|
Türkiye Müteahhitler
Birliği Başkanı Erdal Eren: İnşaatın 2005'te de canlanması imkansız
Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı
Erdal Eren, inşaat sektörünün son 10 yıllık dönemde en keskin küçülmeyi yaşayan
sektörlerin başında geldiğini söyledi. 2005 bütçesinde de yatırıma yeterli
kaynağın ayrılmadığını belirten Eren, bu halde sektörde canlanmayı beklemenin
mümkün olmadığını ifade etti.
Eren, inşaat sektöründe 2004'ün üçüncü
çeyreğinde yüzde 1'lik bir küçülme kaydedildiğini, ilk 9 aylık dönem sonu
itibariyle gerçekleşen büyümenin de yüzde 0.4 ile sınırlı kaldığını hatırlattı.
Sektörün yarattığı katma değer ve istihdamın, büyüme dönemlerinde gerçekleşen
oranların gerisinde seyrettiğine dikkati çeken Eren, "İnşaat, son 10 yıllık
dönemde en keskin küçülmeyi yaşayan sektörlerin başında gelmektedir. Son
aylarda, ekonomik büyümeye rağmen rekor düzeylerde seyreden işsizlik oranları
inşaat sektöründeki küçülme ile doğrudan ilişkilidir" dedi.
"Ödenek yetersiz"
Eren, Türkiye'de, toplam inşaat yatırımları içinde kamu yatırımlarının ağırlıklı
bir yer tuttuğunu, bu durumun inşaat sektörünün geleceğini, kamunun yatırım
bütçesine büyük ölçüde bağımlı kıldığını kaydetti. Mevcut koşulların devam
etmesi halinde 2005 için de büyüme öngörüsünde bulunmanın mümkün olmadığını dile
getiren Eren, iyimserliği engelleyen faktörlerin başında, bu yılın bütçesindeki
yatırım ödeneklerinin durumunun geldiğini kaydetti.
Eren, 2005 bütçesinde yatırıma ayrılmış
olan ve ilk bakışta geçen yıla göre yüzde 36 oranında artan 10 milyar 100 milyon
YTL'lik ödeneğin, inşaat sektörünü canlandırmasını beklemenin mümkün olmadığını
belirterek, şöyle devam etti:
"Geçtiğimiz yıllarda çeşitli yatırımcı
kuruluşlar tarafından başlatılan, ancak ödenek yetersizliğiyle yarım kalmış olan
proje stoku 3 bin 550 kadardır. 2005 yılı için tahsis edilen yatırım ödeneği,
yarım kalmış proje stokunun tamamlanmasına ivme kazandırabilecek bir meblağ
değildir. Tahsis edilen yatırım ödeneğinin Türkiye'nin GSYİH'si içindeki payı
yüzde 2.5 kadardır. Böylesine düşük bir orana dünyanın başka bir ülkesinde
rastlamak mümkün değildir. Oysaki, geçmiş yıllarda bu oran yüzde 5
düzeylerindeydi. Ödenek dağılımına bakıldığında, kaynak tahsisinde yarım kalmış
projelerin tamamlanması yerine çoğunlukla yeni, büyük kaynak gerektiren ve
sınırlı sayıdaki projeye öncelik verildiği görülmektedir. Müteahhitlerimizin
devam eden projelere kaynak tahsis edileceği beklentisi maalesef
gerçekleşmemiştir. İnşaat sektörünün canlanmasının, yatırım ortamının yerli ve
yabancı sermaye için çekici hale getirilmesi ve bireysel tasarrufları konut
yatırımlarına yönlendirecek araçların işletilmesine bağlı olduğu açıktır."
"Reformlar yavaş gidiyor"
Enflasyonu kontrol altına almak ve büyüme sürecine girmekle Türkiye'nin makro
ekonomik göstergelerde belirli bir iyileşme sağladığını ancak, yapısal
reformların yavaş gittiğini anlatan Eren, hükümetten makro istikrarı kalıcı ve
büyümeyi sürdürülebilir hale getirecek reformlar yapmasını ve yatırım ortamını
iyileştirecek önlemler almasını beklediklerini söyledi.
Eren, dünya ortalamalarının çok
üzerinde olan gelir ve kurumlar vergisi oranları ile işgücü maliyetlerinin
indirilmesi, kayıtdışı ekonominin denetim altına alınması, verginin tabana
yayılması, bürokrasinin azaltılması, yarım kalmış yatırımlar ve enerji
yatırımları başta olmak üzere kamu-özel sektör ortaklığına dayalı alternatif
finansman modellerinin uygulamaya konulmasının, yatırım ortamı, dolayısıyla
inşaat sektörünü olumlu etkileyecek önlemler arasında yer aldığını vurguladı.
Dünya |