Sanat

Antik Taşlardan - Kavramsal İmgelere Sevgi Ürüm Resim Sergisi

Tarih: 30 Nisan 2007 Yazan: Özay Erkılıç
Tuval üzerine çalıştığı yağlıboya tablolarında sembolist bir anlatıma yönelen sanatçı, “Taşlardan Renklere” adını verdiği son çalışmalarını, 1 – 15 Mayıs tarihleri arasında Taksim Sanat Galerisi’nde sergileyecek.

Her sanatçının yaratım sürecinde beslendiği bir kaynak vardır. Kuşkusuz bu kaynak, öncelikle insanın yakın çevresinden olacaktır. İşte Sevgi Ürüm’ün resimleri de bize bu konuda bir takım ipuçları veriyor. 1980 yılında Ankara ve daha sonra İzmir’de yoğunlaşan resim serüveni gelişerek günümüze kadar gelmiştir. Ege’nin ışığından, renklerinden ne ölçüde etkilendiğini, zengin tarihsel kaynaklarından ne denli yararlandığını, sanatçıya nasıl esin, güç ve kalıcı değerler kazandırdığını görüyoruz.

Öğrenimini Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim bölümünde tamamlayan Sevgi Ürüm, Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde resim dalında lisans yapmıştır. Milli Eğitim Bakanlığında 22 yıl resim öğretmenliği ve grafiker – ressam olarak görev yapan sanatçı, Ankara Film Radyo Televizyon ile Eğitim Merkezinde altı yıl çalışmıştır. Daha sonra İzmir’e taşınan sanatçı, iş hayatının yanı sıra sürekli, kesintisiz resim çalışmalarını sürdürmüştür. Onun yaşantısında resim yapmak soluk alıp vermek kadar önemlidir. Yapıtlarındaki içtenlik ve kendidenlik onun ressamlığını belirleyen temel öğelerdir.

Yapıtlarını yurtiçinde ve yurtdışında çeşitli galerilerde sergileyen sanatçı, son yıllarda çalışmalarını İstanbul’da Asmalı Mescit’teki atölyesinde sürdürmektedir.

Çağdaş bir duyarlılıkla, spontane çalıştığı kompozisyonlarında, farklı tarihsel süreçleri, geçmişte yaşanmış ortak değerleri sembolik öğelerle resimlerine taşıyan sanatçının yapıtlarında, gelenekselle, Modern anlayışın iç içe geçtiğini, birbirini desteklediğine tanık oluyoruz.

Zamana direnerek günümüze kadar gelen, Antik çağlara ait mimari nesneleri ve estetik öğeleri sanatçı yapıtlarında birebir aynen uygulamasa da kendi düşsel ve güncel potasında harmanlayarak belli bir plastik anlayışa göre yeniden kurguluyor. Yapıtlar antik modeller aracılığıyla yeniden evrensel boyutta hacım kazanıyor. Nesneleri, taşları unutulmuş, yalnız bırakılmış dünyalarından alıp çıkarıyor. Renklendiriyor. Onlara farklı biçimde kozmik bir yaşam kazandırıyor. Yaşayan, soluk alan, konuşan özgür bir varlığa dönüştürüyor.

Geniş fırça hareketleriyle büyük boyutlarda tuval üzerine gerçekleştirdiği yağlıboya tablolarında oldukça atak ve cesur çalışmalar çıkarıyor ortaya. Renklerin yoğun bir bilgi tabanında bütünleştiğini, kompozisyona çok boyutlu anlamlar kattığını görüyoruz.

Sanatçı, soyut kavramsal anlayışa dayanan çalışmalarında yer, yer deformasyona ve stilizasyona başvuruyor. Gözlemlerine, yaşadığı ortama ve geçmişteki verilere dayanarak yapıtlarına taşıdığı kişisel yorumlarını, öznel fantezileriyle buluşturup resimlerine farklı bir kimlik, farklı bir anlam kazandırıyor.

Figürlerinde, zamanı ve mekanı belli olmayan başsız taş bedenlerin dramatik ifade dili geçmişle günümüz arasında yaşanan ortak bir serüvene tanıklık ediyor. Bunlar sanatçı tarafından düşsel bir gerçekliğin bize sunulan alternatif imgesel oluşumlarıdır. ‘O’ anın farklı biçimde temsili yansımaları olarak da düşünülebilir.

Ressam çağdaş dünyaya, kendini kuşatan mekanlar ve zamanlar arasında ki çelişkiyi, farklılığı ustaca plastik değerler içerisinde sunmayı başarıyor.Konuyla İlgili Linkler
  • Taşlardan Renklere

  • Sanat
    Takvim
    <<Haziran 2020>>
    Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5 6 7
    8 9 10 11 12 13 14
    15 16 17 18 19 20 21
    22 23 24 25 26 27 28
    29 30          
    Sanat Haberleri Kategorileri
    Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.