|
Tavuğunu
kaybeden Mudurnu, tarihini keşfetti
Tavukçuluk
sektörünün krizle birlikte battığı Mudurnu, aslında bir tarih ve doğa
cenneti. İstanbul ve Ankara’ya yakınlığıyla bilinen bu ilçeye bahar
aylarında yapılacak bir gezi ilaç gibi geliyor. Ancak bu harikanın; güzelliğini
yeni keşfeden bir kadın gibi ancak bu yıl kendini göstermeye başladığını
da söylemeliyiz.
Eski konakları restore edip turizme açılan Mudurnu, bu gelişmeyi Bolu
Valiliği ve Mudurnu Kaymakamlığı’nın birlikte yürüttüğü seferberliğe
borçlu. Geçen sene konaklama tesisi olmayan kent bu yıl konak otelleriyle 100
yatak kapasitesine ulaştı.
Mudurnu, Anadolu’nun antik döneminden beri bilinen en eski yerleşim bölgelerinden.
Ayrıca Selçuklular ve Osmanlıların da ilk yurtlarından biri. Osmanlılardan
kalma eserlerden bazıları hálá ayakta. Eski camileri ve hamamı ile bir açık
hava müzesi. Son yıllarda turistlerin gözde yerlerinden olan Mudurnu,
Ankara’ya 200 kilometre, İstanbul’a ise 300 kilometre uzaklıkta. Yıldırım
Beyazıt zamanında yapılan büyük cami ve hamam Mudurnu’nun simgesi sayılıyor.
Ayrıca Kanuni Sultan Süleyman Camii görülmeye değer. Konaklardaki tahta
oymacılığı görenleri hayran bırakıyor.
Bolu-Mudurnu arası 52 kilometre. İlçeye 6 kilometre kala Abant sapağı
yakınlarında yol kenarında Saray Helva tesisleri var. Tesisin önündeki
fabrika satış mağazasından alışveriş yapabilirsiniz.
Mudurnu’ya girişte yolun sağında Yarışkaşı Konağı oteli karşınıza
çıkıyor. Burası gezinin ilk durağı olabilir. Mudurnu’ya özgü kabaklı
gözleme ve Korova şurubunu burada tadın. Çıkışta yolun sağındaki Ağaçlarbaşı
Nargile Kahvesi başka bir ideal mola noktası.
Artık ilçeyi yürüyerek gezmenin zamanı geldi. Biraz ileride Belediye ve
Belediye Sanat Evi’nde yöresel el sanatları sergileniyor. 200 metre yürüdükten
sonra yol sağdan Mudurnu deresinin yanından geçiyor. Burada Keyvanlar Konağı
ile karşılaşıyorsunuz. Bahçesindeki lokantada yemek molası verin. Derenin
kenarındaki Osmanlı dönemi yapılarından Armutçular Konağı da görülmeye
değer. İç dekorasyonu bütünleyen işlemeler, tahta oymacılık sanatının
tüm özelliklerini içeriyor. 1893’te yapılmış 28 odalı bu konak özel
konut olarak kullanılıyor.
Konaktan sonra yukarıya doğru çıkarken Kanuni Sultan Süleyman Camii karşınıza
çıkıyor. Restore edilmeyi bekleyen Haytalar Konağı’nın harap görünümü
içinizi acıtacak ama başınızı kaldırdığınızda caminin arka tepesinde
dört yıl önce restore edilmiş saat kulesini görünce moraliniz düzelecek.
Kuleyi yakından görmek için asfalt yoldan kıvrılarak tepeye çıkarsanız
Mudurnu’yu tepeden görebilirsiniz. Seyir bitince yola devam edin, dik yokuştan
aşağıya inince sağa dönün. Saç soba imalatı yapan demirciler çarşısı
karşınızda.
Biraz aşağıda Yıldırım Beyazıt Camii ve caddenin altında aynı adlı
hamamı gezebilirsiniz. Yıldırım’ın 1382’de yaptırdığı hamamın
‘ilim yolunda ilerleyenlere’ vakfedildiği, mimarının Ömer Bin İbrahim
olduğu kitabelerde yazılı.
Kaplıcaları Ünlü
İlçeyi gezdikten sonra yürüyerek Demirciler Çarşısı’nın sonunda
Kapankaya Vadisi’ne gitmenizi öneriyoruz. Biraz ileride karşınıza iki kaya
çıkar. Devam edin. Dere kenarındaki patikadan Garipler Gölcükleri’ne ulaşacaksınız.
Dik yamaç ve kayaları aştıktan sonra karşınıza önce Çoban Çeşmesi
sonra Hisar Kalesi çıkar. Buradan seyredeceğiniz Mudurnu manzarası, tüm
yorgunluğunuzu alır. Aşağıdaki Babas kaplıcaları, yolun kenarında ise 3
mağara var. 40 derece sıcaklıktaki bu suyun bazı hastalıklara iyi geldiği
söylentisi yaygın. Mudurnu’nun 38 kilometre kuzey batısında, Ilıca köyündeki
Sarot kaplıcasının suyu ise sülfatlı ve 66 derece.
Turna balığıyla meşhur Karamurat Gölü Adapazarı yolunun 35’nci
kilometresinde. Koruma altındaki milli park Sülüklü Göl ise Mudurnu’ya 50
kilometre uzaklıkta. Burada piknik yapmak mümkün. Abant Gölü de
Mudurnu’ya 13 kilometre uzaklıkta.
Mudurnu Turizm için Neler Yapıyor?
Mudurnu’da her sokakta karşınıza güzel ahşap ve taş evler çıkıyor.
İlçede Kültür ve Tabiat Varlıkları’nı Koruma Kurulu tarafından
belirlenen 215 sivil mimari nitelikli tarihi bina, planla korunacak 163 yapı,
cephesi korunacak 5 yapı var. Bu nedenle Mudurnu’nun büyük bölümü
1992’de kentsel SİT alanı ilan edilmiş. Bolu Valisi Mehmet Ali Türker ve
Mudurnu Kaymakamı Suat Yıldız’ın yürüttüğü çalışma Belediye Başkanı
Metin Soygür’ün de desteğiyle sürüyor. Kaymakam Yıldız, 2001 krizinde
tavukçuluk sektörü büyük darbe yiyen Mudurnu’nun kendine turizm yoluyla
nasıl çıkış kapısı bulduğunu anlatıyor: ‘Merkezdeki iki tarihi konak
ile bir konak görünümlü bina otel oldu. Bir köyde 6 dağ evi inşa edildi.
Geçen yıl sıfır olan yatak kapasitesi şu anda 100’e çıktı. Kaplıcamızı
termal tesis kurulması için ihaleye verdik. Bittiğinde yatak kapasitemiz
300’e çıkacak.’
Kaymakamlık kentin eski evlerine boya ve kiremit yardımı yapıyor. Şimdiye
kadar 65 evin dış cephesi boyanıp çatısı onarılmış, 8 ev sahiplerince
restore edilmiş. Kaymakamlık bazı konakları da sahiplerinden 20 seneliğine
devralıyor. Restore edip turizm işletmecilerine ihale ediyor. Bir de turizm bürosu
kurulmuş.
Kaymakamlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın iki yıldır
üzerinde çalıştığı ‘Mudurnu Bebeği’ni pazarlama yolunu arıyorlar.
Bilkent Üniversitesi’yle birlikte Mudurnu üzerine yaptıkları kentsel tasarım
planları yarışması, Kent ve Toplum Derneği ile yaptıkları Görünen Kent
Mudurnu Projesi, Mudurnu’yu hayata döndürecek yardımcı çalışmalardan.
Mudurnu Çarşısı’nın ve Armutçular Konağı’nın onarımı da Kültür
ve Turizm Bakanlığı’na rapor olarak sunulan çalışmalar. Bakanlık tur
operatörlerine tanıtım çalışmaları yapıyor.
Nasıl Gidilir?
Mudurnu üç ayrı yönden gelen karayollarının birleştiği bir yer.
Bolu’ya uzaklığı 52, Abant’a 18 kilometre. İkinci yol bağlantısı Nallıhan
üzerinden Ankara. Bu yol E-I karayolu ile birleşiyor. Ankara Mudurnu arası
200 kilometre. Üçüncü yol bağlantısı Akyazı üzerinden Adapazarı. Akyazı-Mudurnu
arası 70 kilometre, 10 kilometresi stabilize, geri kalan bölümü asfalt.
Adapazarı-Mudurnu arası 100 kilometre. Bu yolun 18. kilometresinde yol Çavuşderesi
Köyü mevkiinden ayrılıyor ve Göynük ilçesine gidiyor. Göynük-Mudurnu 50
kilometre asfalt.
Nerede Kalınır?
Turizm Danışma Bürosu: 0374-421 25 30 E-mail: [email protected]
Keyvanlar Konağı: 9 odası ve 18 yatağı var. 2 kişi kahvaltı dahil
hafta içi 60 milyon hafta sonlarında ve tatil günlerinde 80 milyon lira. Öğle
ve akşam yemekleri alakart. Tel: 0374-421 37 50-51.
Hacı Abdullah Konağı: 7 odası var. Kapasitesi ilave yataklarla 16. Kişi
başı hafta arası 20, hafta sonları 25 milyon lira. Tel: 0374-421 22 84.
Yarışkaşı Konağı: 15 odası var. Oda-kahvaltı kişi başına hafta
arası 30 milyon hafta sonlarında 35 milyon lira. Gruplarda kişi başına 5
milyon TL indirim yapılıyor. Tel: 0374-421 36 04.
Değirmenyeri Tatil Köyü: Ağaçlıklar içinde 4 evden oluşuyor.
Toplam 28 kişi kapasiteli. Yatak, sabah kahvaltısı akşam yemeği 50 milyon
lira. Tel: 0374-421 26 77.
Babas Kaplıcaları: 7 odalı, 16 yatak kapasiteli. Günlük kişi başına
15 milyon, kahvaltı 2.5 milyon lira. Yemek için 5 kilometre ilerideki bir
lokantaya ücretsiz servis aracıyla gidip geliniyor. Tel: 0374-421 36 88.
Hürriyet
|