Haberler

Ölümden başkası yalan

Tarih: 16 Haziran 2008 Kaynak: Radikal Yazan: İskender Aruoba
MÖ 7.000’de buzul çağı biterken, buzulların erimesi ile Akdeniz’in su seviyesi 150 metre kadar yükselmiş ve Ege’den Marmara’ya su dolmaya başlamış. Böylece derin bir vadi olan Boğaz su baskısı sonucu ikiye ayrılmış, Karadeniz ve Marmara birleşmiş, bugünkü coğrafya oluşmuş. Bu derin yırtılmayla İstanbul depreme çok açık bölge olmuş. İstanbul’da kayda geçebilmiş büyük depremler şöyle: 10 Eylül 1509’da olana ‘küçük kıyamet’ denmiş. Büyüklüğü 7.4’müş. 160 bin kişilik şehirde 5 bin insan ölmüş. 22 Mayıs 1766’da ise, İzmit’ten Gelibolu’ya kadar uzanan Marmara fay hattı kırılmış.

Şafaktan yarım saat sonra, camiler boşalınca oluşması ölü sayısının nüfusa oranla daha az olmasını sağlamış ancak yine 4-5 bin ölü olmuş. En son 10 Temmuz 1894’te ‘büyük hareket-i arz’ diye adlandırılan bir deprem olmuş. İstanbul her defasında yıkılıp, yeniden yapılmış.

Devletimiz ise İstanbul’un birinci derece deprem bölgesi olduğunu ancak 1999 depremiyle saptayabilmiş. ‘Depreme’ Bayındırlık Bakanlığı bakıyor. Afet İşleri Genel Müdürlüğü binaların sağlamlaştırılmasıyla ilgili çalışmalar yapıyor. Ülkede 1945, 1972, 1996, 1999 ve 2006 yıllarında binalara yönelik deprem önleme şartlarını içeren uygulama kanunları çıkartılmış. Ancak bakanlık sadece ‘kamu binaları’ ile ilgileniyor; onların uygun inşa ve tamiratından sorumlu. Sade vatandaş ise belediyelere muhatap. Yetkililere, ‘Peki, belediyelerin uygulamasını nasıl denetliyorsunuz?’ diye soruyorum? Denetlemiyorlar, onların işi değilmiş?

Peki, geçmiş depremlerde en çok kamu binası yıkılmış, bakanlıkta kim görevini yapmamış? Yakalayıp mahkemeye verdiniz mi? diyorum, yok öyle bir şey. İstanbul vilayeti ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi yetkilileri bana, ‘depremden sonra’ neler planlandığını anlatıyorlar.

Belediye Başkanı Kadir Topbaş başka işlerle meşgul. Depremde ölümlere mani olmak onların işi değilmiş. Bir vali yardımcısı, ‘deprem olduktan sonra yapılacak yeni bina masraflarını, yıkılacağı belli olan bina sahiplerine şimdiden verelim, sağlamlaştırsınlar ölüm olmasın’ demiş, Ankara’da anlayan olmamış!

1950’li yıllarda rahmetli dedem Sarı Halit Paşa’nın Osman bey’deki evinde bahçıvanlık yapan Remzi Efendi Zeytinburnu’nda bir araziyi ‘gecekondu ticareti’ için ‘çevirmiş’.

O dönemde göçler münferit değil, önce Anadolu’nun bir yöresinden birinin gelmesi; sonra da geri kalan hemşerileri getirmek için bir küçük ücret karşılığı gayret göstermesi şeklinde oluyor. Remzi Efendi dedeme de çok ucuza arazi teklif etmiş, ‘merak etme paşa, birkaç yıl sonra yine af çıkar’ diye de akıl vermiş. Zavallı dedem, kurdukları devletin böyle yağmalanmasına akıl erdiremeden öldü.

Bugün Zeytinburnu Belediyesi’nin isteği ile bir ‘pilot proje’ yapılıyor. İlçede yıkılması muhtemel binalar tespit ediliyor, hatta içinde yaşayanlar kim, bilgisayara kaydediliyor. Yani, Remzi Efendi ahfadından kimin depremde öleceği belli ama...

Adı geçen kamu kuruluşlarında bu yönde bir çalışma yok. Mesela Adalar Belediye Başkanı fay nereden geçiyor bilmiyor. Bilmesi de gerekmiyor. Ona birilerinin söylemesi, koordine etmesi gerek, böyle bir merci de yok. Görev edinen yok.
Batı dünyası, üniversitelere, Ar-Ge kurumlarına ‘depremi önceden öğrenmek’ için milyonlarca dolar veriyor. ‘Kandilli Rasathanesi’ daha çok deprem sonrasıyla ilgili. Bizde, bir tek ITÜ Maden Fakültesi hocalarından Prof. Namık Çağatay, Prof. Celal Şengör gibi bilim adamları, AB ile birlikte, ‘Depremi önden bilebilecek’ sistem üzerinde çalışıyorlar.

EMSO, ESONET adlı AB projeleri, deniz altına yerleşecek ‘gözlem laboratuarı’ ile deprem olmadan önce bilgi verebilecek.Hocalar sayesinde AB bu laboratuarlardan Marmara ve Karadeniz’e de yerleştirmeye karar vermiş. Ölmesi olası 1 milyon insanı kurtarabilecek yegâne ümit bu. İlgililere sesleniyorum, depremde öncelikle ölümü önleyecek ne yapılıyor? Sırada hangi tedbir, çalışma, hangi kanun var? TBMM’ye 2006’da verilen kanun ne oldu? Kap-samı ne? Asıl önemlisi vicdanınız rahat mı? Lütfen bildirin. Yoksa bu işlere de mi Hamdi Bey bakıyor?
YorumlarYorum Sayısı: Henüz hiç yorum yapılmamışBütün yorumları forumda okuyun!
Bütün yorumları forumda okuyun!
Takvim
<<Nisan 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
        1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30  
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.