|
İpotekli konut
kredisi dar gelirliye yaramaz
Avrupa'da gayrimenkul dünyasına yön
veren ULI'nin (Urban Land Instute-Şehir Yerleşim Enstitüsü) Türkiye Başkanı
Hakan Kodal, herkesi ev sahibi yapacak gözüyle bakılan mortgage (ipotekli konut
kredisi) sisteminin yanlış anlaşıldığını söyledi.
20-30 yıl vadeyle ev alabilmeye imkan
tanıyan sistemin temelde birikmiş sermaye değil kazançla ev almak anlamına
geldiğine dikkat çeken Kodal, dar gelirli insanların bu yöntemle ev almasının
pek mümkün olmayacağını dile getirdi. Kodal, bunun sebebini şöyle açıkladı: "Bu
yöntem yine öncelikle orta seviyede geliri olan sigortalı, konuta para
ayırabilecek insanların ev almasına imkan tanıyacak. Vadeler ne kadar uzun
olursa olsun, belli bir rakamın altında geliri olan bunu karşılayamayacak. Yani
düşük kira öder gibi ev sahibi olunacağını söylemek doğru değil. Dar gelirli,
devletin ya da belediyelerin konut projelerine imza atmasıyla ev sahibi
olabilir." Kodal, mortgageın en iyi uygulandığı ABD'de ödeme vadelerinin 30 yıla
kadar çıktığını, ancak gerçekte insanların 6-7 yılda o evle ilgili ödemesini
tamamladığını ifade etti.
Hakan Kodal, mortgage sisteminin
mevzuat olarak hazırlıklarının sürdüğüne dikkat çekerek, yasal altyapısı
oluşmadan, işleyiş dikkate alınmadan yorum yapılmasından yakındı. Sistemin
Türkiye'de başlaması için 5 önemli kriter sayan Kodal, bunlardan sadece birinin
mevzuat kısmını kapsadığını kaydetti. Kodal, bu konuda kısa vadeli beklentiye
girilmemesini istedi. Reel faizlerin bu sistemin oluşmasında önemli bir yer
tuttuğunu vurgulayan Kodal, mortgage uygulanan ülkelerde reel faiz ile kredi
faizi arasında 1 ya da maksimum iki puan fark bulunduğunu, Türkiye'de ise halen
makasın çok açık olduğunu ifade etti. Kodal, bunun da enflasyonun düşmesine
bağlı olarak zaman alacağını söyledi.
Aynı zamanda Yapı Kredi GYO'nun Genel
Müdürü olan Hakan Kodal, mortgage'ın uygulanması için gerekli kriterleri
sayarken, pazar büyüklüğünün de özellikle finans kuruluşları açısından önem
taşıdığını belirti. Geçen yıl Türkiye'de 50 bin kişinin konut için 1,5 milyar
dolar kredi kullandığına dikkat çeken Kodal, bunun da kişi başına 30 bin
dolarlık kredi anlamına geldiğini söyledi. Para girişinin olması için bu pazarın
büyümesi gerektiğini ifade eden Kodal, "Mevcut gayrimenkul işlemlerinde de kredi
oranı o kadar düşük ki. 2004'te yapılan konut satışlarında yüzde 97'si nakit,
yüzde 3'ü kredi ile gerçekleşmiş. Bu oran en iyi ihtimalle 5 sene içinde yüzde
20'ye ulaşır. Bu kadar dar işlem alanında da yine dışarıdan finans gelmesi
zorlaşıyor. Mortgageın gelişmesinde bunlar önemli." şeklinde konuştu. Kodal,
mortgage beklentilerinin konut fiyatlarını yükselttiğini savundu.
Gayrimenkulde en cazip şehir
İstanbul
ULI (Şehir Yerleşim Enstitüsü) tarafından daha önce Madrid, Londra gibi
şehirlerde düzenlenen gayrimenkul zirvesi bu yıl İstanbul'da gerçekleştirilecek.
Orta ve Doğu Avrupa'da yeni fırsatların ele alınacağı zirve 1-2 Haziran
tarihlerinde düzenleniyor. Gayrimenkul ve finans alanında Avrupa'nın dev
şirketlerinin yöneticilerinin konuşmacı olarak katılacağı iki günlük zirvenin
resepsiyonu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde Dolmabahçe
Sarayı'nda gerçekleştirilecek. Bu arada, ULI ve PricewaterhouseCoopers
tarafından sektör içinde yön belirleyici 250 kişi arasında yapılan ankette
İstanbul en iyi gelişmelerin beklendiği cazip şehir seçildi. Gayrimenkul
yatırımı açısından ele alınan ankete göre risk alınabilirlik açısından
İstanbul'da ofis, perakende mağaza ve endüstriyel alanlarda alım tavsiye edildi.
Zaman - Memduh Taşlıcalı |