|
Bakü-Tiflis-Ceyhan
Projesi kayıp tarihi ortaya çıkardı
Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol Boru
Hattı güzergâhında yapılan kazılarda çoğu Roma döneminden kalma 550 tarihî eser
günyüzüne çıkarıldı. Boru hattı kazı çalışmaları sırasında arkeolojik bir
bulguya rastlandığında devreye arkeologlar ve akademisyenler girdi, boru
hattının yönü değiştirildi.
Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol Boru
Hattı Projesi (BTC-HPBH) kayıp tarihi ortaya çıkarıyor. BTC-HPBH boru hattı
güzergahında 10’u planlanmış, 7’si ise rastlantı olmak üzere 17 kazı
gerçekleştirildi. Kazılarda aralarında Roma döneminden kalma insan, rithon
(hayvan) heykelleri, Demir Çağı’ndan kalma madeni eşyalar olmak üzere toplam 550
eser bulundu. Çıkarılan eserler BOTAŞ ile Kültür ve Tabiat Varlıkları Müze
Müdürlüğü arasında imzalanan protokol çerçevesinde BOTAŞ vitrininde
sergilenecek. Ayrıca kazılarda ortaya çıkarılan yerleşim birimleri koruma altına
alındı.
BTC-HPBH projesi arkeolojik ve tarihsel
kültür mirasına gösterdiği hassasiyet ve uluslararası standartları ile bir ilk
olma özelliği taşıyor. Kültür Bakanlığı, BTC-HPBH Proje Direktörlüğü ve Gazi
Üniversitesi’nin katkılarıyla Ardahan’dan Adana’ya kadar uzanan bin 76 kilometre
uzunluğundaki bir koridor tarihsel ve arkeolojik açıdan etüt edildi. 2003 yılı
Mart-Kasım ayları arasında daha önceden planlanmış 10, boru hattı inşaat
faaliyetleri sırasında açığa çıkarılan ‘rastlantısal buluntu’ kapsamındaki 7
kurtarma kazısı tamamlandı. Bilimsel ve altyapı anlamında uluslararası kabul
görmüş standartların uygulandığı kazı çalışmalarında; farklı bilimsel
disiplinlerden 20 akademisyen, 150 arkeolog, 15 antropolog, 10 restoratör,
jeofizik ve jeodezi çalışmalarında 5 uzman ve yaklaşık bin işçi görev aldı. Gazi
Üniversitesi Arkeolojik Çevre Değerleri Araştırma Merkezi (ARÇED) tarafından
gerçekleştirilen kurtarma kazısı çalışmalarının, bilimsel sonuçlarını içeren
yayınların hazırlık aşaması devam ediyor. 2005 yılı içerisinde bu yayınlar
kamuoyu ve bilim dünyasına sunulacak. Proje kapsamında Adana, Kahramanmaraş,
Sivas, Erzincan, Erzurum, Kars ve Ardahan’da 17 kazı çalışması gerçekleştirildi.
Kazılarda Roma döneminden kalma insan ve rithon (hayvan) heykelleri, küpe,
kandil, Demir Çağı döneminden kalma madeni eşyalar, Bizans döneminden kalma
toprak eşyalar gibi etütlük ve envanterlik değeri bulunan 550 eser gün yüzüne
çıkarıldı. Ayrıca kazılarda açığa çıkarılan taşınamaz kültür varlığı kapsamına
giren mimari buluntular yerinde korumaya alındı. Adana Yüceören kazısında açığa
çıkarılan kaya mezarları ve Kahramanmaraş Kayranlıkgözü kazısında bulunan hamam
kalıntısı taşınamaz kültür varlıkları kapsamına girdiğinden, boru hattı
güzergahı bu merkezlerde bölge koruma kurullarının da onayıyla değiştirildi.
Gerekirse güzergah değiştiriliyor
Çıkarılan eserler, kazı çalışmalarının yapıldığı merkezin bağlı olduğu müzelere
teslim edildi. Kazılar ve eserlerin teslim edildiği yerler şöyle: Adana Müzesi:
87 eser (Yüceören kurtarma kazısı), Kahramanmaraş Müzesi: 41 eser (Minnetpınarı,
Kayranlıkgözü ve Taşoluk kazıları), Sivas Müzesi: 20 eser (Ziyaretsuyu ve Abdel
mevkii kurtarma kazıları), Erzurum Müzesi: 318 eser (Dumantepe, Çilhoroz,
Akmezar, Büyükardıç, Tümentepe, Güllüdere, Mağaratepe, Tasmasor-Tetikom kurtarma
kazıları), Kars Müzesi: 85 eser (Sazpegler ve Bekçiçayırı)
Boru hattı kazı çalışmaları yapıldığı
sırada arkeolojik bir bulguya rastlanıldığında çalışmalar durduruldu, boru
hattının yönü değiştirildi. BTC yetkilisi Jale Tuksal, buluntu güzergahın
değiştirilmesini gerektirecek özelliklere sahipse (kaya mezarı, büyük mimari
kompleksler, anıtsal yapılar vb.) yeni bir güzergah belirleme çalışmaları
yaptıklarını ifade ederek yapılması gereken işlemleri şöyle özetliyor:
“Arkeologlar tarafından kurtarma kazıları yapılıyor. Buluntu alanı bu tür
çalışmayı yapmaya uygun özelliklere ve niteliğe sahipse Kültür ve Turizm
Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne yapılan resmi bir
kurtarma kazısı başvurusunun ardından, buluntu bölge müzesi uzmanlarının
denetiminde bulunduğu konteks içerisinde kayda geçiriliyor, çizim ve
fotoğraflama işlemleri ardından arkeologlar tarafından bilimsel kazı teknikleri
kullanılarak kazısı yapılıp kaldırılıyor. Daha sonra teknik çizimleri,
restorasyon işlemleri ve tanımlamaları yapılarak müzeye teslim edilmek üzere
kayıt altına alınıyor.”
Zaman - Ali Pektaş |