|
5 milyon konutu
ısıtacak jeotermal kaynak atıl bekliyor
Yenilenebilir Enerjiyi Destek Tasarısı
yenilenebilir, yani rüzgar, güneş, jeotermal ve dalga gibi doğaya zarar
vermeyen, hammadde gideri olmayan enerji sistemlerini ilgilendiriyor.
Türkiye için büyük potansiyel olan
rüzgar ve jeotermal enerjisi bugüne kadar değerlendirilemedi. 80 bin megavat
(MW) olan rüzgar potansiyelinin sadece 20 MW'ı kullanılıyor. Jeotermalde ise 5
milyon konutu ısıtma potansiyelinin yüzde 1'i bile değerlendirilemiyor.
Türkiye'nin, halen kurulu elektrik enerjisi gücünün 4 katı büyüklüğünde rüzgar
enerjisi potansiyeli bulunuyor. Bu potansiyelin teknik açıdan kullanılabilir
miktarı ise yıllık 10 bin megavatın üzerinde olmasına rağmen halen üç santralda
sadece 20 megavat üretim yapılabiliyor. Türkiye'de rüzgar enerjisi üreten dört
santral var. Bunlardan ikisi İzmir Alaçatı'da kurulu. Bu santrallar 8,8 megavata
kadar enerji üretirken, Bozcaada'dakinin kapasitesi 10,2 megavat. Türkiye'de son
beş altı senedir bazı firmalar rüzgar santralı çalışmalarını sürdürüyor. Ekim
2000'de sözleşmeleri imzalandığı halde 17 rüzgar santralının yapımına doğalgaz
lobisinin baskısıyla izin verilmediği öne sürülüyor. Türkiye'nin rüzgar alan
bölgelerinde girişimcilerin santral kurma çalışmaları şimdiye kadar çeşitli
sebeplerle yapılamadı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na geçmişte çeşitli
güç ve kapasitelerde santral kurmak için toplam 67 proje müracaatı yapıldı.
Kurulması öngörülen projelerin büyük bölümü Muğla, Bursa, İzmir, Osmaniye,
Balıkesir, Çanakkale, Karaman ve Hatay, Datça ve Trakya gibi rüzgarı yoğunlukla
alan illerde bulunuyor.
Bozcaada'da rüzgar santralıyla enerji
üreten Bozcaada Rüzgar Enerji Santralı şirketi 200 bin nüfuslu Bozcaada'nın
tamamı ile Çanakkale'nin yüzde 4'üne elektrik veriyor. Şirketin Yönetim Kurulu
Başkan Vekili Erol Demirer, 10 megavat gücün 33 milyon kilovatsaat ettiğini,
bunun da yaklaşık 30 bin kişinin ihtiyacını karşıladığını söyledi. Demirer, üç
ay gibi bir sürede kurdukları santralın, maliyetinin 12,5 milyon dolar olduğunu
ifade etti. Türkiye'de ilk kez İzmir Çeşme'de üç, Bozcaada'da da 17 tribünlük
rüzgar enerjisi santralı kurucusu Demirer, bürokrasi sebebiyle sektörde
yatırımların geciktiği görüşünde. Ege Serbest Bölgesi Kurucu İşletici AŞ'de
faaliyet gösteren Enercon firmasının fabrika müdürü Alper Kalaycı, kanunun
devreye girmesiyle sektörün canlanacağını söyledi.
Kanunu bekleyen bir başka enerji
kaynağı ise jeotermal. Önemli bir jeotermal kuşak üzerinde bulunan Türkiye'de,
sıcaklıkları 20-110 santigrad derece, debileri de saniyede 2-500 litre arasında
değişebilen bin 300 dolayında termal kaynak bulunuyor. Türkiye, jeotermal kaynak
zenginliği açısından dünyada ilk 7 ülke arasında yer alıyor. Türkiye Jeotermal
Derneği Başkanı ve Dünya Jeotermal Derneği Başkan Yardımcısı Orhan Mertoğlu,
Türkiye'deki 5 milyon konutun ısıtılmasının jeotermal kaynaklardan
sağlanabileceğini, buna karşın halen Türkiye'nin 2010 yılında 500 bin konut,
2020 yılında ise 1 milyon 250 bin konutun jeotermal enerji ile ısıtılmasının
planlandığını belirtti.
Enda Enerji Holding Murahhas Azası Ünal
Atalay ise yenilenebilir enerji kaynakları ile ilgili yasanın düşündükleri gibi
çıkmayacağı endişesini taşıyor. Daha önce kanunlaşma aşamasında 30 Haziran'da
yasanın çekildiğini hatırlatan Ünal Atalay, "Duyduğumuz kadarıyla yasanın geri
çekilmesinde DPT ve Hazine bürokratları önemli rol oynadı. Bu kurumlar yasada
önemli değişiklikler yapmış. Bazı maddeleri budamışlar." görüşünü dile getirdi.
Zaman - Ali Rıza Karasu - Şerif Erdikici |