|
Bu sinemadan çıkış
yok
İstanbul'un Beyoğlu İlçe Belediyesi'ne bağlı ekipler, İstiklal Caddesi
üzerindeki AFM Fitaş, Emek ve Sine Majestik sinemaları inceledi. İncelemelerde,
2 bin kişilik 12 salonuyla İstanbul'un en çok müşteri ağırlayan sineması
AFM Fitaş'ta birçok eksik tespit edildi. AFM Fitaş'ın sinema salonlarında
ışıklı yangın çıkışı uyarı tabelalarının olmadığı, yangın çıkışı
koridorları ve kapılarının çok dar olduğunu belirledi. Dört katlı sinema
olarak kullanılan binada yangın merdiveni olmaması dikkati çekerken,
izleyecilerinin aşağı iniş için binanın içindeki merdivenleri kullandıkları
ve böylece çıkış kapısına yönlendirildikleri belirlendi. Ayrıca,
merdivenlerde çöpler olduğu, bunun acil çıkış anlarında panik içindeki
insanların düşmesine neden olabileceği belirtildi. Beyoğlu Belediyesi
Ruhsat İşleri Müdürü Yakup Yeşiltaş, 'Fitaş'ta tespit ettiğimiz
eksiklikleri tebligatla göndereceğiz. 10 gün içinde bu eksiklikler
giderilmezse ceza keseceğiz' dedi. Yeşiltaş, kanuna göre verilebilecek cezanın
500 milyon lira ile 1 milyar lira arasında değişebileceğini ifade etti.
Ders çıkardım
Denetimlerde Emek ve Sine Majestik sinemalarının yönetmeliğe uygun olduğu
ifade edildi. Emek Sineması'nın sahibi İsmet Kurtuluş, 'Büyü filminin
galası bizim sinemada olasaydı, mum yakılmasına izin vermezdik. Çünkü bir
sinemamızda bir tek sigara içilmesine dahi için vermiyoruz. Ben 50 yıllık
sinemacıyım. Buna benzer iki yangın oldu. Kendime ders çıkardım' dedi. Kadıköy
Belediyesi'ne bağlı zabıta ekipleri, tarihi Süreyya Sineması, Rexx Sineması
ve Tepe Sinemax'ı inceledi. Belediye görevlileri, işletme belgelerinin yanısıra,
özellikle acil çıkış kapılarını kontrol etti. Kontrollerde, yangın çıkışlarının
normal ve geniş olduğu belirlenirken, herhangi olumsuz duruma rastlanmadı.
AKM'den korkuyorum
İstanbul İtfaiye eski Müdürü ve İTÜ Makine Fakültesi öğretim üyesi
Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç, İstanbul'daki bazı sinemaların tehlikelere açık
olduğunu ileri sürdü. Özellikle acil çıkış kapılarının sorunlu olduğunu
fbelirten Kılıç, 'Pek çok büyük sinemada acil kaçış kapıları dar.
Koridorların genişliği yetersiz. Acil aydınlatma ve yönlendirmeler yok.
Sinemaları bırakın Taksim Atatürk Kültür Merkezi'ni de özellikle koltuk açısından
kötü örnek. Oraya gittiğimde korkuyorum. Çünkü bir sırada 50'ye yakın
koltuk var. Arada geçiş yok' dedi.
Güçkaynağı yok
Kılıç, yangından sonra Cinebonus'u incelediğini söyledi. Teknik açıdan
donanımın yeterli olduğunu belirten Kılıç, 'Siren, flaşör, acil aydınlatma,
fan sistemleri çalışmamış. Acil durum yönlendirme işaretleri net görülmüyor.
Tek bir güç kaynağı olduğu için elektrik kesilince bütün sistemler devre
dışı kalmış' diye konuştu.
Şaka kurbanı olacaklardı
Türkiye, İstanbul'da Dolmabahçe'deki Cinebonus Sineması'nda önceki akşam
yaşanan dehşetle sarsıldı. Aralarında ünlü isimlerin de bulunduğu
onlarca davetli, ölümle burun buruna geldi. Cinebonus'un bulunduğu G-MALL Kültür
ve Alışveriş Merkezi'ndeki bir mağazada tezgahtar olarak çalışan Kadriye
Demirtaş, yangının çıkış nedeniyle ilgili olarak şunları söyledi: 'Takım
elbiseli üç görevli vardı. Bunlar, alışveriş merkezinin görevlileri değillerdi.
Aralarında şakalaşıyorlardı. Birinin kolu büyük mumlardan birine çarptı
ve yere düşürdü. Aniden yangın başladı. Bağırmaya başladım. Bu görevliler
hemen kaçtılar. Daha sonra biz de dışarı çıktık. Tavandan herhangi bir
şekilde su da akmadı. Arkadaşlar yangın söndürme tüpleriyle müdahale
etmeye çalıştı.'
Beyaz kasketli bir adam elini uzattı
Büyü filminin galası sırasında görevli AKŞAM Gazetesi Muhabiri Barış
Engin, dehşete tanık olan yüzlerce kişiden biriydi. Barış Engin yaşadıklarını
şöyle anlattı: 'Yoğun bir yanık kokusu salona dolmaya başladı. Bunu birçok
davetli gibi özel bir ambiyans zannettik. Ancak elektriklerin kesilmesi ve bir
anda yoğun dumanın salonu kaplamasıyla birlikte büyük bir şaşkınlık yaşadık.
Giriş yaptığımız kapıya yöneldik, ama kilitliydi. Herkes 'İmdat, ölüyoruz'
diye bağırıyordu. Ben herkese yere yatmalarını, ellerinde ne varsa, onunla
ağızlarını kapamalarını söyledim. Karanlıktan hiçbir şey görünmüyordu.
Tam kendimizi ölüme hazırladığımız anda dışarıdan: 'Bu tarafa gelin,
kapıyı kırdık!', diye bir ses duyduk. Yavaş yavaş ilerlerken o sırada
bana doğru bir el uzandı. Bir tek beyaz bir kasket gördüm. Başka hiçbir şey
görmedim. O el, beni kolumdan tuttuğu gibi dışarı fırlattı. Sanırım bir
itfaiye eriydi.
Dehşetin tanıkları anlatıyor
Nilüfer Açıkalın-Kapılar açılmasa panik büyürdü
Yaşadığımızı sadece 'büyük bir talihsizlik' olarak özetlemek
gerekiyor. Biz yine de birçoklarına göre şanslıydık, çünkü bizim
bulunduğumuz 2 numaralı salonun kapıları hemen açıldı. Sakindik. İlk beş
dakikadan sonra çok yoğun bir dumanın altında kaldık. Eğer kapı açılmamış
olsaydı, büyük bir felaket yaşacağımız kesindi. Bu olay iyi ki bir komedi
filmi sırasında yaşanmadı. Çünkü salona giren herkes gerilime hazırlıklıydı.
Eğer bu olay komik bir film izlemeye gidenlerin başına gelmiş olsaydı
kanaatimce çok daha fazla insan gafil avlanabilirdi.
Ece Uslu-Uğursuzlukla alakası yok
Bizler şanslıydık çünkü en ön sıradaydık. En büyük tesellim ölüm
olayının olmaması... Bence bu yaşananları filmin konusuna bağlamak çok saçma.
Kamera arkasında yaşananların da uğursuzluklarla bir alakası yok. Bunlar
her film setinde yaşanan sıradan kazalardır, abartılmamalı.
Emrah-Uğursuzlukla alakası yok
Bizler şanslıydık çünkü en ön sıradaydık. En büyük tesellim ölüm
olayının olmaması... Bence bu yaşananları filmin konusuna bağlamak çok saçma.
Kamera arkasında yaşananların da uğursuzluklarla bir alakası yok. Bunlar
her film setinde yaşanan sıradan kazalardır, abartılmamalı.
Yapımcı Aksoy- Suçlu işletmeci
Büyü filminin yapımcısı Faruk Aksoy, olaydan belediye ile işletmecinin
sorumlu olduğunu ileri sürdü. Yaşadıkları olay nedeniyle hayatında ilk
kez sinir krizi geçirdiğini belirten Faruk Aksoy, şöyle konuştu: 'Kişisel
olarak bir ihmalimiz söz konusu değil. Salonlardan bazılarının yangı çıkışlarının
kilitli olması ve salonlarda kedi gözü diye tabir edilen ışıklandırma
sisteminin olmaması işletmecinin suçudur. Kontrolleri yapmayan belediyenin suçudur.
Araştırmalar sonuçlansın, gerekirse dava açacağız. Dekor meselesine
gelince: Sadece davetlilere mistik bir hava sunmaya çalıştık. Daha önce pek
çok önemli işe imza atan bir isim olan Bahattin Demirkol'la anlaştık. Bu işlemleri
o gerçekleştirdi. Ben kimgager değilim ki kullanılan malzemeyi bileyim.
İpek Tuzcuoğlu-Kapıyı Çağan Irmak kırdı
Yakınlarım 3-5 ve 6 nolu salonlardaki yangın çıkış kapılarının
kilitli olduğu yönünde bilgi verdi. Ben ikinci salonda filmi izledim. Yangın
çıktığı anda bizim salonunun kapısını Çağan Irmak omzuyla kırıp, açtı.
Özgü Namal- Olay esnasında kardeşimi kaybettim. Biz dışarı çıktık
ama o içeride kalmış. En son dışarıya çıkanlardan biri o oldu. Yere yatıp
sürenerek çıkmış. Yine de ucuz atlattık.
Tuba Ünsal-Cehennemi yaşadım
Tam bir cehennem gecesi yaşadık. Dışarıya yöneldiğimiz anda yangın
kapısının kilitli olduğunu farkettik. Öleceğimi sandım, hala şoktayım.
Cemal Reşit Rey'de de yangın kabusu
Maçka'daki Cinebonus Sinemaları'nda yaşanan yangın dehşetinden sonra, dün
gece de Harbiye'deki Cemal Reşit Rey (CRR) Konser Salonu'nun depo olarak kullanılan
bölümünde yangın çıktı. CRR'de, Büyük Salon'un alt kısmında yer alan
ve depo olarak kullanılan küçük odaların birinde, dün gece saat 21.00 sıralarında
henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangına CRR'nin yan tarafındaki Beyoğlu
İtfaiyesi'ne bağlı ekipler anında müdahale etti. Yangın sırasında,
CRR'de Akbank Oda Orkestrası'nın konserini dinleyen yaklaşık 900 kişi kendi
imkanlarıyla dışarıya çıktı. İtfaiye ekipleri tarafından kısa sürede
söndürülen yangın, küçük çapta maddi hasara yolaçtı. Yangının çıkış
nedeni araştırılıyor.
Akşam - Ercan Öztürk-Fatih Töre-Özkan
Tamirak-Yavuz Rençberler-Bülent Şanlıkan-Erçin Dağ-Emin Babacan-Nur Banu Güney-Özlem
Uçar
|