|
Bitmeyen yol kavgası
Yolsuzluk iddialarıyla sık sık
gündeme gelen ve eski bakanlardan Yaşar Topçu'nun Yüce Divan'a gitmesine
neden olan 541 kilometrelik Samsun-Sarp Karadeniz Sahil Duble Yolu'nun 10
kilometrelik Artvin-Arhavi bölümü, 'doğal hayatın tahrip edildiği gerekçesiyle'
mahkeme kararıyla durduruldu.
Çevreciler ve bilimadamları, Karadeniz'in büyük bölümünde sahil şeridinden
geçen otoyolu, en azından Arhavi'de şehrin güneyinden geçirmek için proje
hazırladı.
Trabzon danıştay kararıyla
Yapımına ilk kez 1985 yılında başlanan 541 kilometrelik Samsun-Sarp Sınır
Kapısı arasındaki otoban inşaatının yüzde 62'lik bölümü (yaklaşık
300 kilometre) tamamlandı. 7 ayrı firma tarafından 7 ayrı noktada başlatılan
otoyol inşaatının Trabzon bölümü, 'doğal hayatın tahrip edildiği' gerekçesiyle,
daha önce durdurulmuş ancak Danıştay, Bölge İdare Mahkemesi'nin kararını
iptal etmişti.
Arhavi'de yola mühür
Çevreciler bu sefer de aynı gerekçeyle, Artvin'in Arhavi İlçesi'nde,
yol inşaatının durdurulması için, Erzurum İdare Mahkemesi'nde dava açtı.
Başvuruyu haklı bulan Mahkeme, yol inşaatının durdurulması kararı aldı.
Karadeniz Otoyolu'nun Arhavi bölümünü yapan Paksoy firması, mahkeme kararına
aldırmadan inşaata devam edince, Belediye Başkanı Musa Ulutaş devreye girdi
ve geçtiğimiz hafta başında, inşaatı mühürledi. Ancak Arhavi Kaymakamı
Akın Varıcı Er, Salı günü çalışmaları yeniden başlattı. Başkan
Ulutaş bunun üzerine, Perşembe günü, otoban inşaatını, iki ayrı yerden
mühürledi.
Güney projesi hazır
Ardından Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) ve Van 100. Yıl Üniversitesi,
otoyolun, Arhavi'nin güneyinden geçmesi için alternatif bir proje hazırladı.
Belediye Başkanı Musa Ulutaş, geçtiğimiz günlerde, hazırlanan yeni
projeyi tanıtmak için brifing düzenledi. Ulutaş, 'Bugüne kadar tepkimizi
hukuk çerçevesinde sürdürdük. İlçemiz sahillerinin taş yığınına dönüşmesini
istemiyoruz' diye konuştu.
Başbakan kararlı
Karadeniz Sahil Otoyolu'nun 2005'te tamamlanması bekleniyor. Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan, Karadeniz Otoyolu'nun bir an önce bitirilmesi için
talimat verdi. Başbakanlık genelgesinde, Karadeniz Sahil Yolu için 2005'te
ayrılan ödeğin 6 ayda kullandırılması, kamulaştırma ödeneklerinin yılın
ilk 3 ayında serbest bırakılması öngörüldü. Otoyolun tamamlanabilmesi için,
1.1 katrilyon liralık yapım, 100 trilyon liralık da kamulaştırma ödeneği
gerekiyor.
Ekolojik denge bozuldu
Karadeniz Çevrecileri Derneği Başkanı Kenan Kuri, dolgu yolun
Karadeniz'in büyük turizm potansiyelini baştan başa sıfırladığını
anlattı. Kuri şunları söyledi: 'Deniz tahkimatı ve mahmuzlar üzerinde
turizm olmayacağı ortada. Turizm tesisi kuracak alan bırakılmadı. En önemli
konu da ekolojik dengedir. Zengin flora ve fauna tahrip oldu. 60'lı yıllardan
beri Karadeniz'e yapılan müdahalelerle, balıkçılığı besleyen 23 türden,
bugün yalnızca 5 tür avlanabiliyor.'
Bin yıllık güzellik gitti
Otoban, Karadeniz ve Türkiye'nin Kafkaslar'a açılan kapısı olan
Artvin'in Hopa İlçesi'nde, sahil şeridinden geçerek Sarp Sınır Kapısı'na
ulaşıyor. Hopa'nın ÖDP'li Belediye Başkanı Yılmaz Topaloğlu, yol
nedeniyle 12 dönümlük bir rekreasyon alanı oluştuğunu ancak burada müteahhit
firma tarafından hiçbir çalışma yapılmadığını vurgulayarak, 'İnsanlarımızın
altı şeritli yolu aşarak rekreasyon alanlarına geçmesi akıl karı değil.
Bu projenin bütünlüklü bir proje olduğunu düşünmüyorum. Alternatifler
ve insani değerler düşünülmüyor. Tek şeritli ulaşım var şu anda. Maddi
hasarlı çok kaza oluyor ve ölümlü kaza riski yüksek. Kıyı kirliliği, kıyı
dolgusu, bin yılda oluşabilen güzelliği yok etti. Hapishane görüntüsü
mevcut' dedi.
27 yıldır tartışılıyor
Karadeniz Sahil Yolu inşaatına 1985 yılında ANAP Hükümeti döneminde,
Trabzon şehir merkezindeki 7 kilometrelik bölümle başlandı. Zaman zaman ara
verilen otoyol inşaatı, 1993'te hızlandı. Otoyola bugüne kadar, bir buçuk
milyar doların üzerinde para harcandı. 1997 yılında ANAP-DSP-DTP koalisyon
hükümeti döneminde yapılan Doğu Karadeniz Kesimi ihalesinden sonra
yolsuzluk iddiaları ortaya atıldı. Müteahhitler hakkında davalar açıldı.
Dönemin Bayındırlık ve İskan Bakanı Yaşar Topçu'nun Yüce Divan'da yargılanma
süreci başladı. Sahil Yolu kapsamındaki Trabzon şehir geçişi için de iki
dava açıldı. 2004 yılı başında açılan davalarda, Trabzon İdare
Mahkemesi, Ganita-Beşirli ve Çömlekçi-Havaalanı mevkileri için yürütmeyi
durdurma kararı verdi. Ancak Danıştay, İdare Mahkemesi'nin kararını iptal
etti.
Yeşille mavinin arasına set çekildi
Çevreciler ve bilimadamları, Karadeniz Otobanı'ndaki yanlışları şöyle
sıralıyor:
Projeleri hazırlanmadan, alternatifler düşünülmeden, hiçbir etüt ve
fayda-maliyet analizleri yapılmadan, ÇED kapsamı dışında tutularak yapıldı.
Bölge gereksinimleri düşünülmedi, kıyılara yüklenildi, bina ve yaya
trafiği içiçe olan koridorla sadece trafiği rahatlatma ve hızlandırma düşünüldü.
Arazisi kıt Karadeniz'de yeşille mavinin sahilde buluşması engellendi.
Yerleşim yerlerinin içinden geçmesi trafik kazaları, ölüm ve sakatlık
riskini arttırdı.
Kıyı yerleşimlerini çukurda bıraktı ve sel suları altında kalma
riskini yükseltti.
Rekreasyon alanlarının içinden geçen yol deniz kültürü gelişmiş
insanların önüne fiziksel, sosyal ve görsel set çekti.
Milyonlarca yılda oluşan geniş kumsal hazineleri bir çırpıda kapatıldı,
astronomik bedellerle kıyıya dik mahmuz-lar oluşturulup bir avuç kum elde
edilmeye çalışıldı.
Zengin flora ve fauna tahrip edildi, kıyı dengesi altüst oldu, balıkçılığı
besleyen balık türlerinin yumurtlama alanları yokedildi.
20 Şubat 1999 yılında yaşanan deniz fırtınası ve dev dalgalara dayanıklı
olmadığı tahkimatların, mendireklerin ve barınakların yıkılmasıyla
belgelendi.
20-30 yıllık getiri-götürü hesap edilmedi, keşif bedeli 2-3 milyon ABD
Doları /Km. olan yol 4 katına maloldu.
Anayasa'nın 56. ve 43. maddelerine aykırı yapıldı, 3621 sayılı Kıyı
Kanunu hiçe sayıldı.
6 il, 63 ilçe, 8 milyon insan
Karadeniz Otoyolu, 8 milyon insanın yaşadığı 6 il ve 63 ilçeden geçiyor.
Otoyolun sahilinden geçtiği şehirler şunlar: Samsun şehir geçişi: 12,
Bolaman-Perşembe: 28, Ünye-Piraziz: 83, Piraziz-Espiye: 46, Araklı-İyidere:
27 kilometrelik güzergahın yapımı 1983'te başladı. İyidere-Çayeli: 33
kilometrelik bölümü ise 11 yıl önce başlandı. Çayeli-Ardeşen-Hopa: 76
kilometrelik bölümü de 1993'te başladı. Çarşıbaşı-Trabzon-Araklı: 68
kilometre. (Yolun bu bölümü, eski Bayındırlık Bakanı Yaşar Topçu'nun Yüce
Divan'a gitmesine neden oldu)
Kilometresi 11 milyon $
KTÜ İnşaat Fakültesi Ulaştırma Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Fazıl
Çelik, Karadeniz Sahil Otobanı için, 'Katliam yolu' tanımlaması yaptı.
Yolun, 'pahalı' olacağı gerekçesiyle, projenin şehirlerin güneyi yerine
kuzey yani deniz kıyısı için hazırlandığını belirten Fazıl Çelik, 541
kilometrenin yüzde 60'ının, deniz doldurularak inşa edildiğini açıkladı.
Bugüne kadar yapılan harcamanın tahminen 1.5 milyar dolar olduğunu ifade
eden Doç. Dr. Çelik şunları söyledi: 'İnşaat, hiçbir etüt ve proje yapılmadan
başlatıldı. Yolun en zor bölümü olan Ordu Bolaman'da, kilometreye yapılan
harcama 11 milyon dolar. Bu ucube yatırım, bölge insanını ezip geçti. Kıt
doğal kaynaklar kamu yararı gözetilmeden hovardaca israf edildi. Eğer
Karadeniz için çok uygun olan 'kuşaklama' (şehrin üst kısmından geçen
yol) projesi yapılsaydı, yolun kilometre maliyeti en fazla 2.8 milyon dolar
olurdu. Karadeniz Bölgesi'nin tümünde, kuşaklama projenin uygulanması mümkündür
ve maliyet 1.5 milyon dolara kadar düşmektedir.
Doğal hayatı tahrip ettiyse iş işten geçti
Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Erdal Eren, şu anki otoyol
projesini, 'Bazen en uygun proje, en ucuz olmayabilir' sözleriyle savundu. Eren
şunları söyledi: 'Karayolları Genel Müdürlüğü, Karadeniz Sahil Yolu için
müşavir firmalara alternatif projeler hazırlattı. Firmaların hazırladığı
projeler arasından en uygun olanı seçildi. Eğer yol sahil yerine güneyden
geçirilseydi, birçok şehir, köy ve kasaba için ayrı bağlantı yolları
yapılması gerekecekti. Bazen en uygun proje, en ucuz olmayabilir. Şu aşamadan
sonra Karadeniz Sahil Yolu'na karşı çıkılması, bence mantıklı değil. Doğal
hayatı tahrip edip etmediğini bilmiyorum ama ettiyse bile artık iş işten geçmiştir.
Yol tamamlanacak
Hukuki yollara başvurularak inşaatın durdulması, yalnızca yolun hizmete
girme zamanını geciktirir. Karayolları, gerekli mercilere başvurarak
durdurma işlemlerini iptal ettirecektir ve yol tamamlanacaktır.
Akşam - Erkan Şahinbaş - Turan Şentürk |