anda, aynı mekanda sohbet ediyormuş izlenimi yaratacak şekilde montajlandı ve film haline getirildi.

Katılımcılara (Sıla Durhan, Ela Kaçel, Levent Şentürk, Yıldız Salman, Ali Paşaoğlu, Burak Asiliskender, Tayfun Gürkaş, Neşe Doğusan, Burçin Kurtuncu, Hakan T. Şengün, Deniz Güner, Boğaçhan Dündaralp, Mert Eyiler, Saitali Köknar, Özlem Berber), “Modern olanın genetiği nedir?”, Modernizmin mitleştirme özelliği yerelliği nasıl besliyor?” ve “Modernin gündelikle ilişkisi nedir?” sorularını yönelten Funda Uz Sönmez, öncelikle birbirlerinin cevaplarından habersiz olan katılımcılara verilen yanıtları özetledi. Daha sonra ise katılımcılara neden böyle bir projeye katılmayı kabul ettiklerini sordu.

Katılımcıların bu soruya verdiği yanıtlar aynı zamanda daha önce modernizm ekseninde yöneltilen sorulara verdikleri yanıtları tekrar irdeleyerek modern ve modernizm üzerine yeni yeni tartışmalar başlatmalarını sağladı. Özellikle Türkiye’deki modernizm ve Modern Mimarlık üzerine yoğunlaşan tartışmalar günümüze dek gelen Cumhuriyet sonrası mimarlığı irdeleyerek koruma kavramı üzerinde de yoğunlaştı.

Funda Uz Sönmez’in film haline getirilen çalışması Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde izlenebilir.

Mimarlığın Aktörleri
Serinin 3. etkinliği ise 20 Ekim 2007 Cumartesi günü Mimarlığın Aktörleri başlığı altında Uğur Tanyeli ve Bülent Tanju’nun katılımı ile gerçekleşti.

Mert Eyiler, studioKAHEM’i ve Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’ni neden tercih ettiklerini kısaca özetlediği konuşmanın ardından sözü Bülent Tanju aldı.

Tanju, başlangıçta aktörler, aktör olmak, öznellik kavramları üzerine ve Uğur Tanyeli’nin “Mimarlığın Aktörleri” kitabının 7. bölümündeki bazı kavramlar üzerinde konuşmanın iyi olacağını düşündüklerini belirtti.

Bülent Tanju’nun Abdülhak Şinasi Hisar’ın 1952 yılında yayınlanan “Ali Nizamî Beyin Alafrangalığı ve Şeyhliği” kitabından aşağıdaki cümleleri tartışmanın bel kemiğini oluşturan "aktörlük, öznellik ya da özne olma" üzerine iyi ipuçları verdiğini düşündüğünü beliterek okudu.

...Zira bütün iddialarına rağmen felsefe sistemleri bile filozofların zamanlarını ve ruhi haletlerini göstermek ve söylemek değil midir? Siz bütün kainatın esaslı sırrını bulup, asıl hikmetini söylediğinizi umarsınız. Halbuki ifade ettiğiniz kainatın bir tek köşesinde, bir an için açmış, bir tek ve geçici hakikatten ibarettir. İşte muvaffak olunca sanatta felsefe gibi bunu mükemmel olarak gösterir.

Metin üzerinden yapılan farklı okumaların ardından tartışma beklenen ve sanılanın aksine Uğur Tanyeli’nin kitabına çok fazla değinmeden, salondan da gelen katılımlar ile birlikte çoğunlukla, “tekillik”, “mimaride tekil olma” kavramı üzerinden devam etti. Bu kavramlar üzerinden, Türk milliyetçiliğinin daha inşa edilmediği bir dönemde tekillik kavramının ortaya çıktığı, Osmanlı Mimarisi’nin tekillik kavramı üzerinden inşa edildiği bunun üzerine de Sinan’ın tekil olmak zorunda kaldığından söz edildi.

Bir kişinin mülki aidiyetini sağlamak için mimariyi kullanmanın en kolay yol olduğu, Osmanlı’da bu sebeple tekil isimlerin önce çıktığı, o dönemde değerli görülmediği için resim ya da müzikte olmadığı söylendi. Bu sebeple bir “mimari aktör” olarak Sinan’ın ön plana çıktığı belirtildi.

Salondan gelen “1. ve 2. Ulusal Mimari Dönemi’nde günümüzde olduğu gibi eleştiri var mıydı?” sorusu üzerine, Uğur Tanyeli olsa bile yeterli yazılı kaynak olmadığı için pek bilinmediğini belirtti. Bunun üzerine bizde tarihe belge bırakmak konusunun eksik olduğunu, bizdeki eserlerin daha çok retrospektif olduğunu söyledi.

studioKAHEM’in etkinlikleri 27 Ekim’deki "Kamusal Alan Düşleri: Mimarlık Atölye Çalışması", "Küresel Çağda Mimar Olmak: Küresel Pazarda Mimar Pozisyonları ve Yerel Çözülmeler", 2 Kasım’daki "10. İstanbul Bienali Üzerine", 3 Kasım’daki "Kitap Sunumu: Çatışma Kenti – Kudüs ve Çatışma Şehirciliğinin İlkesi" ve "Kentsel Tasarım - Kamusal Alan? Siyasi Araç? Tüketici Seçimi? İstanbul’da Kentsel Ayrışmanın Yeni Biçimleri" Paneli, 4 Kasım’daki "Atölye: Kentte Sivil Hareket ve Yeni Bilgi" ile devam edecek.
YorumlarYorum Sayısı: Henüz hiç yorum yapılmamışBütün yorumları forumda okuyun!
Bütün yorumları forumda okuyun!
Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.