Haberler

"Sonunda Kent, Günün Problemi Olacak"

Tarih: 7 Haziran 2006 Kaynak: Worldview Derleyen: Derya Karadağ


Fotoğraf: Tomgoetz.com

Venezuela’nın başkenti Karakas’ın kentsel çevresi, kararsız bir biçimde dışarıdan gelen nüfusun döngüsü ile gelişmeye devam eden, oldukça dengesiz bir planlama sistemine sahip. Çeşitli kentsel uygulamaların keşfiyle, Karakas’ın yerel kentsel gerçekleri inatla, yabancı plan teorilerine direndi. Şehrin sokaklarında ise bir duvar yazısı göze çarpıyor. “ Sonunda kent, günün problemi olacak.”

Karakas, oldukça bölünmüş bir şehir. Farklı belediyeler, değişik polis üniformaları ve bir bölgeden diğerine geçtiğinizi belirten kocaman yazıları ile sınırlarını vurguluyor. Şehirdeki sınırlar, aynı zamanda yasak olan ve olmayan arasındaki sınırları da belirliyor. Bu bölünmüşlük, şehrin tek bir bütün olduğu kavramı ile yola çıkan teşebbüsleri de engelliyor.


Fotoğraf: Analitica.com
                                                                                             
Sismik aktiviteler, toprak kayması ve şiddetli sağanak yağmurlar, insan yapımı alanlar ile birleşip Karakas’ın tahrip olmasına neden oluyor. En son 1999 Aralık ayında, Vargas Bölgesi’ndeki toprak kayması Karakas’ın 30 km genişliğindeki kıyı boyunun haritadan silinmesine neden oldu. Olayda, 50.000 kişi bulunamazken 200.000 kişi hayatını kaybetti. Kentin genel görünüşünde, şehrin içindeki sanayi bölgelerinin olumsuz etkileri hala hissediliyor. Doğal afetler ile insan yapımı felaketler birleşince, kent küçümsenmeyecek şekilde etkileniyor. Bu nedenle Karakas’ın bu afetlere karşı planlanması önemli.

Kolları kadar kendisi de ihmal edilmiş olan Guaire Nehri ve etrafındaki bölge kent için yeni bir merkez olarak düşünülüyor. Bu yeni bölge, nehrin etrafındaki dört belediye için çekim alanı oluşturarak yeni bir kentsel düzen sunuyor.

 
Fotoğraf: Worldviewcities
 
Fotoğraf: Worldviewcities

Küresel Kent Küresel Gecekondulaşmaya Karşı
“Küresel Kent” teması, konferanslarda ve forumlarda yaygın olarak tartışılıyor. Milletler üstü ekonomilerin ve neo-liberal ekonomik politikaların sonucu olan küresel gecekondulaşma ise gözden kaçırılıyor.

Karakas, Avrupa’nın 200 yıl önce karşı karşıya kaldığı kentsel gelişimi ve bu gelişimin ortaya çıkardığı problemleri şu anda deneyimliyor. Devam eden istatiksel araştırmaların sonuçlarına göre Latin Amerika’nın başkentindeki yaşam koşulları, gelişmiş ülkelerdekine oranla kötü ve yıldırıcı olmasına rağmen eskisinden daha iyi.


Fotoğraf: Analitica.com
                                                                                            
Banliyö: Plan gibi Plan yok
Banliyö ya da izinsiz yerleşim alanları, kırsal bölgelerden yapılan göç sonucunda kentin içinde gelişen yeni bir kent olarak karşımıza çıkıyor. Yöneticilerin ihmalkarlığı da bu durumun ortaya çıkış sebeplerinden birisi. Yerleşim alanları, Venezuela’nın nüfusunun %60’ının yaşadığı kamuya ait araziler ve başkalarına ait özel mülkiyetlerden oluşuyor. Bu yasadışı yerleşmenin bir nedeni de yerel yönetimlerin önerebileceği alternatif konut bölgelerinin olmaması.

Günümüzde banliyö alanları Karakas’ın kentsel planında oldukça büyük bir yer kaplıyor. Mimariden yoksun inşa yöntemleri ile kentin ortasında içiçe sayısız kentler var. Karakas’taki banliyö alanlarının, taşradan gelen halkın, zorunluluklar karşısında düşünmeden ortaya koydukları programsız hareketleri ile ortaya çıktığı söylenebilir. Bilinmez yapımcıların, doğaçlama bir yaratıcılıkla ortaya koyduları kentin yamaçlarındaki bu mega proje, otoriter akademisyenlerin master planlarına karşı antitez olarak epeyce göze çarpıyor.


Karakas''taki banliyö alanları, kentteki tek demokratik yapılaşma ve kentin başka hiçbir yerinde rastlanmayan değerleri içinde barındırıyor. Yasadışı kentleşmenin metabolizması şaşırtıcı derecede olumlu. Kentin diğer bölgelerine oranla çevre daha az kirletiliyor. Yasal yapılaşma endüstrisinin sunduğu yüksek yapılara karşın bu alanlarda yer alan yoğun ama yüksek olmayan yapılaşma daha insancıl. Bölgelerde kullanılan malzemelerin seçimi, iklim ve çevre ile uyum gösteriyor ve daha sağlıklı.
                                    
Yaya yollarının topoğrafyaya göre gelişigüzel düzenlenmiş olması olumsuz gibi görünse de oldukça zor bir soruna çözüm getirmesi olumlu. Mevcut bitki örtüsü ve orman, mikroiklimi desteklemesi açısından kullanılabilir durumda. Bölgenin içme suyu ve elektrik enerjisinden yararlanabilmesi için özel bir yardıma ihtiyacı var. 

Komşusu olan Kolombiya’daki çatışmalar sonucu Karakas’a akın eden mülteciler de banliyö alanlarına yerleşiyorlar. Ulusal yardım kuruluşları tarafından, bu banliyöler kendiliğinden örgütlenmiş mülteci kampları olarak görülebilir ve bu bölgelere yardımda bulunulabilir. Yaşayanlara mülkiyet hakkı verilerek banliyölerin durumunu düzeltmeye yönelik bir plan, 2001 yılının Eylül ayında Pontresina Forumu’nda gündeme geldi. Bu plan, Peru’lu Hernan de Soto’nun benzer planına dayanıyor. Plan gerçekleşecek olursa, banliyö alanları kentin değerli bölgelerine dönüşebilir.

Takvim
<<Mayıs 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
            1
2 3 4 5 6 7 8
9 10 11 12 13 14 15
16 17 18 19 20 21 22
23 24 25 26 27 28 29
30 31          
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.