|
Tarihe 'TOKİ'
kredisi...
Toplu Konut İdaresi 'nin (TOKİ) kültür mirası evler için de onarım
kredisi vermeye ''başlayacağını'' okuyunca (Vatan, İstanbul / 14.11.2004)
hem sevindim, hem düşündüm...
Tam ''10 yıl'' geçmiş buna ait ilk kararların alınmasından bu yana...
Uygarlığımızı yok olmaktan kurtarmak için en akılcı, en yaygın, en
uygun olanağı bile tam 10 yıl beklemek!..
Ne anlama geliyor?
Öncesi bir yana, sadece son 10 yıldır böylesi bir olanaktan yoksun kaldıkları
için yıpranan, çöken, hatta yok olan eski evler, güzelim konaklar kim bilir
ne kadardır...
Bu gecikme neden?
Erman Şahin'in mirası
Tarihi Muğla dokusunun korunmasına 3 dönem belediye başkanlığıyla öncülük
yapan Erman Şahin , 1991'de milletvekili seçilmişti.
1993-1994'teki DYP-SHP koalisyonunda sosyal demokrat kanattan ''Şehircilikten
Sorumlu Devlet Bakanı'' olunca, daha ilk toplantımızda ''Haydi başlıyoruz''
dedi ve kollar sıvandı. Gece gündüz yoğun çalışmalardan sonra, kentleşmemizde
başlıca iki sorunun ''öncelikli'' olduğu saptanmıştı.
Birincisi: ''Planlamada şehircilik ilkelerinden uzaklaşılması'' ... Böylece
imar adına ''rant betonlaşması'' nın yaygınlaşması...
İkincisi: ''Tarihi dokuların gözden çıkartılması...'' Böylece yöresel
kimliklerin yitirilmesi...
Kentlerin rasgele değil, düzenli gelişmesi için planlamayı da yönlendirecek
bir ''Şehircilik Bakanlığı ve Yasası'' taslağı hazırlandı. Ne var ki
ilk engel olan, dönemin Bayındırlık Bakanı Onur Kumbaracıbaşı oldu. Şehircilik
Bakanlığı'na gerekli ''İller Bankası'' ile ''Arsa Ofisi'' ni bırakmak
istemeyen Kumbaracıbaşı, yasanın çıkmasını da aynı nedenle engelledi.
Tarihsel yapıların kurtarılması içinse Toplu Konut İdaresi (TOKİ)
fonları en doğru kaynaktı. ''Hem kültürel miras korunacak hem de konut
gereksinmesinin karşılanmasına katkıda bulunulacak'' tı.
Bunun için TOKİ tüzüğündeki sadece yeni yapılara öngörülen onarım
kredilerinden eski eserlerin de yararlanması yönünde yeni bir düzenleme yapıldı.
Ne var ki bu taslak da Erman Şahin'in bakanlığı sona erince bir kenara atıldı.
Yeni gelen bakanlar oralı bile olmadılar. TOKİ Başkanı Yiğit Gülöksüz
de 1996'daki Habitat-II Kent Zirvesi'nin ardından görevinden ayrılınca
taslak tümüyle ''sahipsiz'' kaldı...
İşte o yıllardan bu yana gerçekleşemeyen çok önemli bir olanak, TOKİ
ve Kültür ve Turizm Bakanlığı arasındaki bir protokolle artık devreye
giriyor.
Kültür varlığı niteliğindeki eski evlere, sahiplerinin ekonomik
durumları da göz önüne alınarak restorasyonları için ''maliyetinin yüzde
70'i'' kadar kredi sağlanacak.
Bu maliyet, Koruma Kurulları'nca onaylanmış restorasyon projeleri üzerinden
hesaplanacak. Toplam 10 yıl vadeli, yıllık yüzde 4 faizle verilecek
kredilerin, 2005 yılı için en çok 75 bin YTL (75 milyar lira) olabileceği
belirtiliyor.
Sıra Osman Pepe'de
TOKİ'nin bu gecikmiş hizmetinde şimdi kimlerin katkısı varsa kutlamak
gerekiyor.
Ancak, bununla birlikte Çevre ve Orman Bakanlığı 'nın da 2000 yılında
kabul ettiği, ''eski eser binaların onarımına ucuz kereste tahsisi''
uygulamasının, Bakan Osman Pepe tarafından hemen başlatılması gerekmiyor
mu?..
Eğer bu yöntemle ''ahşap maliyeti'' de en aza inebilirse kültür varlıklarımızın
''konut'' amaçlı yaşatılarak kurtarılmasında yıllardır özlediğimiz
''restorasyon kampanyasına'' da kavuşmuş olacağız.
Cumhuriyet - Oktay Ekinci |